kalktı ile cümle
kalktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sonuçta, tek tip kıyafet uygulaması daha başlamadan rafa kalktı.Przebierała się tylko raz, przed wstępem.
Türkiye ayağa kalktı.Posłował do Turcji.
Bölge kavramı ortadan kalktı.Teren grupy jest opuszczony.
Toprak birkaç defa havaya kalktı ve oturdu.Kilkukrotnie z nim zrywała i schodziła się.
Yerimden kalktım, bebeğimi bulmaya çalıştım.Ucieszyłem się i wziąłem go do mojego małego biura.
Geçici Hükümet ortadan kalktı ve tüm iktidar Sovyetlerin eline geçti.Same wyniki wyborów sfałszowano, oddając władzę w ręce komunistów.
KLM yerden nihayet kalktığında Pan Am'dan 100 metre ilerideydi.Wrak KLM szorował jeszcze po pasie przez 300 m.
Tom yerden kalktı.Tom podniósł się z ziemi.
Tom yerden kalktı.Tom podniósł się z podłogi.
(Nasıl kalktınız?)(Hur vaknade du?)
Sabah kalktım anneme: -Ben İstanbul'a gidiyorum.Moi, j'habite à Paris. - Jag (betonat) bor i Paris.
Bay Gage ayağa kalktı ve kustu.Greve Fersen reste sig och bad om ordet.
Ertesi sabah kalktığında ise Jim'i kahvaltı ederken bulur.Nästa dag tar vaknar Tom i gryningen.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Och när jag kom in i sovrummet såg jag dem...
Tren kalktığında Tenten gara gelir.Om min klocka går rätt så är tåget försenat.
16 Mayıs - Kağıt 5 TL'likler tedavülden kalktı.23 maj – Fem villor i Vagnhärad glider ner i Trosaån.
Sekiz yaşında iken bir gün ayağa kalktı, yürümeye başladı.Som treåring startade han åtta gånger och vann en.
1921 yılında satıldı ve bir sonraki sene kullanımdan kalktı.Den presenterades 1924 och leveranserna startade året därpå.
(Nasıl kalktınız?)(Як ти прокинувся?)
Toprak birkaç defa havaya kalktı ve oturdu.Костел неодноразово горів і перебудовувався.
Kalyon ismi geminin kalktığı şehri yansıtacak şekilde değişmekteydi.Назва галеонів змінювалася, та надавалася залежно від міста, з якого відпливав корабель.
Bundan sonra Lancasterlilerin Yorklulara karşı ciddi olarak direnişe de ortadan kalktı.З цієї причини він міг наслідувати Ланкастерам теж вельми умовно.
Sabah kalktım anneme: -Ben İstanbul'a gidiyorum.Оселившися в Парижі, щороку приїжджав в Україну.
Bir sabah kalktım ve deli gibi ağlamaya başladım.Під вечір все успокоїлось й ми тріюмфували упоєні побідою.
Bölge kavramı ortadan kalktı.Сільське господарство занепало.
Ama bir şekilde bu rolün altından kalktığıma inanıyorum.Однак доля розпорядилася щодо цієї пари по-своєму.
Sonunda birlikte çalışma olanağı ortadan kalktı.Наприкінці робочого дня персонал виявив пропажу.
Ertesi sabah kalktığında ise Jim'i kahvaltı ederken bulur.Наступного ранку вони прокидаються, снідають, Девід миє Ешлі у ванні.
Erkenden kalktım ve yola çıktım.Він рано вставав і рано лягав спати.
Yerimden kalktım, bebeğimi bulmaya çalıştım.А мені наказано йти до баби і я побіг до баби.
Bay Gage ayağa kalktı ve kustu.Кейт говорить їй вставати і йти.
O, ayağa kalktı.Він встав.
Ayağa kalktı.Він встав.
O, ayağa kalktı.Вона встала.
O, ayağa kalktı.Він підвівся.
Ayağa kalktı.Він підвівся.
Onlar kalktı.Вони піднялися.
Ben yavaş yavaş ayağa kalktım.Я повільно встав.
Saat geldi, ayağa kalktın, Ve cesurca özgür toplumun arasına katıldın.Když přišel čas, ty ses pozvedla, a hrdě se vztyčila v řadách svobodného lidu.
Semptomlar genelde gebelikten sonra ortadan kalktığı için; aktif tedavi çoğu zaman doğum sonrasına ertelenir.Symptomy obvykle ustupují po těhotenství, aktivní léčba je tudíž často odložena až na dobu po porodu.
(Nasıl kalktınız?)Kde se tam vzaly? .
Bir sabah kalktım ve deli gibi ağlamaya başladım.Trochu jsem se zbrchal a chystal se pryč, když jsem spatřil potácejícího se muže.
Tren kalktığında Tenten gara gelir.Až přijedu na nádraží, bude už vlak pryč.
1795 yılında Polonya'nın üçüncü kez bölünmesiyle bağımsız Lehistan-Litvanya Birliği ortadan kalktı.V roce 1795 po třetím dělení Polska přestal zcela existovat nezávislý polský stát.
Sabah kalktım anneme: -Ben İstanbul'a gidiyorum."Zítra jedu do Prahy", německy Morgen fahre ich nach Prag apod.).
25 Haziran 1950'de Kuzey Kore, Güney Kore'yi işgal etmeye kalktı ve bu da Kore Savaşını kıvılcımladı.25. června 1950 zaútočila severokorejská vojska na Jižní Koreu, čímž začala Korejská válka.
Bay Gage ayağa kalktı ve kustu.Sahula zavrávoral a spadl na louku.
Kuşkusuz bu egemenliğin yanı sıra ahşap kirişlemeli düz tavan örtünün tümüyle ortadan kalktığı söylenemez.Neméně hloupé by však bylo se domnívat, že okamžikem uzavření chrámu přestalo existovat úplně.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.M-am dat jos din pat și m-am dus în sală (numai în rochia de noapte) și m-am întâlnit cu ei singură.
Semptomlar genelde gebelikten sonra ortadan kalktığı için; aktif tedavi çoğu zaman doğum sonrasına ertelenir.Simptomele dispar de obicei după sarcină; prin urmare tratamentul activ este amânat deseori până după naștere.
Dokuz küçük zenci çok geç kalktı, biri uyuyakaldı, kaldı sekiz.Nouă negri mititei au stat noaptea după trei; Unul s-a-ntrecut cu somnul şi-au rămas doar opt din ei.
Bunun üzerine Davud Peygamber kalktı ve yüzüğü oğluna verdi.Iesei (Ishay) l-a adus atunci pe David, fiul său cel mai mic.
1921 yılında satıldı ve bir sonraki sene kullanımdan kalktı.A fost retrasă din serviciu în 1931 și a fost dezmembrată anul următor.
Bilim insanları, köye ait geleneklerin ve konuşulan dilin ortadan kalktığına inanmaktadır.Oamenii de știință cred că obiceiurile și limba culturii s-au distrus.
Erkenden kalktım ve yola çıktım.S-a sculat și a plecat la drum.
Bay Gage ayağa kalktı ve kustu.Godefroi s-a răsculat și a căzut prizonier.
Yerimden kalktım, bebeğimi bulmaya çalıştım.Am încercat, cu mijloacele mele limitate, să-mi ajung tatăl.
Eşrefoğulları Beyliği onun ölümünden sonra ortadan kalktı.Organismul acestui copil a fost lovit de fulger cândva după moartea ei.
430'un üzerinde bölümü yayınlanan program, 1996 yılının sonlarında yayından kalktı.Show-ul a durat peste 430 de episoade și s-a încheiat la sfârșitul anului 1996.
Selefi yürürlükten kalktıktan sonra CISEN 1989 yılında kurulmuştur.Lăsate în paragină, imediat după 1989 au fost demolate.
İlgili Sayfalar