Ancak Küstrin kalesinde daha şiddetli bir direnç gösterildi.Der var imidlertid stærkere modstand, da man nærmede sig fæstningen Küstrin.
Golü attığında Ankaragücünün kalesinde Serkan Kırıntılı vardı.Ved pågripelsen hadde kapreren selv stikkskader.
Savaştan sonra yakalanır, Devizes Kalesinde Cardiff'e nakledilene kadar 20 yıl esir tutulur.Robert ble tatt til fange og ble fengslet i slottet Devize i nesten 20 år før han ble overført til Cardiff.
Kırmızı Kraliçe kalesinde, gerçek kimliğinden habersiz olduğundan, Alice'i misafir olarak ağırlar.Ratu Merah tidak menyadari identitas Alice dan karena itu ia disambut sebagai tamu.
XIV. Eric, 13 Aralık 1533 sabahı saat 9'da Tre Kronor kalesinde doğmuştur.Eric XIV sinh tại lâu đài Tre Kronor, lúc 9 giờ sáng ngày 13 tháng 12 năm 1533.
Turun sonunda gemi, Danzig'de, Westerplatte kalesinde yer alan bir Polonya askeri deposunun karşısına çekildi.Sau khi hoàn tất chuyến đi, con tàu đã đi đến cảng Danzig đối diện với pháo đài của Ba Lan tại Westerplatte.
Orada Fort Douglas kalesinde albay Connor'u ziyaret eder ve ondan yeğenini kurtarabilmek için yardım ister.ソルトレイクシティに着くと、ダグラス砦にコナー大佐を訪ね、その甥を取り戻すための援助を請うた。
Bunun üzerine Adil Kitboğa sığınmış olduğu Şam iç kalesinden ayrılarak Salhad'a gitti.清吉(せいきち) 松屋の奉公人で実家へ帰っていたために難を逃れた。
Bu yılda Danimarka ve İsveç kralları kent kalesinde görüştü.この年、斉の湣王や魏の襄王が韓を来訪した。
Turun sonunda gemi, Danzig'de, Westerplatte kalesinde yer alan bir Polonya askeri deposunun karşısına çekildi.在这次旅程结束后,该舰被拖入了位于西盘半岛波兰军用仓库对面的但泽港口。
Bunun üzerine Adil Kitboğa sığınmış olduğu Şam iç kalesinden ayrılarak Salhad'a gitti.而在眾多候選者中脫穎而出的是來自愛知縣的鈴木實里。
On İki Havari’den biri olan Aziz Matthias’ın mezarının Gonio kalesinde olduğuna inanılır.12사도 가운데 한 명인 성 마티아의 무덤이 고니오 요새 내에 있다고 믿어진다.
Türkiye Kupası'nda ise 6 maça çıkan oyuncu kalesinde 7 gol görmüştür.또한 같은 해 일본 시리즈에서는 전체 7경기 중 6경기에 등판했다.
XIV. Eric, 13 Aralık 1533 sabahı saat 9'da Tre Kronor kalesinde doğmuştur.אריק נולד בטירת שלושת הכתרים בבוקרו של ה-13 בדצמבר 1533.
1134 yılında Cardiff kalesinde seksenlerinin başlarında ölür.הוא מת בשנת 1134 בטירת קארדיף שבוויילס.
Kuşatılmış Korint kalesinde, 1207/1208 yılında Leo Sgouros, intihar etti.През 1207/1208 г., обсаден от кръстоносците в Коринстската крепост, Лъв Сгура се самоубива.
Bu yeni bayrak ilk defa 3 Eylül 1992'de saat 20:22'de Bratislava kalesinde dikildi.Prvýkrát zaviala pred Bratislavským hradom 3. septembra 1992 o 20:22.
Ancak Küstrin kalesinde daha şiddetli bir direnç gösterildi.Oveľa vážnejšia situácia nastala v Kotorskej boke.
Üçüncü grup ise sarp İnlik kalesinde bulunmaktaydı.Čia buvo norėta padaryti pavyzdinę sulaikymo vietą Trečiajame Reiche.
Golü attığında Ankaragücünün kalesinde Serkan Kırıntılı vardı.Murest aru saades hüppas Kalevipoeg kaevu.
Görümde kendimi Elam İlindeki Sus Kalesinde, Ulay Kanalının yanında gördüm.Ich war aber in solchem Gesicht zu Schloß Susan im Lande Elam, am Wasser Ulai.
Görümde kendimi Elam İlindeki Sus Kalesinde, Ulay Kanalının yanında gördüm.내가 이상을 보았는데 내가 그것을 볼 때에 내 몸은 엘람도 수산성에 있었고 내가 이상을 보기는 을래 강변에서니라
Görümde kendimi Elam İlindeki Sus Kalesinde, Ulay Kanalının yanında gördüm.ואראה בחזון ויהי בראתי ואני בשושן הבירה אשר בעילם המדינה ואראה בחזון ואני הייתי על אובל אולי׃
Görümde kendimi Elam İlindeki Sus Kalesinde, Ulay Kanalının yanında gördüm.فرأيت في الرؤيا وكان في رؤياي وانا في شوشن القصر الذي في ولاية عيلام. ورأيت في الرؤيا وانا عند نهر أولاي
Görümde kendimi Elam İlindeki Sus Kalesinde, Ulay Kanalının yanında gördüm.我 見 了 異 象 的 時 候 、 我 以 為 在 以 攔 省 、 書 珊 城 中 . 〔 城 或 作 宮 〕 我 見 異 象 又 如 在 烏 萊 河 邊
Görümde kendimi Elam İlindeki Sus Kalesinde, Ulay Kanalının yanında gördüm.我 見 了 異象 的 時候 、 我 以為 在 以 攔省 、 書珊 城中 . 〔 城 或 作宮 〕 我 見異 象 又 如在 烏萊 河邊
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:A našla sa v Achmete na hrade, ktorý je v Médskej krajine, jedna kniha, v ktorej bolo takto napísané na pamäť:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:e a Ecbàtana, la fortezza che è nella provincia di Media, si trovò un rotolo in cui era scritto
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:És találtaték Akhméta várában, a mely Média tartományában van, egy tekercs, melyre emlékezetül ez vala írva:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:In našli so v Ahmeti, na gradu, ki je v pokrajini Medijski, zavitek, in v njem je bilo takole pisano v spomin:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:메대도 악메다 궁에서 한 두루마리를 얻으니 거기 기록하였으되
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:Người ta tìm được trong đồn ở Éc-ba-tan tại tỉnh Mê-đi, một cuốn giấy trên đó có di tích như vầy:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:Người_ta tìm được trong đồn ở Éc - ba-tan tại tỉnh Mê-đi , một cuốn giấy trên đó có di_tích như_vầy :
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:Och i Ametas borg, i hövdingdömet Medien, fann man en bokrulle i vilken följande var upptecknat till hågkomst:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:og man fandt da i Borgen i Ameta i Landsdelen Medien en Skriftrulle, hvori der stod: "Til Ihukommelse.
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:Şi s'a găsit la Ahmeta, capitala ţinutului Mediei, un sul pe care era scrisă această aducere aminte:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:И найден в Екбатане во дворце, который в области Мидии, один свиток, и в нем написано так: „Для памяти:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:והשתכח באחמתא בבירתא די במדי מדינתה מגלה חדה וכן כתיב בגוה דכרונה׃
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:فوجد في احمثا في القصر الذي في بلاد مادي درج مكتوب فيه هكذا. تذكار.
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:在 瑪 代 省 、 亞 馬 他 城 的 宮 內 、 尋 得 一 卷 、 其 中 記 著 說
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:在 瑪代省 、 亞馬 他 城 的 宮內 、 尋得 一 卷 、 其中 記著說
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.Azokban a napokban, a mikor Ahasvérus király üle királyi székében, a mely Susán várában volt,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.En aquellos días, cuando el rey Asuero se había sentado en su trono real que estaba en Susa, la capital
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.et le roi Assuérus était alors assis sur son trône royal à Suse, dans la capitale.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.i de dager da kong Ahasverus satt på sin kongetrone i borgen Susan,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.i hine Dage, da Kong Ahasverus sad på sin Kongetrone i Borgen Susan, tildrog der sig følgende.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.Împăratul Ahaşveroş şedea atunci pe scaunul lui împărătesc la Susa, în capitală.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.in quel tempo, dunque, il re Assuero che sedeva sul trono del suo regno nella cittadella di Susa
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.khi vua ngự ngôi vương quốc tại Su-sơ, kinh đô người,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.khi vua ngự ngôi vương_quốc tại Su-sơ , kinh_đô người ,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.당시에 아하수에로왕이 수산 궁에서 즉위하고
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.kun kuningas Ahasveros istui kuninkaallisella valtaistuimellansa, joka oli Suusanin linnassa, tapahtui tämä.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.que, estando o rei Assuero assentado no seu trono do seu reino em Susã, a capital,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.und da er auf seinem königlichen Stuhl saß zu Schloß Susan,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.under den tiden, medan konung Ahasveros satt på konungatronen i Susans borg, tilldrog sig följande.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.v tistih dneh, ko je sedel kralj Ahasver na kraljestva svojega prestolu, ki je bil v gradu Susanskem,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.Že toho času, když seděl král Asverus na stolici království svého, jenž byla v Susan, městě královském,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.že v tých dňoch, keď sedel kráľ Ahasver na tróne svojho kráľovstva, ktorý bol na hrade Súsane,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.Że za onych dni, gdy siedział król Aswerus na stolicy królestwa swego, która była w Susan, mieście stołecznem,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.в ония дни, когато цар Асуир бе седнал на престола на царството си в столицата Суса,