Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.Lo uso cuando estamos separados por un largo período de tiempo.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.Nosím to, když jsem od něj na dlouhou dobu pryč.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.Noszę go, gdy przez dłuższy czas, nie jesteśmy razem.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.O port când sunt departe de el mult timp.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.Tôi đeo nó khi tôi trở thành một nửa của cuộc đời anh trong suốt thời gian dài.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.Нося го, когато съм далече от него за дълго време.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.Я ношу его, когда мы бываем подолгу в разлуке.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.[צחוק] אני עונד את זה כשאני רחוק ממנו
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.أرتدي هذه عندما أكون بعيداً عنه لمدةٍ طويلة.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.何となくつけていることもあります
Bütün enerjinizi, gerçekte kalmak için kullanın.Nutze deine ganze Energie, um stetig in der Wahrheit zu verweilen!
Bütün enerjinizi, gerçekte kalmak için kullanın.Usem a vossa energia completa para se manterem seguros na Verdade.
Bütün enerjinizi, gerçekte kalmak için kullanın.Utilisez toute votre énergie pour rester constant dans la vérité !
Bütün enerjinizi, gerçekte kalmak için kullanın.Využijte všechnu svou energii, abyste byli stabilizovaní v Pravdě.
Bütün enerjinizi, gerçekte kalmak için kullanın.Используйте всю свою энергию, чтобы утвердиться в истине!
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Dar, în ciuda atenţiei faţă de aceste eforturi, ele rămân accentuat extra-curriculare.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Jednak pomimo uwagi poświęcanej tym wysiłkom, zdecydowanie pozostają poza programami nauczania.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.모순되는 현상으로 보일 겁니다. 하지만 아무리 주의를 기울인다 해도 이런 노력들은 전적으로 학과 외적인 것들로 남습니다.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Mais malgré l'attention portée à ces efforts-là, ils demeurent cruellement hors-cursus.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Ma nonostante l'attenzione che vi è stata dedicata, queste restano attività decisamente parascolastiche.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Nhưng bất chấp sự chú ý dành cho các nỗ lực đó, chúng vẫn chủ yếu là các hoạt động ngoại khóa.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Pero a pesar de la atención prestada a estos esfuerzos, se mantienen enfáticamente extracurricular.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Αλλά παρά την προσοχή που δίνεται σε αυτές τις προσπάθειες, παραμένουν ιδιαίτερα εξωεκπαιδευτικές.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Но въпреки вниманието, обръщано на тези усилия, те остават подчертано извънучилищни.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Но несмотря на все внимание, которое привлекают эти попытки, они остаются подчеркнуто внеклассными.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Та попри увагу до цих ініціатив, вони залишаються підкреслено позаурочними.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.בתכניות השירות הקהילתי, אך למרות תשומת הלב המקדשת למאמצים אלו, הם נותרים חד-משמעית מחוץ לתכנית הלימודים.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.برامج خدمة المجتمع. لكن على الرغم من الاهتمام لهذه الجهود تظل اللامنهجية بشكل قاطع.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.今挙げた取り組みに 注目が集まっているにもかかわらず それらは ほぼ例外なく 課外活動にとどまっています 基本的に 公共心は
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıSupravieţuirea depinde de profitarea de orice ocazie în acest deşert vulcanic.
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıSự sống còn phụ thuộc vào việc tận dụng cơ hội trên vùng núi lửa hoang vu này.
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıV této vulkanické pustině přežití závisí na využití každé příležitosti.
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıΗ επιβίωση εξαρτάται από την εκμετάλλευση κάθε ευκαιρίας... σ'αυτή την ηφαιστειακή άγονη γη.
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıВыживание в этой пустыне зависит даже от самой незначительной мелочи.
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıההישרדות תלויה בניצול כול .הזדמנות בשממה הוולקנית הזו
Bu uzak volkanik adada hayatta kalmak önünüze çıkan her fırsatı değerlendirmenize bağlıالبقاء يعتمد على الإستيلاء على كلّ فرصة في هذه الأرض البركانية المقفرّة
Bu yaşlı dul ona uzun ömür, en kötü hayatta kalmak için yönetilen gerekir,Diese alte Witwe, die in ihrem langen Leben gelungen, die schlimmsten mit dem überleben müssen
Bu yaşlı dul ona uzun ömür, en kötü hayatta kalmak için yönetilen gerekir,그녀의 긴 인생에있는 최악의 상황을 살아남기 위해 관리해야이 늙은 과부,
Bu yaşlı dul ona uzun ömür, en kötü hayatta kalmak için yönetilen gerekir,Tato stará vdova, která ve svém dlouhém životě, musí se podařilo přežít nejhorší se
Bu yaşlı dul ona uzun ömür, en kötü hayatta kalmak için yönetilen gerekir,Táto stará vdova, ktorá vo svojom dlhom živote, musí sa podarilo prežiť najhoršie sa
Bu yaşlı dul ona uzun ömür, en kötü hayatta kalmak için yönetilen gerekir,זו אלמנה זקנה, אשר לה חיים ארוכים כנראה הצליחו לשרוד את הגרוע ביותר עם
Bu yaşlı dul ona uzun ömür, en kötü hayatta kalmak için yönetilen gerekir,هذه الأرملة القديمة ، والذين في حياتها الطويلة يجب أن يكون نجح في البقاء على قيد الحياة مع أسوأ
Bu yaşlı dul ona uzun ömür, en kötü hayatta kalmak için yönetilen gerekir,グレゴールの本当の恐怖を持っていた、彼女の骨のフレームを助ける。
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Alegând această cale, va fi mai bine atât pentru pacienţi, cât şi pentru ştiinţă.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Att följa denna väg sanningsenligt kommer att vara bättre för våra patienter och bättre för vetenskapen.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Dem treu zu bleiben wird sowohl unseren Patienten als auch der Wissenschaft besser bekommen.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Essere fedeli a quel percorso sarà meglio per i nostri pazienti e meglio per la scienza.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Hű maradni ahhoz az úthoz, amely jobb lesz a betegeinknek és a tudománynak egyaránt.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.이 길에 충실하는게 우리 환자들을 위해서 더 좋고, 과학을 위해서도 더 좋을 것입니다.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Luôn đi theo con đường đó sẽ tốt hơn cho bệnh nhân của chúng ta và tốt hơn cho khoa học
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Permanecer fiel a esse caminho será melhor para os nossos pacientes e melhor para a ciência.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Takie podejście będzie lepsze dla pacjentów i lepsze dla nauki.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Tetap berada di jalur tersebut akan lebih baik bagi pasien kita dan akan lebih baik untuk ilmu pengetahuan.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Věrnost této cestě bude lepší pro naše pacienty a lepší pro vědu.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Voor onze patiënten en voor de wetenschap is het beter om dat pad te blijven volgen.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Придържането към този път ще бъде по-добре за нашите пациенти и по-добре за науката.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Этот путь принесет пользу и нашим пациентам, и науке.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Якщо ми не звернемо з цього шляху, це піде на користь нашим пацієнтам і науці.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.אלא מתפתחת כל הזמן. להשאר נאמן לנתיב יהיה טוב יותר לחולים שלנו וטוב למדע.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.البقاء في هذا الطريق سيصب في مصلحة مرضانا ومصلحة العلم أيضاً.