Ana içeriğe geç
Sözlük

kalite ile cümle

kalite kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Renkli, en iyi kalite, siyah mürekkep kullanılmıyor, seçimlik renk düzeltmesiColor, best quality, black ink disabled, optional color correction
Renkli, taslak kalitesi, ekonomik mürekkep kullanımı, hızlı dither, renk düzeltmesi yokColor, draft quality, ink economy, fast dither, no color correction
Renkli, normal kalite, seçimlik renk düzeltmesiColor, normal quality, optional color correction
Renkli, normal kalite, siyah mürekkep kullanılmıyor, seçimlik renk düzeltmesiColor, normal quality, black ink disabled, optional color correction
Kalite TürüQuality Type
Normal Kalite Renkli (4- renk)Normal Quality Color (4-ink)
Fotoğraf Kalitede Renkli (6- renk)Photo Quality Color (6-ink)
360 DPI Yüksek Kaliteli360 DPI High Quality
360 DPI Yüksek Kaliteli Tek Yönlü360 DPI High Quality Unidirectional
Renkli (Taslak Kalite)Color (Draft Quality)
Renkli (Yüksek Kaliteli)Color (High Quality)
Not: Sıkıştırma seviyesi sonucun kalitesini değiştirmez.Note: the compression level does not change the quality of the result.
(Normal Kalite)(Normal Quality)
Kalite/ Bit HızıQuality/ Bitrate
Düşük CPU kullanımı, düşük kaliteNameLow CPU usage, modest quality
Yüksek CPU kullanımı, iyi kalite (DScaler' den adapte edildi www. dscaler. org) NameHigher CPU usage, good quality (adapted from DScaler www. dscaler. org)
Yüksek CPU kullanımı, mükemmel kalite (DScaler' dan uyarlı - www. dscaler. org) NameHigh CPU usage, great quality (adapted from DScaler www. dscaler. org)
Çok yüksek CPU kullanımı, mükemmel kalite (DScaler' dan uyarlı - www. dscaler. org) NameVery high CPU usage, great quality (adapted from DScaler www. dscaler. org)
0: en düşük, 100: en yüksek Kalite0: lowest, 100: highest Quality
Düşük CPU kullanımı, ikiz görüntüde düşük görüntü kalitesiLower CPU usage, less image quality when deinterlacing
Kayıt Kalitesi AyarlarıRecord Quality Presets
Kalitesiz filmleri suçlamıyorum.I would not blame low quality pictures.
Çizimler harika ve bilgisayar programcıların esprileri gerçekten kaliteli.Its artwork is excellent and the programmers' jokes are really cool.
Gıda kalitesinden bahsederken tavizsiz olmalıyız." dedi.We must be strict when talking about food quality," the agency said.
Sırbistan’da hava kalitesi AB standartlarının altına düştüAir quality in Serbia falls behind EU standards
İlk adım olarak da hava kalitesine el atmak gerekiyor.Getting a handle on air quality is the first step.
Sırbistan’daki hava kalite kontrolü AB standartlarına uygun değil. [Getty Images]Air quality control in Serbia is not up to EU standards. [Getty Images]
Bu kayıtlarla hava kalitesi daha doğru şekilde ölçülebilir.Such recording will give a more accurate reading of air quality.
Bununla birlikte, Sırbistan’ın hava kalitesini düzenleyen bir tasarıyı da geçirmesi gerekiyor.At the same time, Serbia must pass a bill on regulating its air quality.
Hava Kalitesini Koruma Tasarısı mecliste oylanmayı bekliyor.The bill on Air Quality Protection, already in Parliament, is awaiting a vote.
Reformla, sektöre rekabet getirilerek kalite seviyesinin yükseltilmesi amaçlanıyor.The reform is intended to bring about better quality service by introducing competition.
Kısıtlı kaynaklar tedavi kalitesini de etkiliyor.Scarce funds are affecting the quality of treatment.
Programın hedefi Arnavut mallarının kalitesini artırmak ve ihracat pazarlarını genişletmek.The programme aims to improve the quality of Albanian goods and expand their export market.
Sarajevo-x adlı Internet portalı kullanıcıları arasında sözlerin kalitesi hakkında bir anket yaptı.The internet portal Sarajevo-x polled its users on the quality of the lyrics.
Yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için bilim alanında ilerleme gerekiyorScientific advancement necessary for quality-of-life improvement
Bilimde ilerleme olmadan, yaşam kalitesinde bir ilerleme veya iyileşme olmaz.Without advances in science, there would be no progress or improvement in the quality of life.
Ve üçüncü unsur ise, ortak ekonomik pazar ve bu pazarda bulunacak yüksek kaliteli ürünler."And the third aspect is the common economic market and high quality products will find that market."
Anket: Makedonlar yaşam kalitesi konusunda kötümserPoll: Macedonians pessimistic about quality of life
Program bunu, yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla insan kaynaklarını seferber ederek başarıyor.It does so by mobilising human resources, with an eye to improving quality of life.
Daha kaliteli iş üreten daha az sayıda insan, amaç bu," dedi.Fewer people with higher quality work, that’s the point," Plavsic said.
Soravia yetkilileri, kalitenin yüksek olduğunu söylüyor.The quality is high, Soravia officials say.
Bunu, sessizliğin kalitesinden anlıyorsunuz.You can sense it by the quality of the silence.
Piyasa bize kimin en yüksek kaliteyi sunduğunu gösterecektir.The market will show who has the most quality to offer.
"Yasaların sayısı çok az, kalite çok düşük ve yasalar başka devletlerden kopyalanıyor."The number of laws is minimal, quality poor, and copying the laws from other states is a practice.
Yeni bir Kosova dairesi yerel ürün kalitesini denetleyecek.A new Kosovo agency will oversee local product quality.
ISP'ler İtalyanlar'ın bile bile kalitesiz bir onarım gerçekleştirdiklerini savlıyorlar.ISPs claim that the Italians did a bad job on purpose.
Kitle iletişim araçlarının çoğalması kaliteyi de beraberinde getiriyor mu?Does the pluralisation of media bring quality?
Bu bir kalite meselesi.It's a question of quality.
Mal yüksek kalitede saf kokain olduğu için karıştırmak için idealdi.The shipment was prime for mixing because it consisted exclusively of pure, high-quality cocaine.
Yeni dernek BH'de yaşam kalitesini artırmayı hedefliyorNew association aims to improve quality of life in BiH
Ben binalarımda teknik şartnamelere uydum, kaliteleri garantili.In all my buildings I have respected the technical requirements and quality is guaranteed.
Atina'ya küçük bir takım gönderiyoruz, ancak sporcuların kalitesi takdir ediliyor.We are sending to Athens a small team, but the qualities of the athletes are appreciated.
Tüm bunlar gerçek anlamda bir kalite ve potansiyelimiz olduğumuzu gösteriyor.That shows we truly have quality and potential.
Bu son derece yüksek bir not ve Filminute'un gösterdiği çalışmaların kalitesini yansıtıyor."That's a very high rating and reflects the quality of the work that Filminute is screening."
Çalışmada nehrin su kalitesinin değerlendirilmesi üzerinde duruldu.The focus was on assessing the river's water quality.
Direkeneli, "İran düşük kalitede (düşük HHV, yüksek kükürt) gaz sağlıyor."They [Iran] supply poor quality (low HHV, high sulphur) gas.
Yoksulların daha kaliteli, gurme şeylere ihtiyacı vardır.Poverty needs the finer things -- gourmet.
Fakat sonuçta, bunların pazar paylarını fiyat ve kaliteleri belirleyecek."But ultimately, their market share will depend on price and quality."
Ahmetay, burada önemli olanın önyargılar değil, fiyat ve kalite olması gerektiğini ileri sürdü.Ahmetaj says that the price and quality should play a role -- not prejudices.
Kurumlar bir dayanak noktası için mücadele ederken, kaliteyle ilgili sorular devam ediyor.Institutions struggle for a foothold, but questions about quality remain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod