Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.이런 본능은 현실과 가상세계 어디서든 생존에 필수적이다.
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.Mind a valós, mind a virtuális világban szükség van ezekre az ösztönökre a túléléshez.
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.Naluri ini sangat penting untuk kelangsungan hidup di dunia nyata maupun virtual.
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.Những bản năng này cần thiết cho sự tồn tại của cả thế giới thật lẫn thế giới ảo.
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.Questi istinti sono essenziali per la sopravvivenza nel mondo reale e virtuale
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.Są konieczne do przetrwania zarówno w prawdziwych jak i wirtualnych światach.
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.Tyto instinkty jsou nezbytné pro přežití jak v reálném světě, tak v tom virtuálním.
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.Τα ένστικτά είναι απαραίτητα για την επιβίωση τόσο στον αληθινό όσο και τον εικονικό κόσμο.
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.Те са съществени за оцеляването както в реалния, така и във виртуалния свят.
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.Ці інстинкти необхідні для виживання як у реальному світі, так і у віртуальному.
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.Эти инстинкты одинаково необходимы, для выживания в обоих мирах: реальном и виртуальном.
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.אינסטינקטים אלו חיוניים על מנת לשרוד בשני העולמות - האמיתי והוירטואלי.
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.هذه الغرائز ضرورية لحياتنا في كلا العالمين الحقيقي والافتراضي
Bu içgüdüler hem gerçek hem de sanal dünyalarda hayatta kalmak için gereklidir.テクノロジーのおかげで 最近やっと
Bu ifadeyi söyleyebilmek ve eğri üzerinde kalmak için bu durumun sabit olduğunu varsaymak zorundayız. . .Aby prawo popytu działało; aby ta krzywa była stabilna, musimy założyć, że te ceny są stałe.
Bu ifadeyi söyleyebilmek ve eğri üzerinde kalmak için bu durumun sabit olduğunu varsaymak zorundayız. . .이렇게 이 곡선을 따라서 움직이려면, 이 곡선에 있는 것만 가지고 말해야 해요.
Bu ifadeyi söyleyebilmek ve eğri üzerinde kalmak için bu durumun sabit olduğunu varsaymak zorundayız. . .Или, за да кажа такова нещо, за да остана по тази крива. ние трябва да предположим, че това нещо е констатно.
Bu ifadeyi söyleyebilmek ve eğri üzerinde kalmak için bu durumun sabit olduğunu varsaymak zorundayız. . .Так, чтобы сделать это утверждение, оставаясь на этой кривой, предположим, что это условие постоянно.
Bu ifadeyi söyleyebilmek ve eğri üzerinde kalmak için bu durumun sabit olduğunu varsaymak zorundayız. . .Щоб зробити такий висновок, З метою залишатися на кривій попиту, ми маємо вважати, що цей показник є сталим.
Bu ifadeyi söyleyebilmek ve eğri üzerinde kalmak için bu durumun sabit olduğunu varsaymak zorundayız. . .このカーブを維持するために これが、一定と仮定しています。 これが変更した場合は、曲線が移動するでしょう。
Bu ihtiyaçlar; yemeği, suyu, havayı, uykuyu içerir -- bunların hepsi hayatta kalmak için gereklidir.Ini meliputi makanan, minuman, udara, tidur , semua yang sangat penting untuk bertahan hidup.
Bu ihtiyaçlar; yemeği, suyu, havayı, uykuyu içerir -- bunların hepsi hayatta kalmak için gereklidir.До них входять: іжа, вода, повітря, сон - все що необхідне для виживання.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Bolo to únavné.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Cansei-me de ver isto acontecer.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Dit begon mij teveel te worden.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Ich konnte das nicht mehr mitansehen.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Jag blev så trött på att se det här hända.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.J'en ai eu marre de voir tout ça.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.저는 이런 일이 일어나는 것을 지켜보는데 지쳐버렸습니다.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.M-am săturat să văd ce se întâmplă.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Me canso de ver que esto pase.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Meguntam, hogy folyton ezt látom.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Miałem tego dosyć.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Mi sono stancato di vedere cosa accadeva.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Saya lelah melihat hal ini terjadi.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Tôi phát chán khi phải chứng kiến điều này diễn ra.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Už jsem se na to nemohl dívat.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Κουράστηκα να το βλέπω αυτό να συμβαίνει.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Уморих се да гледам това.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.Я устал от такого положения дел.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.שבמרחק 16 ק"מ מכאן.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.لقد سئمت من مشاهدة هذا يحدث.
Buna seyirci kalmaktan bıktım.もし 体に良い食料品が
Buna seyirci kalmaktan bıktım.我對呢種情況好厭倦
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.Dafür müssen wir nicht stehen.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.우린 이것을 내버려 두어서는 안 됩니다.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.Meidän ei tarvitse kannattaa tällaista.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.Não temos que aturar isto.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.Nie musimy tego tolerować.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.No tenemos que tolerar esto.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.Nous ne pouvons pas laisser faire ça.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.Nu putem lăsa să se întâmple asta .
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.Tutto questo è intollerabile.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.We hoeven dit niet te pikken.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.Δεν είναι ανάγκη να το ανεχόμαστε.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz."Мы не обязаны с этим мириться".
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz."Не трябва да позволяваме това."
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.לא חייבים להסכים לזה.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.لا يتوجب علينا التصدي لذلك.
Buna seyirci kalmak zorunda değiliz.アフリカ大陸全体が壊れかけている 待ってるだけじゃだめなんだ