kalktı ile cümle

kalktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Niçin bu kadar erken kalktın?Comment se fait-il que tu te sois levé si tôt ?
Trene vaktinde yetişmek için erken kalktı.Il s'est levé tôt pour attraper son train à temps.
Bu sabah o çok geç kalktı.Ce matin, il s'est réveillé trop tard.
Yasak altı ay sonra kalktı.L'interdiction est levée six mois plus tard.
Değiştirildiğine ve Kur'an'dan sonra hükmünün kalktığına inanılır.C'est une révélation pour lui et il décide alors de changer de vie.
Toprak birkaç defa havaya kalktı ve oturdu.Depuis, l'océan est descendu et remonté plusieurs fois.
(Nasıl kalktınız?)Comment ! tu étais caché ?
Bir sabah kalktım ve deli gibi ağlamaya başladım.Je suis soudainement tombé par terre et j'ai commencé à sentir des convulsions.
Yani bir istasyondan araç kalktığında diğer istasyona yeni araç varmıştır.Après une minute, il faut passer à une autre station.
Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın.Lorsque l’on appelle à la prière du vendredi, accourez à l’invocation d’Allah et cessez tout commerce.
Sabah kalktım anneme: -Ben İstanbul'a gidiyorum.Ils partent en voyage vers Istanbul, croit Annie.
Yerimden kalktım, bebeğimi bulmaya çalıştım.Je rentrais chez moi, je retrouvais mes amis d'enfance et mon entreprise.
Bölge kavramı ortadan kalktı.Le code régional disparaît.
1933 - Birleşik Devletler'de 14 yıldır devam eden içki yasağı kalktı.1929 – La prohibition de l'alcool est en vigueur aux États-Unis depuis dix ans.
İkinci HMS Defence, 1815 yılında imal edilmiş, 74 silahlı bir gemiydi ve 1857 yılında kullanımdan kalktı.Le HMS Defence (1815) est un vaisseau de ligne de 3e rang de 74 canons, lancé en 1815 et détruit en 1857.
İki eski bakanın dokunulmazlıkları kalktı.Les deux anciens ministres ne furent pas inquiétés.
Erkenden kalktım ve yola çıktım.Je pus me dégager et m’enfuir.
Son çare olarak Birleşik Devletler'e iltica etmeye kalktı.Nous sentions, en tant que groupe, que la prochaine étape devait être les États-Unis.
Bu sabah her zamankinden daha erken kalktım.Esta mañana me he levantado más temprano que de costumbre.
O, telefona cevap vermek için kalktı.Ella se levantó para contestar al teléfono.
O, sabah yedide kalktı.Se levantó a las 7 de la mañana.
Sabah altıda kalktım.Me levanté a las seis de la mañana.
Sabah yedide kalktım.Me levanté a las 7 de la mañana.
O geç kalktı.Ella se levantó tarde.
O bu sabah erken kalktı.Él se levantó temprano esta mañana.
Okula gitmek için kalktığımda, ay gökte halâ görülebilir haldeydi.Cuando me levanté para ir a la escuela, la luna todavía era visible en el cielo.
Genellikle saat altıda kalkarım, fakat dün sabah sekizde kalktım.Normalmente me levanto a las seis, pero ayer me levanté a las ocho.
Kalktım ve okula gittim.Me levanté y me fui a la escuela.
Sabah kalktığım zaman hasta hissediyorum.Me siento mal cuando me levanto por la mañana.
O sabah saat beşte kalktım.Esa mañana me levanté a las cinco.
Ben dün erken kalktım.Ayer me levanté pronto.
Bu sabah çok geç kalktım.Esta mañana me he levantado muy tarde.
Ne zaman kalktın?¿Cuándo te has levantado?
Hepimiz aynı anda ayağa kalktık.Todos nos pusimos de pie al mismo tiempo.
Ben her zamankinden daha erken kalktım.Me levanté más temprano que de costumbre.
Uçak saat 2:30'da kalktı.El avión despegó a las 2:30.
John, her zamankinden çok erken kalktı.John se levantó mucho antes que de costumbre.
Bu sabah her zamankinden daha geç kalktım.Esta mañana me he levantado más tarde de lo habitual.
O her sabah altıda kalktığını söyledi.Dijo que se levantaba todos los días a las seis.
Ona her sabah saat yedide kalktığımı söyledim.Le dije que me levantaba todas las mañanas a las siete.
Erken kalktın.Te has levantado pronto.
Kalktığım zaman baş dönmesi hissettim.Me sentí mareado cuando me levanté.
Bu sabah çok erken kalktım.Esta mañana me he levantado muy temprano.
Neden bu kadar erken kalktın?¿Por qué te has levantado tan pronto?
Tom ve Mary birbirlerine baktılar ve ayağa kalktılar.Tom y Mary se miraron y se pusieron de pie.
Erken kalktın mı?¿Te has levantado pronto?
Tom bu sabah her zamankinden daha erken kalktı.Esta mañana Tom se ha levantado antes de lo habitual.
Bugün saat 8'de kalktım.Hoy me he levantado a las ocho.
Tom kalktı zaten.Tom ya se ha levantado.
Ayağa kalktık.Nos levantamos.
Bu sabah niye bu kadar erken kalktın?¿Por qué te has levantado tan pronto esta mañana?
(Söz - Müzik - Düzenleme: Ersay Üner) "Solundan Mı Kalktın?"Seiyū: Saori Onishi Kanan Nitta (新田 果南, Nitta Kanan?)
Bir sabah kalktım ve deli gibi ağlamaya başladım.Una mañana me desperté y me puse a llorar muy fuerte.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Salí de la cama y fui a mi sala de espera (vestida solo con mi camisón), sola, y los vi.
Bu şüphe de 1942 baharında ortadan kalktı.Esta duda se terminó de resolver durante la primavera de 1942.
1949 - Sovyetler Birliği'nin 11 ay süren Berlin ablukası kalktı.1949: la Unión Soviética acaba con el bloqueo de Berlín después de 11 meses.
Okul idaresi ile ilgilenmez oldu ve zamanla okulun eski başarısı ortadan kalktı.No falta el entusiasmo, y de ahí los primeros éxitos de la Escuela.
Bunun üzerine Davud Peygamber kalktı ve yüzüğü oğluna verdi.Les preguntó si eran descendientes de David, y ellos lo confesaron.
Sonunda birlikte çalışma olanağı ortadan kalktı.Finalmente el patronato acabó desapareciendo.
Son çare olarak Birleşik Devletler'e iltica etmeye kalktı.Al final tomando como ejemplo a los EE.
İlgili Sayfalar