Ana içeriğe geç
Sözlük

kalmak ile cümle

kalmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Eğer bizi öldürecekseniz öldürün... ...çünkü biz artık burada kalmak istemiyoruz."Bylo by lepší, kdybyste nás zabili. Pokud nás můžete zabít, zabijte nás. My tu nechceme být.
"Eğer bizi öldürecekseniz öldürün... ...çünkü biz artık burada kalmak istemiyoruz."È meglio se ci uccidono, e se è possibile ucciderci, uccideteci! Noi adesso non vogliamo restare
"Eğer bizi öldürecekseniz öldürün... ...çünkü biz artık burada kalmak istemiyoruz."그래서 당신이 우리를 죽이는 게 나아요 그리고 만약 가능하다면, 당신은 우리를 죽여도 돼요 우리를 죽여요 우리는 이제 더 이상 여기 있고 싶지 않아요
"Eğer bizi öldürecekseniz öldürün... ...çünkü biz artık burada kalmak istemiyoruz."Więc jeśli lepiej nas zabić, jeśli to możliwe, że możecie nas zabić, zabijcie. Teraz wcale nie chcemy zostać.
"Eğer bizi öldürecekseniz öldürün... ...çünkü biz artık burada kalmak istemiyoruz."Ако можете да ни убиете, по-добре го направете. Ние не искаме да останем тук...
"Eğer bizi öldürecekseniz öldürün... ...çünkü biz artık burada kalmak istemiyoruz."עדיף שתהרגו אותנו אם אפשר אז שאתם תהרגו אותנו אנחנו לא רוצים עכשיו להשאר
"Eğer bizi öldürecekseniz öldürün... ...çünkü biz artık burada kalmak istemiyoruz."إنه من الأفضل أن تقوم بقتلنا إذا كان ممكن.. تستطيع قتلنا الآن.. تستطيع قتلنا الآن لا نريد أن نعيش
"Eğer bizi öldürecekseniz öldürün... ...çünkü biz artık burada kalmak istemiyoruz."「僕たちは、もうここにはいたくないんだ。」 「地球上に存在したくないってこと?」
"Eğer bizi öldürecekseniz öldürün... ...çünkü biz artık burada kalmak istemiyoruz."如果你把我們殺掉會比較好, 如果你可以殺了我們, 請你把我們殺了 我們現在不想留在
Eğer evren varsayabileceğimizden daha tuhaf ise, bunun sebebi buzul çağının Afrika'sında hayatta kalmak için,만약 우주가 우리가 상상할 수 있는 이상으로 기괴하다면, 그것은 단지 우리가 홍적세(역자주:1백80만년 전~1만년전의 시기로 인류가 발생한 시기)의 아프리카에서
Eğer evren varsayabileceğimizden daha tuhaf ise, bunun sebebi buzul çağının Afrika'sında hayatta kalmak için,Si el universo es más raro de lo que podemos suponer,
Eğer evren varsayabileceğimizden daha tuhaf ise, bunun sebebi buzul çağının Afrika'sında hayatta kalmak için,אם היקום משונה מכפי שנוכל להניח, האם זה כי פשוט בחרנו באופן טבעי להניח
Eğer evren varsayabileceğimizden daha tuhaf ise, bunun sebebi buzul çağının Afrika'sında hayatta kalmak için,إذا كان الكون أغرب مما يمكننا أن نتصور، فهل السبب في ذلك فقط هو أنه الانتخاب الطبيعي إفترض..
Eğer evren varsayabileceğimizden daha tuhaf ise, bunun sebebi buzul çağının Afrika'sında hayatta kalmak için,それは更新世の時代にアフリカで生き抜くために 必要なことだけを想像できるように
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Ca să supraviețuiești, trebuie să-ți iei măsuri de siguranță.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Jeśli chcecie przeżyć musicie mieć odpowiednie zaplecze.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.만약 살고 싶다면 언제나 예비를 준비해야 합니다.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Nếu muốn sống sót, bạn phải có kế hoạch dự phòng.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Se si vuole rimanere in vita sono necessari sistemi di riserva.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Si quieres mantenerte a salvo necesitas sistemas de seguridad de refuerzo.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Si vous voulez rester en vie, vous devez avoir un secours.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.S tímto strojem jsme letěli, vypověděl službu jeden motor, ale stále jsme se vznášeli.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Wenn man weitermachen will, braucht man Reserven.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Ако искаш да останеш жив, трябва да имаш резерви.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Если хочешь оставаться в живых, придётся подстраховываться.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.יתירות היא הנושא הקריטי כאן
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.إذا كنت ترغب في البقاء على قيد الحياة عليك أن تتّخذ احتياطات.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.実際これを飛ばしたとき一基のエンジンが止まりましたが
Eğer Mars'a gideceksek oraya kalmak için gitmeliyiz.Dacă vom ajunge pe Marte... ar trebui să ne şi stabilim acolo.
Eğer Mars'a gideceksek oraya kalmak için gitmeliyiz.Jeżeli polecimy na Marsa... powinniśmy zostać tam na stałe.
Eğer Mars'a gideceksek oraya kalmak için gitmeliyiz.Kdyľ poletíme na Mars... musíme tam zůstat.
Eğer Mars'a gideceksek oraya kalmak için gitmeliyiz.Se andremo su Marte... dovremmo andare per restarci.
Eğer Mars'a gideceksek oraya kalmak için gitmeliyiz.Si vamos a Marte... debemos ir para quedarnos.
Eğer Mars'a gideceksek oraya kalmak için gitmeliyiz.Αν πάμε στον Άρη... ...θα πάμε για να μείνουμε.
Eğer Mars'a gideceksek oraya kalmak için gitmeliyiz.Если мы отправимся на Марс... мы должны там обосноваться.
Eğer Mars'a gideceksek oraya kalmak için gitmeliyiz.Якщо ми дістанемося Марсу, ми повинні там залишитись.
Eğer Mars'a gideceksek oraya kalmak için gitmeliyiz.そこに留まるべきです。 長期滞在を予定し、
"Elbette," yabancıya kesinlikle-ama, bir kural olarak, ben yalnız kalmak istiyorum "dedi ve rahatsız."Certo", disse lo straniero, "certamente--ma, di regola, mi piace stare da solo e indisturbato.
"Elbette," yabancıya kesinlikle-ama, bir kural olarak, ben yalnız kalmak istiyorum "dedi ve rahatsız."물론,"낯선 사람은 확실히 - -하지만 원칙적으로, 나 혼자 있는게 좋아 "말했다 그대로.
"Elbette," yabancıya kesinlikle-ama, bir kural olarak, ben yalnız kalmak istiyorum "dedi ve rahatsız."Natürlich", sagte der Fremde, "sicher--aber in der Regel, ich allein sein, wie und ungestört.
"Elbette," yabancıya kesinlikle-ama, bir kural olarak, ben yalnız kalmak istiyorum "dedi ve rahatsız."Természetesen", mondta az idegen, "természetesen-, de mint általában, szeretem, hogy egyedül zavartalan.
"Elbette," yabancıya kesinlikle-ama, bir kural olarak, ben yalnız kalmak istiyorum "dedi ve rahatsız."Разбира се," каза непознатият, "сигурност, но като правило, обичат да бъдат сами и необезпокоявани.
"Elbette," yabancıya kesinlikle-ama, bir kural olarak, ben yalnız kalmak istiyorum "dedi ve rahatsız.واضاف "بالتأكيد" ، وقال الغريب : "بالتأكيد ، ولكن ، كقاعدة ، أنا أحب أن يكون وحده و دون عائق.
"Elbette," yabancıya kesinlikle-ama, bir kural olarak, ben yalnız kalmak istiyorum "dedi ve rahatsız.邪魔されない。 "しかし、私は見て時計を持つことが本当にうれしい"と、彼はある種の躊躇を見て言った
En uygun şartlarda dahi böyle bir ortamda hayatta kalmak... eskik birşeyler varLas probabilidades de sobrevivir a algo como eso... incluso bajo condiciones ideales... hay algo que falta.
En uygun şartlarda dahi böyle bir ortamda hayatta kalmak... eskik birşeyler varŞansele de supravieţuire... chiar şi în condiţii ideale... e ceva ce lipseşte.
En uygun şartlarda dahi böyle bir ortamda hayatta kalmak... eskik birşeyler varSzanse przeżycia czegoś takiego... nawet przy idealnych warunkach... czegoś tu brakuje.
En uygun şartlarda dahi böyle bir ortamda hayatta kalmak... eskik birşeyler varΟι πιθανότητες να επιβιώσεις κάτι τέτοιου... ...ακόμα και υπό ιδανικές συνθήκες... Κάποιο στοιχείο λείπει.
En uygun şartlarda dahi böyle bir ortamda hayatta kalmak... eskik birşeyler var最も適した環境のもとでだ、 足りない要素がある。 だが、、
Eski bir savaş arkadaşımla dövüşmek zorunda kalmak ne üzücü.É uma pena ter de lutar contra quem já foi amigo de guerra.
Eski bir savaş arkadaşımla dövüşmek zorunda kalmak ne üzücü.È un peccato dover combattere contro un vecchio compagno.
Eski bir savaş arkadaşımla dövüşmek zorunda kalmak ne üzücü.On sääli taistella vanhaa sotatoveria vastaan.
Eski bir savaş arkadaşımla dövüşmek zorunda kalmak ne üzücü.Przykro, kiedy trzeba walczyć z kumplem z czasów wojny.
Eski bir savaş arkadaşımla dövüşmek zorunda kalmak ne üzücü.Qué pena tener que luchar contra un camarada de guerra.
Eski bir savaş arkadaşımla dövüşmek zorunda kalmak ne üzücü.Synd att jag måste slåss mot en gammal vän från kriget.
Eski bir savaş arkadaşımla dövüşmek zorunda kalmak ne üzücü.Synd, jeg må slås mod en gammel ven fra krigen.
Eski bir savaş arkadaşımla dövüşmek zorunda kalmak ne üzücü.Είναι κρίμα που πρέπει να πολεμήσω παλιό φίλο.
Eski bir savaş arkadaşımla dövüşmek zorunda kalmak ne üzücü.Неприятно сражаться с тем, кто раньше был твоим соратником.
Eskiden iki şeyden korkardım. Yalnız kalmaktan ve yazamamaktan.В прошлом я боялся только двух вещей: остаться одному и перестать писать.
Evet, ama sen sonsuza kadar tek eşli kalmak olabilir değil ki söylemedin? Evet? Yani?ええと、真! 私はあなたの場所に行くんだ。 サラ、何をやっている? 私はあなたの場所に行くようになった。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod