Ana içeriğe geç
Sözlük

kalkar ile cümle

kalkar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İyleşir, ayağa kalkar ve işlerine devam eder.Totul se rezumă la a sta jos și a lucra.
Kyle da onu öldürmeye kalkar.Kyle-nak azonban sikerül legyőzni őt is.
Rüyasını gerçekleştirmeye kalkar.Végül elmegy,hogy beteljesítse az álmát.
Çeşitlilik ortadan kalkar.Megszűnnek a különbségek.
Bu sırada yaratık ayağa kalkar ve yaralarını iyileştirir ve Strickland'ı öldürür.A lény azonban magához tér, meggyógyítja saját magát, és egy csapással elvágja Strickland torkát a karmaival.
Eğer sebebi viral bir ajansa, durum çoğunlukla bir hafta içinde ortadan kalkar.Ha a kórokozó vírus, a kóros állapot általában egy héten belül megszűnik.
Uzay gemisi normal bir şekilde kalkar.A fedélzeti rendszerek normálisan működtek.
Vicdan azabı çeken Dan intihar etmeye kalkar ama bunu yapamaz.A kétségbeesett Sean elszánja magát, hogy megöli őt, de képtelen megtenni.
Bir kanun, başka bir kanunla veya mahkeme kararıyla yürürlükten kalkar.Jogszabály esetében egy másik jogszabállyal vagy alkotmánybírósági határozattal történhet.
Ryan, bir süre kalkamaz ama sonra kalkar.Django egy darabig ás, de aztán megáll.
Harry'den evet cevabını alınca kalkar ve Harry'nin ölmüş olduğunu ilan eder.Amikor a Tűz Serlege kidobja Harry nevét, megsértődik, mert azt hiszi, Harry dobta bele a saját nevét.
Yavrular tam donanımlı doğar ve 30 dakika içinde ayağa kalkarlar.A borjú igen életképesen jön világra, 30 perc múlva már lábra is áll.
Birkaç saat içinde ayağa kalkarak annelerini izlemeye başlarlar.Rémai elmehet pár órára, hogy meglátogassa szüleit.
Tüm zamanlama hataları ortadan kalkar.Az időcicák azonban mind megbetegedtek.
O genellikle erken kalkar.Korán szokott fölkelni.
Daha gömüldüğü gece mezarından kalkar.Myöhemmin he heräsivät haudasta.
Harry'den evet cevabını alınca kalkar ve Harry'nin ölmüş olduğunu ilan eder.Sitten Harry paljastaa olevansa yhä elossa.
Çeşitlilik ortadan kalkar.Ero on kuitenkin poistunut.
Jon, yabaniler tarafından çiğnenir ancak ayağa kalkar.Jon säilyy hengissä, mutta on loukannut jalkansa.
Bu sırada yaratık ayağa kalkar ve yaralarını iyileştirir ve Strickland'ı öldürür.Το πλάσμα επουλώνει τις πληγές του και σκοτώνει τον Στρίκλαντ.
Meissner durumu, uygulanan manyetik alan çok fazla olduğunda ortadan kalkar.Η κατάσταση Μάισνερ παύει όταν το εφαρμοζόμενο μαγνητικό πεδίο είναι πολύ μεγάλο.
Belirtiler, yaşlıların üçte ikisinde ortadan kalkarken, %3 ila %10 arasında devam eder.Ενώ τα συμπτώματα υποχωρούν σ τα δύο τρίτα των ηλικιωμένων περίπου, επιμένουν σε ποσοστό 3-10%.
Harry'den evet cevabını alınca kalkar ve Harry'nin ölmüş olduğunu ilan eder.Ο Χάρι ανακτά τις αισθήσεις του, αλλά προσποιείται ότι είναι νεκρός.
Bihigi sarsıarda erde turabıt = Biz sabahleyin erken kalkarız.Hvor jeg skulde stå tidlig op! --.
Tüm zamanlama hataları ortadan kalkar.Negative aspekter Trækker tiden ud.
İyleşir, ayağa kalkar ve işlerine devam eder.Han faldt, rejste sig og spillede videre.
Kalkar ve kükrer, tekrar okyanusun derinliklerine gider.Han kommer i afvænning igen og kommer oven vande igen.
Süreli kanunlar ise kendiliğinden kalkar (Bütçe Kanunu gibi).Oftest et offentligt budget (f.eks. finansloven)
Refleksler ortadan kalkar.Vores sanser forsvinder.
Her sabah genellikle saat kaçta kalkarsın?Hvad tid står du normalt op om morgenen?
