Ana içeriğe geç
Sözlük

kalk ile cümle

kalk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tren sürücüsü, düdüğüyle kalkışın sinyalini verdi.The train driver signals the departure with his whistle.
Tom kalkmalı.Tom should be up.
Şimdi sanki üzerimden bir ağırlık kalktı gibi hissediyorum.I feel now as if a weight has lifted from me.
Ben her sabah her zaman altıda kalkarım.I always rise at six every morning.
O, genellikle uyandıktan beş dakika sonra kalkar.She usually gets up five minutes after waking.
Tom kalkmış olabilir.Tom may be up.
Tom ve ben ayağa kalktık.Both Tom and I stood up.
Tom benden önce kalkıyor.Tom gets up earlier than me.
Tom'un ayağa kalkmasına yardım ettim.I helped Tom stand up.
Tom her sabah erken kalkar ve tempolu koşu yapar.Tom gets up early every morning and goes out jogging.
İnşallah Tom kalkmıştır.I hope Tom is awake.
Kalktığın zaman bu sabah kar yağıyor muydu?Was it snowing this morning when you got up?
Bu sabah kalktığın zaman yağmur yağıyor muydu?Was it raining this morning when you got up?
Genelde kalktığım kadar erken kalkmadım.I didn't get up as early as I usually do.
Tom pazar sabahları geç kalkar.Tom gets up late on Sunday mornings.
Bu kadar erken kalkmak istemedim.I didn't want to get up so early.
Tom silah sesine kalktığını söyledi.Tom said the gunshots woke him up.
Tom her zamankinden daha erken kalktı.Tom got up earlier than usual.
Uçağımız 2.30'da kalkar.Our flight leaves at 2:30.
Tom bir saat erken kalktı.Tom got up an hour early.
Ben erken kalkmam.I don't get up early.
Tom 6.30'da kalktı.Tom got up at 6:30.
Tom her gün saat 6.30'da kalkmak zorunda.Tom has to get up at 6:30 every day.
Tom her gün saat 6.30'da kalkmak zorundaydı.Tom had to get up at 6:30 every day.
Sabah erken kalkar mısın?Do you get up early in the morning?
O gemi yarın kalkıyor.That ship leaves tomorrow.
Tom ailesinden önce kalkar.Tom gets up before his parents do.
Tom muhtemelen kalkacak.Tom is probably going to be up.
Tom, Mary'nin kalkmasına yardım etti.Tom helped Mary get up.
Tom erken kalktı.Tom got up early.
Hem Tom hem de Mary ayağa kalktı.Both Tom and Mary stood up.
Tom'u, bugün her zaman kalktığı gibi erken kalkmasına gerek yoktu.Tom didn't need to get up as early today as he usually does.
Yarın tatil, bu yüzden erken kalkmak zorunda değilim.Tomorrow's a holiday, so I don't have to get up early.
Bu sabah erken kalkan tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who got up early this morning.
Tom şimdi eskisinden çok daha erken kalkmak zorunda.Tom now has to get up much earlier than he used to.
Tom kalktı, duş aldı, traş oldu ve giyindi.Tom got up, took a shower, shaved, and got dressed.
Bu sabah erken kalkan tek kişi değilim.I'm not the only one who got up early this morning.
Yarın sabah saat kaçta kalkmak zorundasın.What time do you have to get up tomorrow morning?
Bu sabah kalktığımdan beri başım ağrıyor.I've had a headache since I got up this morning.
Tom'un eskisi kadar erken kalkmasına gerek yoktu.Tom didn't need to get up as early as he did.
Tom ve Mary aynı anda ayağa kalktı.Tom and Mary stood up at the same time.
Tom bu kadar erken kalkmaya alışkın değil.Tom isn't used to getting up so early.
Bu kadar erken kalkmaya alışkın değilim.I'm not used to getting up so early.
Yarın erken kalkmamız gerekiyor.We have to get up early tomorrow.
Tom yarın erken kalkmak zorunda.Tom has to get up early tomorrow.
Bugün öğleye kadar kalkmadım.I didn't get up until noon today.
Sık sık 6.30'dan önce kalkarım.I often get up before 6:30.
Öğleye kadar kalkmadım.I didn't get up until noon.
O geç kalkan biriydi.He was a late riser.
Kalktım ve pencereye doğru yürüdüm.I got up and walked over to the window.
Ayağa kalktım ve masayı temizlemeye başladım.I got up and began clearing the table.
Gündoğumu görmek için erken kalktık.We got up early to see the sunrise.
Neredeyse her gün 6.30'da kalkarım.I get up at 6:30 almost every day.
Düştüm ve kalkamıyorum.I've fallen and I can't get up.
Erken kalkmamın sakıncası yok.I don't mind getting up early.
Kalktım ve dans etmeye başladım.I got up and started dancing.
Ben yarın erken kalkacağım.I'll get up early tomorrow.
Kalktım ve odadan çıktım.I got up and left the room.
Her zamanki gibi saat 6.30'da kalktım.I got up at 6:30 as usual.
Kalktım ve adımlamaya başladım.I got up and began pacing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod