Burada kalmak yaşayan biri için ne kadar tehlikeli, biliyor musun?Veš, kako nevarno je tukaj za živega človeka?
Burada kalmak yaşayan biri için ne kadar tehlikeli, biliyor musun?Víš, jak je nebezpečné pro živou bytost, zůstávat zde?
Burada kalmak yaşayan biri için ne kadar tehlikeli, biliyor musun?Weet je hoe gevaarlijk het is voor een levende om hier te blijven?
Burada kalmak yaşayan biri için ne kadar tehlikeli, biliyor musun?Знаеш ли колко е опасно живо същество да стой тук?
Burada kalmak yaşayan biri için ne kadar tehlikeli, biliyor musun?האם אתה יודע כמה מסוכן זה עבור ?בן אדם חי להיות כאן
Buradaki Y açısı buradakine eşittir çünkü bu iki açı da paralellerin aynı noktalarında kalmaktadır. -Begge de her er y, fordi de er ensliggende.
Buradaki Y açısı buradakine eşittir çünkü bu iki açı da paralellerin aynı noktalarında kalmaktadır. -Cet angle y est égal à cet angle y parce que ils sont correspondants.
Buradaki Y açısı buradakine eşittir çünkü bu iki açı da paralellerin aynı noktalarında kalmaktadır. -Este ângulo y é igual a este ângulo y porque está correspondendo-o.
Buradaki Y açısı buradakine eşittir çünkü bu iki açı da paralellerin aynı noktalarında kalmaktadır. -Este ángulo y es igual a este ángulo y porque es correspondiente
Buradaki Y açısı buradakine eşittir çünkü bu iki açı da paralellerin aynı noktalarında kalmaktadır. -Quest'angolo y e' uguale a quest'angolo y perche' sono corrispondenti.
Buradaki Y açısı buradakine eşittir çünkü bu iki açı da paralellerin aynı noktalarında kalmaktadır. -Tento úhel y se rovná tomuto úhlu y, protože je to jeho souhlasný úhel.
Buradaki Y açısı buradakine eşittir çünkü bu iki açı da paralellerin aynı noktalarında kalmaktadır. -Tento uhol y sa rovná tomuto uhlu y, pretože je to jeho súhlasný uhol.
Buradaki Y açısı buradakine eşittir çünkü bu iki açı da paralellerin aynı noktalarında kalmaktadır. -Този ъгъл у е равен на този ъгъл у защото е съответен. Този ъгъл y е равен на този ъгъл y, защото е съответен.
Buradaki Y açısı buradakine eşittir çünkü bu iki açı da paralellerin aynı noktalarında kalmaktadır. -زاوية y هذه تساوي زاوية y هذه لأنهما متناظرتان
Burada sonsuza kadar kalmak istiyorum. ...Donde quiero estar enterrado para siempre. - ¿Estás cómodo ahí Herbie? - Si, esta bien...
Burada sonsuza kadar kalmak istiyorum. ...Dove voglio essere sepolto per sempre. [Hannelore] Ok sei a tuo agio qui Herbie,
Burada sonsuza kadar kalmak istiyorum. ...Тук искам да бъда погребан завинаги.
Burada sonsuza kadar kalmak istiyorum. ...気分はどう、ハービー? ハービーと妻のハンネローアは
Bu rüyayı istiyoruz da. Rüyada kalmak ama uyanık olmak istiyoruz.Tudi želimo te sanje, želimo sanjati dalje ampak želiš se prebuditi.
Bu rüyayı istiyoruz da. Rüyada kalmak ama uyanık olmak istiyoruz.Wir wollen diesen Traum auch, wir wollen in dem Traum bleiben, aber wach sein.
Bu sizin, yalnızca hayatta kalmaktan öte, çalışma, geleceği tasarlama kabiliyetinizi nasıl etkiler?Como impacta tu capacidad de trabajar o ver un futuro, o prosperar en vez de solo sobrevivir?
Bu sizin, yalnızca hayatta kalmaktan öte, çalışma, geleceği tasarlama kabiliyetinizi nasıl etkiler?그 일이 당신이 일하는 능력이나 미래를 보는 능력, 또는 그저 '생존'이 아닌, 잘 살 수 있는 능력에 어떤 영향을 미칠까요?
Bu sizin, yalnızca hayatta kalmaktan öte, çalışma, geleceği tasarlama kabiliyetinizi nasıl etkiler?איך זה משפיע על יכולתכם לעבוד, לדמות לעצמכם עתיד, או לשגשג בניגוד לסתם לשרוד?
Bu sizin, yalnızca hayatta kalmaktan öte, çalışma, geleceği tasarlama kabiliyetinizi nasıl etkiler?كيف ستتأثر قدرتك على العمل، أو إستشراف المستقبل، أو الإزدهار بدلاً عن البقاء على قيد الحياة؟ ما أعتقده هو
Bu sizin, yalnızca hayatta kalmaktan öte, çalışma, geleceği tasarlama kabiliyetinizi nasıl etkiler?人生を歩む能力にどんな影響を及ぼすでしょう? 女性の安全と尊厳を確保する方法を見つけられれば
Bu süre zarfında hastanede kalmak zorunda.Al momento dovrà restare in ospedale.
Bu süre zarfında hastanede kalmak zorunda.Dia akan menginap di rumah sakit untuk sementara.
Bu süre zarfında hastanede kalmak zorunda.Er wird im Krankenhaus für eine Weile bleiben müssen.
Bu süre zarfında hastanede kalmak zorunda.Han måste stanns i sjukhuset under den tiden.
Bu süre zarfında hastanede kalmak zorunda.Hij zal tussentijds in het ziekenhuis moeten blijven.
Bu süre zarfında hastanede kalmak zorunda.Il va devoir être hospitalisé quelques temps.
Bu süre zarfında hastanede kalmak zorunda.Pana atunci va ramane la spital.
Bu süre zarfında hastanede kalmak zorunda.Vào lúc này anh ấy phải ở lại bệnh viện.
Bu süre zarfında hastanede kalmak zorunda.Θα πρέπει να μείνει στο νοσοκομείο για την ώρα.
Bu süre zarfında hastanede kalmak zorunda.Некоторое время ему придется побыть в больнице.
Bu süre zarfında hastanede kalmak zorunda.يجب أن يبقى في المشفى في الوقت الحالي
Bu süre zarfında hastanede kalmak zorunda.えぇ
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.E' importante attenersi a quella definizione.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.Es importante apegarse a la definición.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.Es ist wichtig bei der Definition zu bleiben.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.Este important să ţinem minte definiţia.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.Fontos, hogy ezt a meghatározást tartsuk szem előtt.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.Het is van belang dat we die definitie aanhouden.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.Il est important de s'en tenir à cette définition.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.Je důležité držet se té definice.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.이 정의가 매우 중요합니다.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.Ważne, by trzymać się tej definicji.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.Είναι σημαντικό να μείνουμε σ'αυτόν τον ορισμό
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.Важно е да се придържаме към тази дефиниция.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.Важно придерживаться именно этого определения.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.חשוב להיצמד להגדרה זו.
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.مهم جدا الإلتزام بهذا التعريف
Bu tanıma sadık kalmakta fayda var.科学としてのミーム学全てが 激しく中傷を浴び
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.Hordom, ha hosszabb időre távol vagyok tőle.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.Ich trage ihn, wenn ich lange Zeit von ihm getrennt bin.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.Ik draag dit als ik voor langere tijd wegga.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.Jag bär den när jag inte träffar honom i perioder.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.Je le porte quand je passe beaucoup de temps loin de lui.
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.또 이건 스티브를 오랫동안 못 볼 때도 착용합니다
Bu taşı partnerimden uzun bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığımda takıyorum.La porto quando dobbiamo stare lontani per un lungo periodo.