Yüksek kaliteli devrelerde, T' aralığı T'ye kıyasla nispeten küçüktür.Além dos motores, diferenciava-se da versão T em pequenos detalhes.
Yıllardır kalitesini korumuştur.Deus guarde a Vossa Excelência há muitos anos.
Elde edilen yaprak oldukça lezzetli ve kalitelidir.A pouca lapa que se apanha é de boa qualidade e muito saborosa.
Kol egzersizleri yapmak yaşam kalitesini arttırmak için tek başına yeterli değildir.Realizar exercícios no braço isoladamente não aparenta melhorar a qualidade de vida.
Ücretsiz ve kaliteli sağlık sistemi kurmak.Manter um ambiente de trabalho seguro e saudável.
Bu sayede öğrenciler çok kaliteli bir eğitim almaktadır.Estudantes pagam preço especial.
Video ve ses yüksek kalitede mevcuttur.A imagem e o som digital são superiores em qualidade.
Ne kadar yalnız olduklarını, arkadaşlarının sayısı değil, arkadaşlıklarının kalitesi belirler.Para eles, a qualidade das amizades, não o número de amigos, determina o quão sós se sentem.
Ege bölgesi linyitleri oldukça kalitelidir.As anileiras da região eram de alta qualidade.
Dolayısıyla bu yöntemde üretilen namlular hem çok kaliteli hem de çok vasat olabilirler.Ou seja, os prejuízos sociais que tal indivíduo sofrerá serão grandes e bastante reais.
Pazarlarda tüketiciler yüksek kaliteli ürünü düşük fiyata bulma imkânı sağlarlar.Muitos turistas param para comprar os produtos por preços acessíveis.
Tedavide amaç, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek, sağlıklı bir ömür sürmesini sağlamaktır.As finalidades do tratamento são prolongar a vida do paciente e melhorar a sua qualidade de vida.
Yapılacak bu denetim çalışmalarına ise kalite denetimi adı verilmektedir. ^Dentre estas, quando tem o propósito de investigação, é denominada comissão parlamentar de inquérito.
Toplam Kalite Yönetimi.A execução propriamente dita.
İsveç'teki sağlık hizmetleri kalitesi, diğer gelişmiş ülkelerle benzerlik gösterir.Dentro de casa a vida dos suíços é igual a de todos os países desenvolvidos.
Balın kalitesini ise bu %7'lik karışım belirler.Ao redor de 7% da energia que chega se dispersa desta maneira.
Bu hizmetler geliştirilmeli ve incelenmeli ki istenilen hizmet kalitesine ulaşılabilsin.Assim eles tem que passar por testes para ver se são aptos a receber o poder.
Kalite İşlev Yayılımı Hoshin Kanri ile yakından ilişkilidir.A história de Major Vieira está intimamente ligada a Canoinhas.
C4 (Composition C-4), yüksek kaliteli ve çok yüksek patlama hızına sahip askerî bir plastik patlayıcıdır.O C-4 ou "Composition C-4" é uma variedade comum de explosivo plástico de uso bélico.
Sessiz, yüksek baskı kalitesine sahip ve diğer yazıcılara göre daha hızlıdır.O tratamento de imagens é mais simples, mais rápido e com mais possibilidades que outros editores de texto.
Sahip olduğu gelişmiş altyapı, yüksek yaşam kalitesi, ve en yüksek beklenen yaşam süresine sahiptir.Tudo objetivando lhes dar a melhor qualidade de vida, no tempo de vida que ainda tiverem.
Bu ikinci yöntemde görüntü kalitesi çok tatminkar değildir.O uso da magia é menos importante nesta segunda série.
İngiliz koloniciler bu adada şeker kamışı plantasyonları kurup çok iyi kaliteli şeker üretmeye koyuldular.Deve-se aos franciscanos desta época a descoberta de um poço de água doce na ilha.
Tırpan fiyatları menşei, markası, modeli ve kalitesi açısından farklılık gösterebilir.Eles podem variar dramaticamente em sabor, qualidade e equilíbrio.
Nolan resim kalitesini optimize etmek için The Dark Knight gibi filmde IMAX kameralar fazla kullanılmıştır.Nolan usou câmeras IMAX durante a maior parte das filmagens para otimizar a qualidade da imagem.
Bazı çanak parçalarının çok iyi kalitede olduğu belirtilmektedir.Ele explicava porque algumas partículas fundamentais tinham massa.
İstanbul'un 39 ilçesi arasında yaşam kalitesi endeksi sıralamasında 12. Sıradadır.Na 3ª edição da Casa dos Segredos o botão dos segredos soou 39 vezes.