Nihayet İncil'deki bir öyküden ilham alarak oğlunu kurban etmeye kalkar.Han er blitt gjenstand for kritiske betenkninger for sine åpåstander om å være Appointed Son of God.
Michael yeniden kalkar.Susan våkner opp.
Ve Harry'i öldürmeye kalkar.Han ber Paul drepe ham.
Yaz dönemleri ise bu faaliyetler ortadan kalkar.De neste sommerne har oppløsningen fortsatt.
Aişe, "Yalnızca Allah'a şükretmek için ayağa kalkarım; (Muhammed'e hitaben) sana değil," dedi.Allahku Engkau, aku hendak bersyukur kepada-Mu, Allahku, aku hendak meninggikan Engkau."
Londra'da bulunan King's Cross istasyonunun 9¾ numaralı peronundan kalkar.Siswa masuk ke kereta dari Peron 9¾ di stasiun King's Cross di London.
Eğer sebebi viral bir ajansa, durum çoğunlukla bir hafta içinde ortadan kalkar.Bila disebabkan oleh virus, kondisi ini biasanya membaik dalam satu minggu.
Rüyasını gerçekleştirmeye kalkar.Untuk menjalani impian dirinya.
Gene de başlama vuruşuna geldi ve maçın sonunda amuda kalkarak kariyerini noktaladı.Namun dia melakukan kesalahan bodoh yang menyebabkan kariernya di ujung tanduk.
Durum gittikçe kötüleşir ve Di Xin kendi oğullarını bile öldürmeye kalkar.Sepanjang hidupnya Untung akan sengsara dan terbunuh oleh keris buatannya sendiri juga.
Harry'den evet cevabını alınca kalkar ve Harry'nin ölmüş olduğunu ilan eder.Ia menyatakan pengunduran dirinya sebagai Kiper yang segera saja ditolak oleh Harry.
Michael yeniden kalkar.Belakangan William berhasil bangkit lagi.
Bu yolcu feribotları Genova Eski Liman ve La Spezia, Lerici, veya Porto Venere den kalkar.Chiếc phà đi vào Cinque Terre từ Old Harbor của Genova và La Spezia, Lerici hoặc Porto Venere.
Harry'den evet cevabını alınca kalkar ve Harry'nin ölmüş olduğunu ilan eder.Bà đã cầm chân hắn thành công trước khi Harry xuất hiện và tiêu diệt hắn.
Bihigi sarsıarda erde turabıt = Biz sabahleyin erken kalkarız.Sự thụ tinh diễn ra trong vùng nước nông vào lúc sáng sớm.
Bu durumda iade borcu kalkar (zenginleşme düşer).またお返しの万歳をすることもある。
Uzay gemisi normal bir şekilde kalkar.宇宙機は正常に機能し続けた。
5 Ocak 1642 günü Avam Kamarasına bizzat gelerek kendisine muhalif beş vekili tutuklamaya kalkar.1642年1月4日、チャールズ1世自らが5議員を逮捕しに庶民院に来るが、内報により5議員は事前に逃れ去る。
Süreli kanunlar ise kendiliğinden kalkar (Bütçe Kanunu gibi).予算は法律(予算法)の形式で成立する。
Ve Harry'i öldürmeye kalkar.ハリーによって退治される。
Rüyasını gerçekleştirmeye kalkar.夢が実現するところ。
İyleşir, ayağa kalkar ve işlerine devam eder.正解者はそのまま起立、次の問題へ進める。
Birkaç saat içinde ayağa kalkarak annelerini izlemeye başlarlar.生まれて数日後から母親と視線や表情による交流を始める。
Tekrar ayağa kalkar ve odanın boyutunu ölçmeyi tekrar dener.実際に折り開くことを繰り返して、紙の強さを測定する。
Michael yeniden kalkar.そこでトムは再び後ずさりする。
Durum gittikçe kötüleşir ve Di Xin kendi oğullarını bile öldürmeye kalkar.任務を遂行しなければ自分の立場が悪くなることと、息子と同じ子供を殺害することのジレンマに苛まれる。
Bir akşam uyurum, bir sabah kalkarım ki bir roman gelmiş, yukarıdan bana yollanmış.ある朝起きると、自分の裏のジブンがそこにいて....。
Rebecca her gün fazlasıyla erken kalkar.レベッカは毎日とても早起きします。
Uzay gemisi normal bir şekilde kalkar.但是飞船工作正常。
Michael yeniden kalkar.麥克勞德昂然自得起來。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kalkar ile cümle - Sayfa 9 - kalkar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App