Tom kalmak zorunda değildi.Tom didn't have to stay.
Bir randevu için geç kalmak can sıkıcı.It's embarrassing to be late for a date.
Hepiniz kalmak zorundasınız.Y'all must stay.
Hayatta kalmak istiyorsun, değil mi?You want to stay alive, don't you?
Evde kalmak zorundaydım.I had to stay at home.
Otobüsü beklerken burada kalmaktansa yürümeyi tercih ederim.I prefer to walk rather than stay here waiting for the bus.
Tom sezon dışında formda kalmak için çok çalıştı.Tom put in the hard yards to stay fit during the off season.
Daha uzun süre kalmak isterdim.I would've liked to stay longer.
Tom evde kalmak zorundaydı.Tom had to stay home.
Biz sağlıklı kalmak zorundayız.We have to stay healthy.
Eğer kefalet ödeyemezsen hapishanede kalmak zorunda kalacaksın.If you can't make bail, you'll have to stay in jail.
Pozitif kalmak zorundayız.We have to stay positive.
Objektif kalmak zordur.It's hard to stay objective.
Ben kalmak zorundaydım.I had to stay.
Söyleyecek bir şeyin olmadığında sessiz kalmaktan utanma.Don't be ashamed of staying silent when you don't have anything to say.
Bu parayı bağışlayan kişi isimsiz kalmak istiyor.The person who donated this money wishes to remain anonymous.
Ben hayatta kalmak zorundayım.I have to survive.
Ben kalmak zorunda hissettim.I felt I had to stay.
Evde kalmak istemiyorum.I don't want to stay home.
Birkaç gün daha Boston'da burada kalmak istiyorum.I want to stay here in Boston for a few more days.
Birkaç gün daha burada kalmak istiyorum.I want to stay here a couple more days.
Bir süre Avustralya'da kalmak istiyorum.I want to stay in Australia for a while.
Burada elimden geldiği kadar uzun kalmak istiyorum.I want to stay here as long as I can.
Ben Hilton Otel'inde kalmak istiyorum.I want to stay at the Hilton Hotel.
Evde kalmak istiyorum baba.I want to be a stay at home dad.
Sanırım kalmak için buradayım.I think I'm here to stay.
Ben sadece burada kalmak istiyorum.I just want to stay here.
Tom ile temas halinde kalmak istiyorum.I stay in contact with Tom.
Londra Avrupa Birliği'nde kalmak için oy kullandı.London voted to remain in the European Union.
Biz odaklanmış kalmak zorundayız.We have to stay focused.
Bu küçük mahalle kitabevi Amazon tarafından iş dışında kalmak zorunda bırakıldı.This small neighborhood bookstore was forced out of business by Amazon.
Tom'un kalmak için burada olduğunu düşündüm.I thought Tom was here to stay.
Bütün gece ayakta kalmak ve çalışmak zorundayım.I have to stay up all night and study.
Acımasız rekabet karşısında, bizim iş hayatta kalmakta başarısız oldu.In the face of ruthless competition, our business failed to survive.
Tom Boston'da birkaç gün daha kalmak istedi ama Şikago'ya dönmek zorundaydı.Tom wanted to stay in Boston for a few more days, but he had to get back to Chicago.
Tom Boston'da kalmak istiyordu.Tom wanted to stay in Boston.
Tom üç gün daha Boston'da kalmak istedi.Tom wanted to stay in Boston for another three days.
Evde mahsur kalmaktan bıktım.I'm sick of being stuck at home.
Bu şehirde kalmak istedi.He wanted to stay in this city.
Artık yatakta kalmak istemiyorum.I don't want to stay in bed any longer.
Hayatta kalmak için ne heyecanlı bir zaman.What an exciting time to be alive.
İlk günde derse geç kalmak istemiyorum.I don't want to be late for class on the first day.
Elimden geldiğince uzun bir süre kalmak istedim.I wanted to stay as long as I could.
Tom arkadaşlarıyla kalmak zorunda kaldı.Tom was forced to stay with friends.
Hayatta kalmak için çabalıyorduk.We were struggling to survive.
Ayrı kalmak zorundasın.You have to remain detached.
Tom sessiz kalmakta haklıydı.Tom was right to keep silent.
Oyunda kalmak istiyorum.I want to stay in the game.
Hayatta kalmak için savaşıyoruz.We're fighting to survive.
Birlikte kalmak istiyoruz.We want to stick together.
Meşgul kalmaktan hoşlanırım.I like to stay busy.
Tom muhalif kalmaktadır.Tom remains defiant.
Zinde kalmak hoşuma gidiyor.I like to keep fit.
Tom annesiyle kalmak istedi.Tom wanted to stay with his mother.
Sadece Tom ile kalmak istedim.I just wanted to stay with Tom.
Sence burada kalmak güvenli mi?Do you think it's safe to stay here?
Tom'un geç kalmak için hiç bir nedeni yok.Tom has no reason to be late.
Neden hep geç kalmak zorunda?Why does he always have to be late?
Üç gece daha kalmak istiyoruz.We want to stay another three nights.
Tom'u kalmak için nasıl ikna edeceksin?How will you convince Tom to stay?