Nakarat Beninli çocuklar ayağa kalkın!Prolétaires, debout.
1928 - Sovyetler Birliği, ilk "beş yıllık kalkınma plânını" açıkladı.1er octobre 1928 : lancement du premier plan quinquennal soviétique.
Kalkan ülkelerinin güvenliğini temsil etmektedir.De leur état dépend la sécurité des populations installées en aval.
Hiçbir kalkan büyüsü onu durduramaz.Aucune magie ne peut l'atteindre.
Sanayi parkı veya sanayi sitesi, endüstriyel kalkınma amacıyla imar edilen ve planlanan bir alandır.Un parc industriel ou zone industrielle est une zone d'activité prévue pour un usage industriel.
Kalk, kalk'ta bak, Isfahan mı güzel yoksa Semerkand mı?Quais et voies en regardant vers Dreux ou Mantes-la-Jolie.
Bir sabah kalktım ve deli gibi ağlamaya başladım.Je suis soudainement tombé par terre et j'ai commencé à sentir des convulsions.
Yani bir istasyondan araç kalktığında diğer istasyona yeni araç varmıştır.Après une minute, il faut passer à une autre station.
Çünkü eğer giderse ‘trenin kalkması mümkün değildir’.S'il ne vient pas, le train partira sans lui ».
Kırsal kalkınmada öncü olma.Paysans, ne demeurez pas à l'écart.
Bu yüzden gelininin ve torununun ortadan kalkması gerekiyordu.Son fils et sa belle-fille sont portés disparus.
Finn Haluk Kalkış (→ 25.)Mécontent, Hymir prend le chemin du retour (25).
Reigns, Undertaker'a Superman Punch yaparak onu indirdi ve Undertaker kalkmaya çalışırken birden çöktü.Reigns allait faire son Superman Punch et fait le tombé mais l'Undertaker se dégage.
Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın.Lorsque l’on appelle à la prière du vendredi, accourez à l’invocation d’Allah et cessez tout commerce.
Örümcek Adam her uyandığında yorgun olarak kalkıyordu.Épouvanté, le poète se réveille tout en sueur.
Kalkış ve sonraki 3 aşamı saat 04:55 UTC'de başarıyla tamamlandı.Le lancement fut un succès total et les trois étapes furent complétées vers 04:55 UTC.
Dengesi iyidir ve hızlı kalkış yeteneği vardır.Il possède aussi une bonne vitesse et une bonne accélération.
Bu zirvede temeli atılan bu kuruluş, 2014 yılında kurulacak olan Yeni Kalkınma Bankası’ydı.Ce projet sera un complément à la Nouvelle Banque de développement proposé par les BRICS en 2014.
Yatalım, kalkalım, vuralım, yılmayalım!”Alors je criais : tire, tire, tire !
Afrika Kalkınma Bankası (African Development Bank) kısaltması.10 septembre : création de la Banque africaine de développement.
Nikaragua Yerel Kalkınma Enstitüsü (INIFOM) Nikaragua Siyasi ve İdari İşler DairesiDépartement (es) Institut nicaraguayen de développement municipal Portail du Nicaragua
Altın Kalkan Projesi aynı yıl içinde başlatıldı.Le projet Bouclier Doré commença la même année.
Engelleme 31 Ekim'de kalkmıştır.Il est révoqué le 31 octobre.
Sabah kalktım anneme: -Ben İstanbul'a gidiyorum.Ils partent en voyage vers Istanbul, croit Annie.
Pi3 Orionis, Avcı'nın elinde tuttuğu kalkanın en parlak yıldızıdır.Pi3 Orionis est l'étoile la plus brillante du bouclier que porte Orion.
İntihara kalkışan Beckemann, Elbe Nehri'nde sürüklenirken kendine gelir.Damba-Damba se noie dans le fleuve en tentant de s'enfuir.
Beş korsan saat 07:40'ta kontrolden geçerek 07:45'te kalkması planlanan uçaklarına yerleştiler .À 7 h 40, les cinq pirates de l'air sont à bord de l'avion dont le départ est prévu à 7 h 45,.
Willow bağırır: "Buffy, kalk ayağa!Beltrame crie : « Attaque !
Rüyasını gerçekleştirmeye kalkar.Son rêve a été réalisé.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Projesi kapsamında düzenlenen bir yarışmada filmcilik üzerine eğitim aldı.Le film a été développé à partir de la collecte d'images sélectionnées lors d'un concours de photographie.
Aynı mekândan biri ayrılı- yorsa, tekrar ayağı kalkılır.Au lieu de lever un pied, il faut lever une main.
Tiren kalkacak.À bas le tyran !
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Ensemble, ils se mettent en route vers le centre des visiteurs.
"Sabah kalkıp 'modacı olayım bari' denmez!".Ou alors ne partons que demain matin, tranquillement ».
1998 yılında ismi Adalet ve Kalkınma Partisi (PJD) olarak değiştirildi.En 1998, le parti changea son nom et devient « Parti de la justice et du développement ».
Güçlü ve çevik uçucular olmalarına rağmen, kalkışlar ve inişlerde biçimsizdirler.Bien qu'agiles et puissants en vol, ils sont maladroits à l'envol et à l'atterrissage.
Bir kanun, başka bir kanunla veya mahkeme kararıyla yürürlükten kalkar.Les contestations qu’une autre loi ou un règlement attribue au Tribunal.
Tüm vekiller ayağa kalkıp alkışlamaya başlar.Le club entier se lèvera et dansera.
İki görevli kalkıştan önce Layka'yı izlemeleri için görevlendirildi.Deux assistants furent affectés à sa surveillance avant le lancement.
Kalkınma Kurulu danışma organıdır.La commission syndicale est un organe consultatif.
Yerimden kalktım, bebeğimi bulmaya çalıştım.Je rentrais chez moi, je retrouvais mes amis d'enfance et mon entreprise.
Bölge kavramı ortadan kalktı.Le code régional disparaît.
İYTE bölgenin kalkınmasında en büyük etken olacaktır.Elle a le meilleur odorat de tout le village.
Kalkanın ana simgesi gemidir.Douvis du vaisseau principal.
Helikopter kalkma emri alır.Un hélicoptère au décollage.
Oort bulutunun Güneş sistemini çevreleyen çok büyük bir kalkan olduğuna inanılır.La comète provient du nuage d'Oort qui entoure à très grande distance le Système solaire.
1933 - Birleşik Devletler'de 14 yıldır devam eden içki yasağı kalktı.1929 – La prohibition de l'alcool est en vigueur aux États-Unis depuis dix ans.
Fakat Cassio'nun ayağa kalkamayacak kadar içkili olduğunu şaşırarak görür.Travis a peur de ne pas être à la hauteur au lit.
Yerelnet Kalkanlı Samanyolu TV'de Kalkanlı Olay TV'deVénalité et méritocratie ludiques à la télévision.
Böylece, Yahudiler ve Yahudi olmayanlar arasındaki fark ortadan kalkacaktı.L'après-midi du 25 juin, Juifs et non-Juifs sont séparés.
(Tükçede normal A sesi ile farkı ortadan kalkmıştır).(Une autre méthode utilise le calcul différentiel.
Şu anda bu eğilimin tamamen ortadan kalkmak üzeredir.Elle tend donc à disparaître totalement.
Bu sayede kralın kayıtsız sultası kalkmış, kral ve derebeylerin karşılıklı vazifeleri belirlenmişti.Seul l'ordre de la noblesse était à peu près partagé entre ligueurs et candidats du roi.
Sabah kalkan kişi, güneşi karşısında bulur.Le plus chaud des éléments qui vous fait lever le matin est le soleil.
İkinci HMS Defence, 1815 yılında imal edilmiş, 74 silahlı bir gemiydi ve 1857 yılında kullanımdan kalktı.Le HMS Defence (1815) est un vaisseau de ligne de 3e rang de 74 canons, lancé en 1815 et détruit en 1857.
Silah korumasız ve kalkansızdır.Ils ne sont pas armés et sont vulnérables.
Mazlumder, 2011 İnsan Hakları Ödülü'ne de Ersin Kalkan layık görüldü.En 2011, en plus de l'invité d'honneur, un pays a également été honoré.
Kasım 2015'te ise Fransa Turistik Kalkınma Ajansı olan Atout France'ın başkanı olarak atanmıştır.Au mois de novembre 2015, il est nommé président d'Atout France.
Lady Lyndon intihara bile kalkışır.Louis Lingg se suicide en prison.
1 Ocak 2009 tarihinde kuruşun tedavüle girmesi ile birlikte tedavülden kalkmıştır.Le 5 janvier, il s’est effondré durant la présentation de ses diapositives.