Ana içeriğe geç
Sözlük

kalkar ile cümle

kalkar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kalk! Hadi ama, hemen şimdi kalkarsan, gezinmek için bir saatimiz olacak.Allez, si tu te lèves maintenant, on aura une heure pour s'amuser.
Kalk! Hadi ama, hemen şimdi kalkarsan, gezinmek için bir saatimiz olacak.Vamos, si te levantas ahora tendremos una hora para jugar en la casa.
Kar genellikle Mart ya da Nisan ayında eriyip yerden kalkar.La neige fond généralement en mars ou en avril.
Kar genellikle Mart ya da Nisan ayında eriyip yerden kalkar.La nieve suele derretirse en marzo o abril.
Kar genellikle Mart ya da Nisan ayında eriyip yerden kalkar.Lumi sulaa pois tavallisesti maaliskuussa tai huhtikuussa.
Kar genellikle Mart ya da Nisan ayında eriyip yerden kalkar.Snön smälter vanligen i mars eller april.
Kar genellikle Mart ya da Nisan ayında eriyip yerden kalkar.Снег обычно тает в марте или апреле.
Kar genellikle Mart ya da Nisan ayında eriyip yerden kalkar.وعموماً يذوب الثلج في مارس أو ابريل.
Kar genellikle Mart ya da Nisan ayında eriyip yerden kalkar.季通常包括十二月、一月和二月。十一月和三月的天气也可能非常还冷,还会降雪。三月或四月期间积雪通常会融化。
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Znan je pri vratih mož njen, ko zboruje s starejšinami dežele.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Bărbatul ei este bine văzut la porţi, cînd şade cu bătrînii ţării.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Es conocido su marido en las puertas de la ciudad, cuando se sienta con los ancianos del país
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Hänen miehensä on tunnettu porteissa, maanvanhinten seassa istuessansa.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Hendes Husbond er kendt i Portene, når han sidder blandt Landets Ældste.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Hennes man är känd i stadens portar, där han sitter bland landets äldste.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Hennes mann er kjent i byens porter, der han sitter sammen med landets eldste.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Ihr Mann ist bekannt in den Toren, wenn er sitzt bei den Ältesten des Landes.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Ismerik az õ férjét a kapukban, mikor ül a tartománynak véneivel.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Jej muž je známy v bránach, keď sedáva so starcami zeme.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.그 남편은 그 땅의 장로로 더불어 성문에 앉으며 사람의 아는 바가 되며
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Nune. Conhece-se o seu marido nas portas, quando se assenta entre os anciãos da terra.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Patrný jest v branách manžel její, když sedá s staršími země.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Son mari est considéré aux portes, Lorsqu`il siège avec les anciens du pays.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Suaminya adalah orang ternama--salah seorang dari antara para pemimpin kota
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Suo marito è stimato alle porte della città dove siede con gli anziani del paese
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Tại nơi cửa thành chồng nàng được chúng biết , Khi ngồi chung với các trưởng_lão của xứ .
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Tại nơi cửa thành chồng nàng được chúng biết, Khi ngồi chung với các trưởng lão của xứ.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Znaczny jest w bramach mąż jej, gdy siedzi między starszymi ziemi.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Ο ανηρ αυτης γνωριζεται εν ταις πυλαις, οταν καθηται μεταξυ των πρεσβυτερων του τοπου.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Муж ее известен у ворот, когда сидит со старейшинами земли.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.Мъжът и е познат в портите, Когато седи между местните старейшини.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.נודע בשערים בעלה בשבתו עם זקני ארץ׃
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.زوجها معروف في الابواب حين يجلس بين مشايخ الارض.
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.他 丈 夫 在 城 門 口 與 本 地 的 長 老 同 坐 、 為 眾 人 所 認 識
Kocası ülkenin ileri gelenleriyle oturup kalkar, Kent kurulunda iyi tanınır.他 丈夫 在 城門 口 與 本地 的 長老 同 坐 、 為眾 人 所 認識
Kürsüye gelip oturur, ayağa kalkar.يأتي ويجلس على الكرسي . ومن ثم يقف .
Lütfen ayağa kalkar mısın.Bi lahko prosim vstal?
Lütfen ayağa kalkar mısın.Dacă ai putea să te ridici, te rog, [neclar].
Lütfen ayağa kalkar mısın.Ha fel tudnál állni...
Lütfen ayağa kalkar mısın.Jika mungkin, bisakah Anda berdiri.
Lütfen ayağa kalkar mısın.일어나 줄래요?
Lütfen ayağa kalkar mısın.Om du vill vara snäll att resa dig upp.
Lütfen ayağa kalkar mısın.Podes levantar-te, por favor? Ele tem-me apoiado imenso.
Lütfen ayağa kalkar mısın.Por favor, si puedes pararte...
Lütfen ayağa kalkar mısın.Postav se prosím.
Lütfen ayağa kalkar mısın.Puoi alzarti in piedi, [non chiaro].
Lütfen ayağa kalkar mısın.Si tu pouvais s'il te plait te lever, [prénom de son mari].
Lütfen ayağa kalkar mısın.Wenn du bitte aufstehen könntest.
Lütfen ayağa kalkar mısın.Wstań proszę [niezrozumiałe]
Lütfen ayağa kalkar mısın.Xin anh đứng dậy một chút giúp em.
Lütfen ayağa kalkar mısın.Zou je op kunnen staan, [onduidelijk].
Lütfen ayağa kalkar mısın.Αν μπορείς σήκω όρθιος.
Lütfen ayağa kalkar mısın.Ако може да се изправиш, [неясно].
Lütfen ayağa kalkar mısın.Встань, будь-ласка (не розбірливо).
Lütfen ayağa kalkar mısın.Встань, пожалуйста, [?].
Lütfen ayağa kalkar mısın.אם אתה יכול בבקשה לקום, [לא ברור].
Lütfen ayağa kalkar mısın.هلا قمت من فضلك ..
Lütfen ayağa kalkar mısın.いつも私を支えてくれています
Maaşlar arttığında yine fakirlerin ve işçi sınıfının sırtından bir yük kalkar.Ak sa zdvihnú platy, taktiež to zníži zaťaženie chudobných a pracujúcej vrstvy.
Maaşlar arttığında yine fakirlerin ve işçi sınıfının sırtından bir yük kalkar.Când creşte salariul, scade deasemenea nivelul sărăciei.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod