Ana içeriğe geç
Sözlük

kalkmak ile cümle

kalkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Erken yatıp kalkmak sağlık ve görünümün için çok yararlıdır.Going to bed early and waking up early is very good both for your health and appearance.
Sabah erken kalkmaktan nefret ediyorum.I hate getting up early in the morning.
Sabahleyin erken kalkmaktan nefret ediyorsun, değil mi?You hate getting up early in the morning, don't you?
O, sabah erken kalkmaktan nefret ediyor.He hates getting up early in the morning.
O sabahleyin erken kalkmaktan nefret eder.She hates getting up early in the morning.
Mary sabahleyin erken kalkmaktan nefret eder.Mary hates getting up early in the morning.
Sabah erken kalkmaktan nefret ediyoruz.We hate getting up early in the morning.
Onlar sabah erken kalkmaktan nefret ediyorlar.They hate getting up early in the morning.
Yarın sabah çok erken kalkmak zorundayım.I have to get up very early tomorrow morning.
Erken kalkmak zorundayım, hatta pazar günleri bile.I have to get up early, even on Sundays.
Ayağa kalkmak için zahmet etmeyin.Don't bother standing up.
Tren kalkmak üzere. Acele et.The train's about to leave. Hurry up.
Erken kalkmak eğlencelidir.It's fun to get up early.
Yerinden kalkmak istemeyebilirsin.You might want to stay seated.
Yarın bu kadar erken kalkmak zorunda değilsin.You don't have to get up so early tomorrow.
Yarın sabah erken kalkmak zorundayız.We have to get up early tomorrow morning.
Bu sabah çok erken kalkmak zorunda kaldım.I had to get up very early this morning.
Oturursam, korkarım ki kalkmak istemezdim.If I sit down, I'm afraid I wouldn't want to get up.
Onlara kahvaltı yapmak için erken kalkmak istedim.I wanted to get up early to make them breakfast.
Tom bu sabah erken kalkmak zorunda kaldı.Tom had to get up early this morning.
Yarın erken kalkmak zorundayım.I have to get up early tomorrow.
Tom yataktan kalkmak istedi ama kalkamadı.Tom wanted to get out of bed, but he couldn't.
Hiç kimse masadan kalkmak istemedi.Nobody wanted to get up from the table.
Tom genellikle kalktığı kadar bugün erken kalkmak zorunda değildi.Tom didn't have to get up as early today as he usually does.
Tom yarın çok erken kalkmak zorunda değil.Tom doesn't have to get up so early tomorrow.
Tom önceden kalktığı kadar erken kalkmak zorunda değildi.Tom didn't have to get up as early as he did.
Tom erken kalkmak zorunda değil.Tom doesn't have to get up early.
Ben kalkmak istemiyorum.I don't want to get up.
Canım kalkmak istemiyor.I don't feel like getting up.
Yarın erken kalkmak zorundasın. Neden yatmıyorsun?You have to get up early tomorrow. Why don't you go to bed?
Saat altıda kalkmak zorundayım.I have to be up at six.
Tom yataktan kalkmak için çok hastaydı.Tom was too sick to get out of bed.
Bugün bir yere gitmek istemiyorum. Dışarısı soğuk ve yarın erken kalkmak zorundayım.I don't want to go anywhere today. It's cold outside and I have to get up early tomorrow.
Ben gerçekten uykudan geç kalkmak istiyorum.I'd really like to sleep in.
Yataktan kalkmak istemedim.I didn't want to get out of bed.
Bu sabah uyandığımda yataktan kalkmak istemedim.When I woke us this morning, I didn't want to get out of bed.
Bu sabah canım yataktan kalkmak istemedim.I didn't feel like getting out of bed this morning.
Fadıl sabah erken kalkmak zorundaydı.Fadil had to be up early in the morning.
Erken kalkmak zorunda olduğum için erkenden yatağa gidiyorum.I go to bed early because I have to wake up early.
Ben hâlâ sabah kalkmaktan nefret ediyorum.I still hate getting up in the morning.
Bu kadar erken kalkmak istemedim.I didn't want to get up so early.
Tom her gün saat 6.30'da kalkmak zorunda.Tom has to get up at 6:30 every day.
Tom her gün saat 6.30'da kalkmak zorundaydı.Tom had to get up at 6:30 every day.
Yarın tatil, bu yüzden erken kalkmak zorunda değilim.Tomorrow's a holiday, so I don't have to get up early.
Tom şimdi eskisinden çok daha erken kalkmak zorunda.Tom now has to get up much earlier than he used to.
Yarın sabah saat kaçta kalkmak zorundasın.What time do you have to get up tomorrow morning?
Tom yarın erken kalkmak zorunda.Tom has to get up early tomorrow.
Yarın sabah erken kalkmak istiyorum.I intend to get up early tomorrow morning.
Tom yarın erken kalkmak istiyor.Tom intends to get up early tomorrow.
Ben uyumaya gidiyorum, çünkü yarın erken kalkmak zorundayım.I'm going to bed, because tomorrow I must get up early.
Sami sabah namazına kalkmak için alarm kurdu.Sami set his alarm to wake up for the dawn prayer.
Şafakta kalkmak zorundaydık.We had to get up at dawn.
Şafakta kalkmak zorundayız.We have to get up at dawn.
Lütfen içeri geçin. Tren kalkmak üzere.Please step aboard. The train is about to leave.
Sabah neden çok yorgun olduğumu ve kalkmak istemediğimi annem ve babam anlamamıştı."My parents didn't understand why I was so tired in the morning and didn't want to get up."
Bamyan karaya inmek ve kalkmak için çok zorlu bir havaalanıdır.Bamyan is a very challenging airport to land and take off from.
Tren kalkmak üzeredir.The train goes via.
Avrupa, tekrar ayağa kalkmak için Amerikan modelini uygulamaya başlar.John continues to tour the US performing stand-up.
Şu anda bu eğilimin tamamen ortadan kalkmak üzeredir.That resistance now appears to have almost disappeared.
Evsizdir, sokaklarda yatıp kalkmaktadır.Mandy ends up homeless and sleeping on the streets.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod