Biliyorum ki tiyatro insanların yaşam kalitesini arttırır ve tiyatro iyileştirir.Wiem, że teatr może podnieść jakość życia ludzi, i że teatr może uzdrawiać.
Biliyorum ki tiyatro insanların yaşam kalitesini arttırır ve tiyatro iyileştirir.Yo sé que el teatro puede mejorar la calidad de vida de la gente, y yo sé que el teatro puede curar.
Biliyorum ki tiyatro insanların yaşam kalitesini arttırır ve tiyatro iyileştirir.Ξέρω πως το θέατρο μπορεί να βελτιώσει την ποιότητα ζωής των ανθρώπων, και μπορεί να θεραπεύσει.
Biliyorum ki tiyatro insanların yaşam kalitesini arttırır ve tiyatro iyileştirir.Знам, че театърът може да подобри качеството на човешкия живот, и знам, че театърът може да изцелява.
Biliyorum ki tiyatro insanların yaşam kalitesini arttırır ve tiyatro iyileştirir.Я знаю, что театр может улучшать качество человеческой жизни и я знаю, что театр может лечить.
Biliyorum ki tiyatro insanların yaşam kalitesini arttırır ve tiyatro iyileştirir.אני יודעת שתאטרון יכול לשפר את איכות חיי האנשים, ואני יודעת שתאטרון יכול לרפא.
Biliyorum ki tiyatro insanların yaşam kalitesini arttırır ve tiyatro iyileştirir.اؤمن بقدرة المسرح في تحين جودة الحياة أؤمن بقدرته الشفائية
Biliyorum ki tiyatro insanların yaşam kalitesini arttırır ve tiyatro iyileştirir.人を癒したり出来ると知っています 以前2年間病院で臨床道化師として働いていました
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.A koflíků zlatých dvadceti, každý v tisíc drachem, a dvě nádoby z mosazi nejlepší, tak vzácné jako zlato.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.dvadsať zlatých pohárov v hodnote tisíc daríkov a dve nádoby z medi výborného lesku, vzácne jako zlato.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.in dvajset zlatih čaš, vrednih tisoč darikov, in dve zlatožarni bronasti posodi, dragi ko zlato.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.Inoltre: coppe d'oro venti: di mille darici; vasi di bronzo pregiato e lucente: due, preziosi come l'oro
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.또 금잔이 이십개라 중수는 일천 다릭이요 또 아름답고 빛나 금 같이 보배로운 놋그릇이 두 개라
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.og tyve gullbeger til en verdi av tusen dariker og to kar av fint skinnende kobber, kostelige som gull.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.tyve Guldbægre til 1.000 Darejker og to Kar af fint, guldglinsende Kobber, kostbare som Guld.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.vingt coupes d`or valant mille dariques, et deux vases d`un bel airain poli, aussi précieux que l`or.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.zwanzig goldene Becher, tausend Goldgulden wert, und zwei eherne, köstliche Gefäße, lauter wie Gold.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.και εικοσι φιαλας χρυσας, χιλιων δραχμων, και δυο σκευη εκ χαλκου στιλβοντος καλου, πολυτιμα ως χρυσιον.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.двадесет златни паници, хиляда драхми на тегло, и два съда от добра лъскава мед, скъпоценни като злато.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.и чаш золотых – двадцать, в тысячу драхм, и два сосуда из лучшейблестящей меди, ценимой как золото.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.וכפרי זהב עשרים לאדרכנים אלף וכלי נחשת מצהב טובה שנים חמודת כזהב׃
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.وعشرين قدحا من الذهب الف درهم وآنية من نحاس صقيل جيد ثمين كالذهب.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.金 碗 二 十 個 、 重 一 千 達 利 克 、 上 等 光 銅 的 器 皿 兩 個 、 寶 貴 如 金
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.金 碗 二十 個 、 重 一千 達 利克 、 上等 光銅 的 器皿 兩個 、 寶貴 如 金
Birbaşka görev ise hava ve su kalitesinin kontrolDalšímúkolem je kontrolovat kvalitu ovzduší a
Birbaşka görev ise hava ve su kalitesinin kontrolHo la sensazioneche vi siano già verificati cambiamenti
Birbaşka görev ise hava ve su kalitesinin kontrolNekik kell értékelniük
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.참을성 없는 사람들 중 다수가 수질과 공기질에 대해 걱정을 많이 합니다.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Molti impazienti sono molto preoccupati della qualità dell'acqua e dell'aria.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Muchos impacientes están muy preocupados con la calidad del agua y del aire.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Muitos impacientes preocupam-se com a qualidade da água e do ar.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Mulți impacienți sunt foarte preocupați de calitatea apei și a aerului.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Rất nhiều người đang lo lắng về chất lượng nguồn nước và không khí.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Sok "türelmetlen" aggódik a víz és a levegő minősége miatt.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Veel ongeduldigen zijn zeer verontrust over water- en luchtkwaliteit.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Viele Ungeduldige sind sehr besorgt um die Wasser- und Luftqualität.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Wielu niecierpliwców jest zaniepokojonych jakością wody i powietrza.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Πολλοί από τους ανυπόμονους ανησυχούν ιδιαίτερα για την ποιότητα νερού και αέρα.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Многие "нетерпеливые" очень обеспокоены качеством воды и воздуха.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.Много нетърпеливци са загрижени за качеството на водата и въздуха.
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.מטופלים חסרי-סבלנות רבים מודאגים מאיכות המים והאוויר
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.كثير من عديمي الصبر مهتمون بشدة بجودة المياه والهواء .
Birçok sabırsız su ve hava kalitesine ilişkin çok endişeliler.そこで私たちは 消火栓に目をつけました
Bir hizmetin etkinliği verilen hizmetin kalitesine bağlıdır.A eficácia de qualquer serviço depende da qualidade dos cuidados prestados.
Bir hizmetin etkinliği verilen hizmetin kalitesine bağlıdır.De doeltreffendheid van een programma hangt af van de kwaliteit van de geboden zorg.
Bir hizmetin etkinliği verilen hizmetin kalitesine bağlıdır.Die Wirksamkeit jeder einzelnen Leistung ist von der Qualität der angebotenen Betreuung abhängig.
Bir hizmetin etkinliği verilen hizmetin kalitesine bağlıdır.Effektiviteten af enhver tjeneste afhænger af kvaliteten af den udbudte behandling.
Bir hizmetin etkinliği verilen hizmetin kalitesine bağlıdır.Eficien†a oric≤rui serviciu depinde de calitatea îngrijirilor pe care le ofer≤.
Bir hizmetin etkinliği verilen hizmetin kalitesine bağlıdır.Hur effektiv en insats är beror på kvaliteten hos den vård som ges.
Bir hizmetin etkinliği verilen hizmetin kalitesine bağlıdır.La efectividad de cualquier servicio dependerá de la calidad del cuidado dispensado.
Bir hizmetin etkinliği verilen hizmetin kalitesine bağlıdır.L’efficacité de tout service dépend de la qualité des soins donnés.
Bir hizmetin etkinliği verilen hizmetin kalitesine bağlıdır.Palvelujen tehokkuus on suoraan riippuvaista tarjotun hoidon laadusta.
Bir hizmetin etkinliği verilen hizmetin kalitesine bağlıdır.Učinkovitost vseh storitev je odvisna od kakovosti ponujene oskrbe.
Bir hizmetin etkinliği verilen hizmetin kalitesine bağlıdır.Η αpiοτελεσµατικότητα οpiοιασδήpiοτε υpiηρεσίας θα εξαρτηθεί αpiό την piοιότητα της piαρεχόµενης µέριµνας.
Bir hizmetin etkinliği verilen hizmetin kalitesine bağlıdır.Ефикасността на всяка услуга зависи от качеството на предоставените грижи.
Bir hükümet görevlisi yerli mallar kullanmalı. Ama kalitesi çok farklı.Quan triều đình nên dùng kiệu trong nước, nhưng chất lượng rất khác.
Bir hükümet görevlisi yerli mallar kullanmalı. Ama kalitesi çok farklı.Un oficial del Gobierno debería usar productos de casa, pero la calidad es tan diferente.
Bir hükümet görevlisi yerli mallar kullanmalı. Ama kalitesi çok farklı.Правителството използва домашно производство, мислят, че на китайските качеството им е лошо.
Bir insan 3 yıl boyunca eğitim verdikten sonra, eğitme kalitesi değişmiyor.가르치는 기술이 느는 것은 교사가 되고 나서 첫 3년입니다. 그 이후론 유지죠.
Bir insan 3 yıl boyunca eğitim verdikten sonra, eğitme kalitesi değişmiyor.Akonáhle je niekto učiteľom tri roky, kvalita ich vyučovania sa už ďalej nemení.