Birçok kaliteli otel bu bölgede bulunmaktadır.Muitos edifícios de alto valor estão localizados na região.
Optimizasyon ayrıca izleme ağ kalitesi ile video kalitesi bozulması ile elde edilir.S-Video possui melhor qualidade do que conexões de vídeo composto.
Kalite sürekli gelişimi gerektirir.As penas exigem manutenção constante.
Orkların zırhları, elflerinki kadar kaliteli olmasa da işe yarar sağlamlıktadır.Também é sabido que sua armadura, embora inferior àquelas dos Elfos e Anões, é bastante eficiente.
Kalitelik bir işçilik görülür.Utilizando mão-de-obra de melhor qualidade.
Sera ürünlerinin kalitesi sürekli artan kalite kontrolleri ile devamlı yükselmiştir.As Cabras melhoraram sob a posse de Stöger continuamente.
Kalite güvencesi: Proje yöneticisi tarafından yapılır.FIFA: Sobre o Comitê Executivo.
Firmanın ürünleri kalitesi ve pahalılığıyla bilinir.Esta fábrica tornou-se conhecida e respeitada graças à qualidade de seus produtos e serviços.
Bu da, daha kaliteli çelik üretimine imkân sağlamaktadır.Daardoor werd het veel gemakkelijker om kwalitatief hoogwaardig staal te vervaardigen.
Amacım, böyle kaliteli işlerle devam etmek."Ik zal trachten ze op een waardige manier door te komen".
Daha kaliteli görüntü sağlar.Zij bieden echter wel een beter beeld.
Ayrıca kaliteli şaraplık üzümler yetişmektedir.Eveneens een kwaliteitswijngebied.
Ürün/hizmet kalitesi gelişir.Kwaliteitsverbetering in de dienstverlening.
Çömlekçilik kalitesi ise her zaman yüksektir.De kwaliteit van dit conservatorium is altijd als hoog beschouwd.
Buna karşın kaliteli tarım ürünleri tercih edilir.Producten van hoge kwaliteit worden geprefereerd.
Sıralama en düşük kaliteden en yüksek kaliteye doğru yapılmıştır.De reeksen lopen van laagste naar hoogste kwalificatienorm.
Bu faydalar da işletmeye zaman, kalite, maliyet, hız ve kâr olarak geri dönmektedir.Op hun beurt hangen hier weer zaken als klemtoon, ritme en duur van af.
Her iki sürümün de baskı kaliteleri düşüktü.Beide bundels zijn in druk verschenen.
Kalitesine göre farklılık arzederler.Dit vanwege van het kwaliteitsverschil.
Toplam Kalite Yönetimi.Effectief leiding geven.
16:9 biçiminde yayın yapılan görüntülerin kalitesini görsel biçimde geliştirir.16:9 is een bekend breedbeeldformaat.
Martini, kaliteli bir kokteyl ve vermut çeşidi.Martini (cocktail), een cocktail.
Bu süreçte kalite ödülleri ortaya çıkmış ve önemli bir değer kazanmıştır.In die tijd werden relieken erg vereerd en zulke giften waren heel erg waardevol.
Kalitesi 60x60 olarak adlandırılır.Het grootste deel heet M60.
Uygulamalar, oldukça iyi kalitededir.De botten zijn in relatief goede conditie.
Dursunbey çamı Dünyaca ünlü ve kalitelidir.De collectie Fabergé is wereldberoemd en uniek.
Ancak, önemli olan sadece onların işlevi değil aynı zamanda onların kalitesidir.Dat acht ik niet alleen mijn recht, maar zelfs mijn plicht.
Bu şekilde daha az kaliteli fakat daha düşük maliyet ile ürün elde edilir.Deze laatste procedure is eenvoudiger, maar het product is ook van mindere kwaliteit.
Oldukça kaliteli bir hamur kullanılmıştır.Hier wordt hoge kwaliteit gebruikt.
En yaygın ve en kaliteli akustik gitar markaları Takamine, Fender, Gibson, Ibanez'dir.Het is een beduidend minder bekend merk dan Fender, Gibson of Ibanez.
Bu ciltler zamanının standartlarına göre çok kaliteli idi.Het geleverde werk was -naar de normen van de tijd- van hoge kwaliteit.
Balıkların yetiştirildiği tanklar iyi kalitede suya ihtiyaç duyar.Kweken van de vis stelt hoge eisen aan de waterkwaliteit.
Sahtecilikler kalitelerine göre sınıflara ayrılmaktadır.In de brugklas worden leerlingen ingedeeld op niveau.