Ana içeriğe geç
Sözlük

kalk ile cümle

kalk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Hızlıca kalktı, yüzüne soğuk su serpti, dişlerini fırçaladı ve tıraş oldu.Il s'est vite levé, s'est aspergé le visage d'eau froide, s'est brossé les dents, et s'est rasé.
Seninle konuşurken ayağa kalk!Redresse-toi quand je te parle !
Erken kalkmaya alışkınım.J'ai l'habitude de me lever tôt.
Her şeyi geç, bu adam bir keresinde benim babamı öldürmeye kalkıştı.Après tout, cet homme a tenté de tuer mon père à un moment.
Niçin bu kadar erken kalktın?Comment se fait-il que tu te sois levé si tôt ?
Her gün kaçta kalkarsın?Quand te lèves-tu chaque jour ?
O, istasyona vardığında tren neredeyse yarım saat önce kalkmıştı.Quand il atteignit la gare, le train était déjà parti depuis presque une demi-heure.
Sizinle konuşurken ayağa kalkın.Redressez-vous quand je vous parle.
Soğuk sabahlarda erkenden kalkmak bana zor gelir.Je trouve dur de se réveiller tôt par matins froids.
Tren saat dokuzda kalkıyor.Le train part à neuf heures.
Trene vaktinde yetişmek için erken kalktı.Il s'est levé tôt pour attraper son train à temps.
Tom çok erken kalkmak istemedi.Tom n'a pas voulu se réveiller très tôt.
Ayağa kalk!Redresse-toi !
Çok erken kalkarım.Je me lève très tôt.
Tom bu sabah erken kalkmadı.Tom ne s'est pas réveillé tôt ce matin.
Yorgunsun biliyorum, ama kalk!Je sais que tu es fatigué, mais réveille-toi !
Çabuk gel ! Tren kalkıyor.Viens vite ! Le train part.
Bu sabah o çok geç kalktı.Ce matin, il s'est réveillé trop tard.
Çünkü önceki gökle yeryüzü ortadan kalkmıştı.Le premier ciel est une voûte à laquelle la terre est fixée par ses extrémités.
Sabah neden çok yorgun olduğumu ve kalkmak istemediğimi annem ve babam anlamamıştı."Mes parents ne comprenaient pas pourquoi j'étais si fatiguée le matin et je ne voulais pas me lever ».
Müşahede (Contemplation) kul ile Rabbi arasındaki engellerin kalkmasıdır.Il fut fait par eux seigneur de Tibériade et duc de Naxos.
Avrupa, tekrar ayağa kalkmak için Amerikan modelini uygulamaya başlar.Dès lors, l'Europe suit le modèle américain pour se relever.
Togo kalk ayağa!Togolais debout!
Yasak altı ay sonra kalktı.L'interdiction est levée six mois plus tard.
Haydi kalkın, buradan gidelim.Levée du camp et marche.
Michael yeniden kalkar.Karen se réveille.
Sözde Sarıkız kötü yola düşmüş, başka başka insanlarla yatıp kalkıyor diyorlarmış.Un peu mal à l’aise, ils parlent à propos du fait qu’ils n’ont couché avec personne d’autre.
Tommy ise bunu yapmaya kalkışırsa ölecek olanın Lance olacağını söyler.À cause de cela, Lin décide qu'il sera le premier à mourir.
Bu yasak günümüzde kalkmıştır ancak ucuz yolla yapılan bu tür soju hala yapılmaya devam etmektedir.Bien que l'ère de la prohibition soit maintenant révolue, le soju bon marché continue d'être fait ainsi.
1985 yılında Karadağ Köyü Kalkındırma ve Yardımlaşma Derneği kurulmuştur.Cependant, en 1985, une association de promotion et de sauvegarde est créée.
Kalkaleli seslerdendir.Prieuré de Quierzy.
Tekrar Kalküta'ya döndü.Il repart à Calcutta.
Kalkanın her iki tarafında da dört meyveli palmiye ağacı yer almaktadır.Puis, sur les deux tiges ainsi formées, repincer au-dessus de la 4e feuille.
10:26'da USS Enterprise'dan kalkan pike bombardıman uçakları tarafından saldırıya uğradı ve bir isabet aldı.À 10 h 26, il fut attaqué par les bombardiers en piqué de l'USS Enterprise et touché par une seule bombe.
Ve Harry'i öldürmeye kalkar.Harry devra le tuer.
1995 yılında Amerikalılar Arası Kalkınma Bankası tarafından "dünyanın en tehlikeli yolu" ilan edilmiştir.En 1995, la Inter-American Development Bank la nomma comme la « route la plus dangereuse du monde ».
2006 yılında Paris Ekonomik Kalkınma Kurulu başkanı olmuştur.En 2006, il est président du Conseil de développement économique de Paris.
1915 yılı baharında, Dışişleri ve Uluslararası Kalkınma Bakanlığı tarafından Paris'e çağrıldı.Au printemps 1915, il est appelé à Paris par le ministère des Affaires étrangères.
Değiştirildiğine ve Kur'an'dan sonra hükmünün kalktığına inanılır.C'est une révélation pour lui et il décide alors de changer de vie.
Ben ayağa kalkıp "Evet!Il s'éloigne et dit : Alright !.
Ayrıca Kırım'dan ve Nikolaev'den kalkan bombardıman uçakları da muharebeye katıldı.Des bombardiers basés en Crimée et à Mykolaïv ont également participé à la bataille.
Kalkaleli, yankılı (patlamalı) bir sestir.Mahavelo (Farafangana) Mahavelo (Vondrozo)
Kalkışa vergi uygulanır. ^ Custom Regulations, Federated States of Micronesia Visitors BoardArticle détaillé : Référendums aux États fédérés de Micronésie.
Bu yasak daha sonra kalkacaktı.Cette interdiction sera levée par la suite.
Minsk'te yeniden yapılanma ve kalkınma programı 1922 yılında başlanmıştır.Un programme de reconstruction et de développement commença en 1922.
Toprak birkaç defa havaya kalktı ve oturdu.Depuis, l'océan est descendu et remonté plusieurs fois.
Tüm Dinozor türleri ortadan kalkmıştır.Les dinosaures n'ont pas disparu.
Tom Jerry'i gövdesinden ayırmaya kalkışır, ağaçkakan süreklilikle kedinin kafasını gagalar.Tom pourchasse Jerry mais ce dernier utilise son "piège à chat".
Sağ yatıp sağ kalkmışlar!Les femmes sont représentées droites et debout.
Yasaklar kalkınca 1987 seçimleri yapıldı.L'insurrection débute à la suite des élections de 1987,.
Gece tuvalete kalkmak sorunu çözebilir.Elle lui sert à récurer les toilettes.
Karısı ölümcül bir hastalığa yakalandığı için yataktan kalkamamaktadır.Sa femme est clouée au lit à cause d'une maladie.
Artık çoğu yerde kalkmıştır.On la trouve aujourd'hui dans la plupart des régions.
Bu yeni enstitü Avustralya’nın üniversite standartlarını dünya çapında kalkındıracaktır.Ces nouvelles normes vont faciliter la mobilité des comptables à travers le monde.
Tren kalkmak üzeredir.Le train démarre.
(Nasıl kalktınız?)Comment ! tu étais caché ?
STS-107'nin kalkışı, 113. uzay mekiği kalkışıdır.La mission STS-107 fut le 113e lancement de la navette spatiale.
Harry'den evet cevabını alınca kalkar ve Harry'nin ölmüş olduğunu ilan eder.Ayant des doutes sur le coupable, il demande à Harry où est Venom, mais Harry lui répond qu'il l'a détruit.
Halka yaklaş, fasıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk."Assemblez-vous et venez, approchez ensemble, réchappés des nations !
Dr. Loomis aşağı baktığında ise Michael hiçbir şey olmamış gibi yerinden kalkıp gitmiştir.Cependant, quand le Dr Loomis regarde par la fenêtre, Michael a déjà disparu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kalk ile cümle - Sayfa 48 - kalk kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App