Beslenme kalitesiyle ilgili diğer bir gösterge ise ortalama boydur.Toinen kauneuteen vaikuttava piirre on keskimääräisyys.
Bölge şarabı çok kaliteli ve meşhurdur.Moldovan viini on jopa arvostettua ja kuuluisaa.
Kalitenin izlenebilirliği: Kalite herkesin işi olduğu için hiç kimsenin işi haline gelebilir.Karma ei merkitse kohtaloa, sillä jokainen voi vaikuttaa omaan käytökseensä.
Eserlerinde, kırılgan, çocuksu bir kalite vardı ve bu yüzden de küçük boyutluydular.Ruumiinrakenteeltaan hän oli hintelä ja pieni, ja hän oli myös syntynyt keskosena.
Bunların birinde meydana gelebilecek olumsuzluk ürünün kalitesini düşürecektir.Liian suuret varmuuden voivat toisaalta pienentää tuotteen hyödyllisyyttä.
Kalite ve inovasyon bağıntılıdır.Keskusteluissa luovuudella ja innovatiivisuudella on yhteyksiä.
Estap ürünleri ve servisi DIN EN ISO 9001:2008 kalite güvence sistemi kapsamındadır.Laatujärjestelmät ovat uusimman ISO 9001:2008 -laatujärjestelmästandardin mukaisia.
Ölçülen kalite karakteristiği değerleri bu alt ve üst limit arasında değişmektedir.Tämän painepinnan korkeus vaihtelee korkea- ja matalapaineiden mukaan.
Mükemmel kalitede içme suyu Almanya'da ülkenin he yerinde herhangi bir zaman temin edilebilmektedir.Πόσιμο νερό άριστης ποιότητας είναι διαθέσιμο παντού και ανά πάσα στιγμή στη Γερμανία.
Almanya, Avrupa'nın birçok kaliteli akademik kuruluşuna ev sahipliği yapmaktadır.Η Γερμανία είναι η έδρα μερικών από τα καλύτερα ακαδημαϊκά κέντρα στην Ευρώπη.
Yunan ırkı ise diğerlerine göre daha ölçülü,daha kaliteli,ama daha pahalıdır.Το δε ελληνικό στοιχείο υπερείχε και ποσοτικά αλλά και ποιοτικά.
Köyde yüksek kaliteli enginar üretimi yapılmaktadır.Στο χωριό παράγονται εξαιρετικής ποιότητας κεράσια.
Ayrıca kaliteli tütün yetiştirme konusunda köy halkı yörede ün yapmıştır.Ο Ξενόπουλος μας πληροφορεί ότι το χωριό παρήγαγε εξαιρετικής ποιότητας καπνά.
Yayın kalitesi 1080i video kalitesi ise MPEG4/H.264'tür.Η μετάδοση γίνεται με εικόνα 1080i και με κωδικοποίηση MPEG4 / H.264.
Alüminyum kullanımı sönümleme kalitesini arttırırken, magnezyum kullanımı kubbe sertliğini artırır.Η χρήση του αλουμινίου βελτιστοποιεί την απόσβεση, ενώ το μαγνήσιο αυξάνει την ακαμψία του θόλου.
Çünkü bu durumda görüntü kalitesi düşer.Έτσι, μειώνεται η ποιότητα της εικόνας.
Birçok kaliteli otel bu bölgede bulunmaktadır.Εκεί βρίσκονται πολλά ξενοδοχεία διαφόρων κατηγοριών.
Bu sayede kullanıcılar arama motorlarında hedef kelimeleri ile alakalı en kaliteli içeriğe ulaşmış olurlar.Οι καταναλωτές ψάχνουν με 'λέξεις κλειδιά' για προϊόντα μέσω των μηχανών αναζήτησης.
Döngü sonunda zaman zaman kalitesiz ürünler çıkmasıyla sonuçlandığı durumlar da görülmüştür.Στο τέλος της περιόδου παρατηρείται το γεγονός της εξαφάνισης ειδών.
Dikkat süresi kısa ve dikkat kalitesi yetersizdir.Ο ύπνος τους είναι ανεπαρκής και χαμηλής ποιότητας.
Ürün/hizmet kalitesi gelişir.Παροχή προϊόντων και οι υπηρεσιών υψηλής ποιότητας.
Bu payların bütününe kalite maliyeti denilir.Τα κόστη αυτά καλούνται κόστη αντιπροσώπευσης.
Bunlardan ilki kalite çemberlerinden beklentilerdir.Υπήρξε από τους πρώτους οικιστές της Εκάλης.
Düşük kalitedeki AEG’ler.Αρχή του ελαχίστου χρόνου.
Ücretsiz ve kaliteli sağlık sistemi kurmak.Et gratis sundhedssystem.
Bu şarap kalitesini gösterir.Dette egner vinen sig fortrinligt til.
Saldırıların eşiğinde, sayı ve kalite avantajı Sovyetlerdeydi.Der hvor angrebet blev sat ind var de sovjetiske fordele i antal og kvalitet overvældende.
Bu sayede öğrenciler çok kaliteli bir eğitim almaktadır.Her får eleverne en grundlæggende erhvervsuddannelse.
Kalite bir yönetim şeklidir.Det er nærmere en ledelsesform.
Bununla birlikte hepsi yazılım kalitesini geliştirmeye yardımcı olur.Enhver kan få sit manuskript videreudviklet.
Üst katında kaliteli bir lokanta bulunmaktadır.Der er også en restaurant på toppen.
Kaliteli kameralar pahalıdırlar ve kolayca hasar görürler.Kameraerne er af meget høj kvalitet og dermed også dyre.
Ege bölgesi linyitleri oldukça kalitelidir.Etnografien i området er ret kompliceret.
Üretilen malzemenin kalitesini etkileyen çok önemli bir unsurdur.Situationen er helt skæv, hvad angår kvaliteten af den mad, vi spiser.
Birçok kaliteli otel bu bölgede bulunmaktadır.Der er mange hoteller i byen.
Eserlerinde, kırılgan, çocuksu bir kalite vardı ve bu yüzden de küçük boyutluydular.De havde en tredje, underudviklet arm, som blev fjernet, da de var små.
Kopyalar fiyat ve kalite bakımından çok büyük farklılıklar ve çeşitli kusurlar görülebilir.Der kan være stor forskel på både kompleksitet og pris.
Ayrıca özsaygı, yaşam kalitesini arttırma isteği, kendine güvende motivasyonu sağlar.En høj moral, inklusiv villighed til at risikere sin egen sikkerhed i det godes tjeneste.
Kalite şartlarına uygunluktur.Fortielser om rammevilkår.
Bazı durumlarda, SQC güçlü ve gerkli bir kalite teminatı olabilir ; ancak yüksek performansı garanti etmez.GEPJ hjælper et stykke ad vejen, men er ikke tilstrækkeligt.
İsveç'teki sağlık hizmetleri kalitesi, diğer gelişmiş ülkelerle benzerlik gösterir.Helsetilbudet til innbyggerne i Sverige har tilsvarende kvalitet som andre utviklede nasjoner.
Ayrıca Çehov'a yavaşlaması, az yazması ve edebi kaliteye odaklanması konusunda tavsiyelerde bulunmuştur.Videre anbefalte han Tsjekhov å sette ned farten, skrive mindre og konsentrere seg om litterær kvalitet.
Kalite ve ücret havayolu şirketlerinin ekonomisine göre de değişebilir.Hvordan påvirker skatter og avgifter privat økonomi?
Bu şarap kalitesini gösterir.Dette gir vinen bedre holdbarhet.
Büyük değerler yüksek öğrenim kalite standartlarini koruyarak korunur.Her benyttes datatypen real til å lagre fakultetverdier.
Çömlekçilik kalitesi ise her zaman yüksektir.Nærhet til vann er imidlertid alltid viktig.
Böylece daha kaliteli bir yayın izlenebilecektir.Vel å merke i en litt tryggere utgave.
Farklı kalite ve ağırlıklarda mevcuttur.Den finnes i flere typer av størrelser og tyngde.
Yüksek kalitede yapı taşları Mısır'da bolca vardı.Byggesteiner av høy kvalitet var det rikholdig av i Egypt.
Bu Üniversite de çalışmaların yüksek kaliteli olduğunu doğrulayan en önemli belirtilerinden biridir.Dette er en av de viktigste attestene for å vise til en høy kvalitet på studiene ved universitetet.
Yüksek kalitede (High-Fidelity) ses depolama ortamıdır.Hi-fi eller high fidelity er mest brukt om lydgjengivelse av høy kvalitet.
Çünkü zeytin bekletilirse fermante olur, bu ise zeytinyağının kalitesinin düşmesine yol açar.Oliven som har ligget lenge å bakken kan føre til at olivenoljen blir av dårligere kvalitet.
Yapılacak bu denetim çalışmalarına ise kalite denetimi adı verilmektedir. ^Dette stadiet av etterforskingen kalles også for utenrettslig etterforsking.
Cücelerin çok kaliteli zırhlar yapmak konusunda şöhreti vardır.Kalkmaleriene er av høy kunstnerisk kvalitet.
İngiltere'nin kalitesiz müzik döneminde en çok satılan albüm oldu.Salmeboka ble reformasjonstidens viktigste salmebok.
Kalite öncelik taşır (Jidoka).Disen (Hamar) i Hamar.
Yayıncı ayrıca şekillerin kalitesinden sorumludur.Prosjektlederen er også ansvarlig for kvalitetssikring av data.
Toplumda kaliteli portre çizimleriyle tanındı.Han er kjent for sjangermalerier og portretter fra sosieteten.
Kalite hedeflerinin SMART Olması sağlanmalıdır.Forstår du ikke at dine forbryterske planer er åpenbare?
Madlax'ın animasyon kalitesi genel olarak kabul görmüştür..Faktisk ble LE selskapets mestselgende modell totalt.