Ana içeriğe geç
Sözlük

kalmak ile cümle

kalmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Legszívesebben elbújtam volna egy odúban.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Miałam chęć wczołgać się do jakiejś nory.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Opravdu se mi chtělo zalést do nory.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Saya benar-benar ingin merangkak ke dalam lubang.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Tenía muchas ganas de meterme en un agujero.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Ήθελα πραγματικά να συρθώ σε μία τρύπα.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Наистина исках да се заровя в дупка.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Я просто хотела забраться в нору.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Я просто хотіла забратися в нору.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.רציתי לזחול לתוך חור באדמה.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.وكنت فعلاً أريد ان " اتقوقع " على نفسي وانعزل عن العالم
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.そしてどうやって周囲のコミュニティーに
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Azt akarja, hogy gyermeke egészséges legyen, hogy ő elmehessen a piacra és ne kelljen otthon maradnia.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Chce, aby boli jej deti zdravé, aby ona mohla ísť na trh a nemusela zostať doma.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Chce by jej dziecko było zdrowe - może jechać na rynek i nie zostaje w domu.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Cô muốn lũ trẻ ở nhà được khoẻ mạnh, để cô có thể đến chợ và không phải ở lì tại nhà.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Hon vill att hennes barn ska vara friska, så att hon kan åka till marknaden och inte måste stanna hemma.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Ia ingin anaknya menjadi sehat, agar ia bisa pergi ke pasar dan tidak perlu berdiam di rumah.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.그녀는 그녀의 자식이 건강하길 바랍니다 그래야 집이아닌 시장에 나갈수 있으니까요
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Quer que o seu menino seja saudável, para poder ir ao mercado e não ter de ficar em casa.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Quiere que su hijo esté sano, para poder ir al mercado y no tener que quedarse en casa.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Sie will, dass ihr Kind gesund ist, damit sie auf den Markt gehen kann und nicht zu Hause bleiben muss.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Vrea sa aiba un copil sanatos, ca sa se poata duce la piata si sa nu fie nevoita sa stea acasa.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Vuole che i figli siano sani, così può andare al mercato e non deve restare a casa.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Ze wil dat haar kind gezond is, zodat ze naar de markt kan gaan en niet thuis hoeft te blijven.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Вона хоче, щоб її дитя було здоровим, аби вона могла виходити на ринок і не мала би залишатись вдома.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Иска детето й да е здраво, за да може да отиде до пазара и да не стои в къщи, за да го наглежда.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.Она хочет, чтоб ребенок был здоров - она сможет ездить на рынок, а не сидеть дома.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.היא רוצה שהילד שלה יהיה בריא, כדי שהיא תוכל ללכת לשוק ולא תהיה חייבת להישאר בבית
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.هي تريد أن يكون طفلها سليما معافى, حتى تستطيع الذهاب إلى السوق و لا تضطر البقاء معه في المنزل.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.子供が健康であることを願います 彼女は社会基盤も望んでいます--道路が舗装されていると良いのです、
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Annyira nagyon fáradt hogy teljesen egyedül van! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Estou tão cansada de estar aqui sozinha! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Estoy muy cansada de estar sola aquí!
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Ich bin so sehr von ganz allein hier müde! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Ik ben zo heel erg moe van het zijn helemaal alleen hier! '
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Jag är så väldigt trött av att vara helt ensam här! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Jeg er så meget træt af at være helt alene her! '
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Jestem tak bardzo zmęczony jest sam tu! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Je suis très fatigué d'être toute seule ici! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Jsem tak unavená, že jsou úplně sám! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! '난 정말 여기 너무 혼자되고 지겨워! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Olen niin kovin väsynyt olemaan yksin täällä! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Saya sangat SANGAT lelah menjadi sendirian di sini! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Som tak unavená, že sú úplne sám! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Sono così stanco di essere tutto solo qui! '
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Sunt foarte obosit de a fi singur aici! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Tako sem zelo utrujena, da vse sam tukaj! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Tôi rất mệt mỏi của tất cả một mình ở đây! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Είμαι τόσο πολύ κουρασμένος της ύπαρξης μόνος εδώ! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Аз съм много уморен да бъде сам тук!
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Я дуже втомився бути в повній самоті тут!
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'Я очень устал быть в полном одиночестве здесь!
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'אני כל כך עייף מאוד להיות לבד כאן! "
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! 'أنا متعب جدا حتى يجري كل وحده هنا!
ÇOK burada yalnız kalmaktan yoruldum! '彼女がこれを言ったように彼女は彼女の手を見下ろし、そして見てびっくりしたことを彼女
Cristina Vicky'nin hisleri karşısında sessiz kalmak zorunda... ...kalmasına üzüldü. Aradan çıkardım.M-aş fi dat la o parte.
Cristina Vicky'nin hisleri karşısında sessiz kalmak zorunda... ...kalmasına üzüldü.- Je me serais effacée.
Cristina Vicky'nin hisleri karşısında sessiz kalmak zorunda... ...kalmasına üzüldü.كم رغبت فيكي بخوان أنطونيو و لم تستطع أن تقول أو تفعل أي شيء لكنت تنحيت جانباً
Çünkü, bir yerde tıkanıp kalmak istemezsiniz."Perché non vuoi restare bloccato."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod