kalmamış ile cümle
kalmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Küçük oğlu Ahmet’ten başka kimsesi kalmamıştır.Han efterfulgtes af sin blot seks måneder gamle søn Ahmed Fuad.
Mühimmatı başka bir araç ile taşınıyordu.Çünkü araçta bunları koyacak yer kalmamıştı.Der var ikke plads til yderligere passagerer bag i køretøjet, da denne plads blev optaget af motoren.
Daha sonra Şam' yönelmiş ancak fazla kalmamıştır.Thermidor, men døde ikke længe efter.
Çünkü Lapras'ın insanlara güveni kalmamıştır.Crocodille stoler ikke på nogen.
Artık 6. Ordu'nun kurtarılma umudu kalmamıştır.Resultatet blev at hele 6. armé gik tabt.
Fakat hiçbir şey kalmamış geri.Intet bliver tilbage.
O'nu hiçbir şekilde yönlendirmeme bile gerek kalmamıştı." dedi.Vi skulle aldrig have tilladt dem at slippe væk".
Weber'in profesör olması için önünde bir engel kalmamıştı.Det kunne i øvrigt ikke være anderledes med Sigfred som skoleleder.
Bu durumdan sonra Sinema TV kanallarının uydu üzerinden izlenebilirliği kalmamıştır.At en tysk filmkanon har den med på listen kan næppe overraske.
Kiev Muharebesi'nden sonra artık Kızıl Ordu'nun Alman kuvvetleri karşısındaki sayısal üstünlüğü kalmamıştı.Efter slaget om Kijev havde den Røde Hær ikke flere reserver.
Bu kervansaraydan günümüze pek bir şey kalmamıştır.Det er ikke mye igjen av spikerverket i dag.
Bugün kaleden hiçbir izi kalmamıştır.Det finnes ikke spor etter slottet idag.
Ama artık kumarda da eski hünerleri kalmamıştır.Det er heller ingen aktive hoppere igjen i klubben.
Ancak, artık bunun geçerliliği kalmamıştır.De er imidlertid ikke lenger i vanlig bruk.
Bu bayrakları gösteren resimler günümüze kalmamıştır.Dessverre er dette flagget borte for oss i dag.
Fakat hiçbir şey kalmamış geri.Men der ble hin ikke.
Ölümüyle birlikte Nero Claudius Drusus ve Küçük Antonia'nın başka yaşayan torunu kalmamıştır.Med hennes død forsvant det siste levende barnebarn av Nero Claudius Drusus og Antonia den yngre.
Şu an hiçbir kalıntı kalmamıştır.Saat ini tidak ada salinan yang tersisa.
Hayatı boyunca dolandırmadığı kimse kalmamıştır.Sejak itu pula sepanjang hidupnya Hyakken tidak pernah lagi hidup berkecukupan.
Grup daha önce hiç Londra'da kalmamıştı, odaklandıkları sorunları vardı.Rakyat Roma mengalami bencana yang tak pernah ada sebelumnya, mereka luntang-lantung tak bertempat tinggal.
1870'te Papalık Devletleri İtalya tarafından devralınınca Kutsal Makam'ın egemen olduğu toprakları kalmamıştı.Setelah Italia mengambil alih Negara Gereja pada tahun 1870, Tahta Suci tidak memiliki kedaulatan teritorial.
Mumu sönmüştür, mum yakacak kibriti kalmamıştır; Rodolfo'ya mumunu yakmak için gelmiştir.Nến của cô đã bị thổi tắt, và cô không có diêm, cô nhờ Rodolfo thắp sáng nó.
Cephe gerisinde dahi güvenli bir bölge kalmamıştır.Không có các dải riêng biệt ở phía trên cánh sau.
Hayatı boyunca dolandırmadığı kimse kalmamıştır.Thế là suốt đời không dám ngó ai nữa.
Varguennes'in Fransa'ya dönmesinin ardından Woodruff'un toplumun gözünde itibarı kalmamıştır.Sau thất bại tại Varna, châu Âu không muốn tin vào cái chết của Władysław.
Gerek kuzeyde ve gerekse güneyde, Alman kuvvetleri için artık bir başarı şansı kalmamıştı.Trên hướng Bắc và Trung tâm, quân đội Đức cũng phải giữ thế phòng ngự.
Fakat günümüzde bu faaliyet kalmamıştır.Ngày nay thủ tục này không còn nữa.
Miras konusunda üvey kız kardeşine hiçbir şey kalmamıştır.Ngoài ông bà ruột thì còn có ông bà kế.
Namussuzda toprak filan kalmamış ya.Lúc đó trong cung vắng người.
Bu dönemden günümüze hiçbir yazılı belge kalmamıştır.Lúc này tạm thời chưa có chữ viết.
Halkın bildiği kadarıyla, Sovyet uzay programı hiçbir zaman başarısızlığa maruz kalmamıştı.Từ năm 1971, chương trình vũ trụ của Liên Xô không bị tổn thất nào nữa.
Günümüzde ise pek kalıntı kalmamıştır.Nay hầu như nhà dài không còn nữa.
"Piyangoda para kazandığınız gün, ölümünüze fazla kalmamıştır."Không có Hiến Trung, thì thời điểm ngài bị diệt vong không còn bao lâu nữa!"
Artık 6. Ordu'nun kurtarılma umudu kalmamıştır.そのため、第6軍が救出される可能性は潰えたのであった。
Fakat hiçbir şey kalmamış geri.後には何も残らなかった。
Ancak kentten günümüze pek bir şey kalmamıştır.今日、町にはほとんど何も残っていない。
Günümüzde bu bölümde ağaç kalmamıştır.現在はこの木は残っていない。
İnsanların sözlerine güven kalmamıştır.人の言葉を発音できない。
Kocasının ölümü üzerine kendisine bakacak kimsesi kalmamıştı.彼女はまだ夫の死を乗り越えられずにいた。
Zira bazı köylerde zingitlik denen mevkilerde zingit (Serik armudu) kalmamıştır.横手城下には町奉行(民生を取り仕切る役職)は置かれていなかった。
Miras konusunda üvey kız kardeşine hiçbir şey kalmamıştır.家政婦の矢代には頭が上がらない。
Ancak, artık bunun geçerliliği kalmamıştır.これはもはや当てはまらない。
Giyim kuşamından günümüz genç nesile kalan bir emaneti ne yazık ki kalmamıştır.弱々しい少年時代があったとは思えないほど雄々しく、女装男子の面影は全く残っていない。
Artık Gheorghiu-Dej'in liderliğini tehdit edebilecek kimse kalmamıştı.もはやダンカンのリーダーシップを疑う者は居なかった。
Bugün neredeyse analog yayın kalmamış durumda.現在は情報発信をほぼ行っていない。
Cephe gerisinde dahi güvenli bir bölge kalmamıştır.屋外にはどこにも安全な場所はない。
Şu an hiçbir kalıntı kalmamıştır.当時の遺構は残っていない。
Tapınaktan bugüne ulaşan hemen hiçbir iz kalmamış.現在神殿には何も残されていない。
Ancak şu anda handan eser kalmamıştır.それが、いまじゃ、ああいう所に置いてないんだから。
Kürt Yahudileri Siyonizm konusunda da geri kalmamışlardır.ユダヤ教やシオニズムには関心を持たない。
Mühimmatı başka bir araç ile taşınıyordu.Çünkü araçta bunları koyacak yer kalmamıştı.爆弾は破壊された車の中に置かれており、それゆえに使用されなかった。
Ayrıca OPEC üyesi ülkeler arasında herhangi bir birlik kalmamış durumdadır.しかし、両国ともOPECには加盟していない。
Bu arada hiç paraları kalmamıştır ve otelden atılmak üzeredirler.この時は一銭の報酬も受け取らず、ホテル宿泊代も自腹であった。
Ancak yolun yalnızca küçük bir bölümü toprak altında kalmamıştır.現在でも道路の内、ほんの一部しか舗装されていない。
Ortaca'nın da ilçe haline getirilmesinden sonra bağlı beldesi kalmamıştır.天地の仲間になった後は登場していない。
Fakat günümüzde bu bahçeler de kalmamış ve yerleşime açılmıştır.卒之日,鄉人無老少皆奔走哭焉。
Ayrıca kendilerinden başka şehrin mirasçısı kalmamıştır.無雙城主獨孤一方的大哥。
Udo hayattadır; fakat ailesinden geriye kimse kalmamıştır.忠(阙九字)之道,克申於家国;仁义之风,不愆於出内。
İnsanlar için artık konunun merak edilir hiçbir yanı kalmamıştır, bu yüzden evlerine dönerler.於眾人開始厭倦尋找真相時又一次被冷待,再度隻身離去。
Onu vurmaya çalışır, ama silahında mermi kalmamıştır.他試著用槍自殺,却发现槍內已经沒有子彈。