RAB halkının gücüdür, Meshettiği kralın zafer kalesidir.الرب عزّ لهم وحصن خلاص مسيحه هو.
RAB halkının gücüdür, Meshettiği kralın zafer kalesidir.耶 和 華 是 他 百 姓 的 力 量 、 又 是 他 受 膏 者 得 救 的 保 障
RAB halkının gücüdür, Meshettiği kralın zafer kalesidir.耶和華 是 他 百姓 的 力量 、 又 是 他 受膏者 得救 的 保障
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.당시 샌프란시스코 항에는 약 1,300명의 군인이 있었습니다.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.A San Francisco-i erődben kb. 1300 katona volt.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.Das Fort von San Francisco hatte damals etwa 1.300 Soldaten.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.El fuerte en San Francisco en esa época tenía cerca de 1.300 soldados.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.Het fort in San Francisco had destijds zo'n 1300 soldaten.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.Il forte militare di San Francisco a quel tempo aveva circa 1300 soldati.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.La acel moment, Fortul din San Francisco avea aproximativ 1.300 de soldaţi.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.Le fort de San Francisco à cette époque avait à peu près 1300 soldats.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.Pevnost v San Franciscu měla toho času okolo 1,300 vojáků.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.W owych czasach w forcie San Francisco stacjonowało 1300 żołnierzy.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.По това време във форта в Сан Франциско имало около 1300 войници.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.Форт Сан-Франциско в то время имел 1 300 солдат.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.במבצר בסן פרנסיסקו באותו זמן היו 1,300 חיילים.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.كانت القلعة في سان فرانسيسكو في ذلك الوقت نحو 1300 جندي.
San Francisco kalesinde o zaman yaklaşık 1,300 asker vardı.その半数が職務を放棄し金を探しに行ったのです
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.A keď to počuli všetci mužovia veže Sichema, vošli do hradu, do domu boha Beríta.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.A usłyszawszy wszyscy mężowie, którzy byli na wieży Sychem, przyszli do twierdzy domu boga Beryt.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Da das hörten alle Männer des Turms zu Sichem, gingen sie in die Festung des Hauses des Gottes Berith.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Da hele Besætningen i Sikems Tårn hørte det, begav de sig ben til Kælderrummet i El Berits Hus.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.세겜 망대의 사람들이 이를 듣고 엘브릿 신당의 보장으로 들어갔더니
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Ko pa to slišijo vsi gospodje sihemskega gradiča, stopijo v hram hiše boga Berita.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.kor pedig [ezt] meghallották Sikem tornyának minden férfiai, az El- Berith [isten] házának várába mentek.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Kun kaikki Sikemin tornin miehet sen kuulivat, menivät he Eel-Beritin temppelin holviin.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.La auzul acestui lucru, toţi locuitorii turnului Sihemului s'au dus în cetăţuia casei dumnezeului Berit.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Nghe tin nầy , hết_thảy dân_sự ở tháp Si-chem đều rút về trong đồn của miếu thần Bê-rít .
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Nghe tin nầy, hết thảy dân sự ở tháp Si-chem đều rút về trong đồn của miếu thần Bê-rít.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Tendo ouvido isso todos os cidadãos de Migdol-Siquém, entraram na fortaleza, na casa de El-Berite.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Tutti i signori della torre di Sichem, all'udir questo, entrarono nel sotterraneo del tempio di El-Berit
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Uslyševše pak všickni muži věže Sichemské, vešli do hradu svého, chrámu boha Berit.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Και οτε ηκουσαν παντες οι ανδρες του πυργου της Συχεμ, εισηλθον εις το οχυρωμα του οικου του Θεου Βεριθ.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.А всичките мъже на сихемската кула, като чуха това, влязоха в укреплението на капището на бога си Верита.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.Услышав об этом, все бывшие в башне Сихемской ушли в башню капища Ваал-Верифа .
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.וישמעו כל בעלי מגדל שכם ויבאו אל צריח בית אל ברית׃
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.وسمع كل اهل برج شكيم فدخلوا الى صرح بيت ايل بريث.
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.示 劍 樓 的 人 聽 見 了 、 就 躲 入 巴 力 比 利 土 廟 的 衛 所
Şekem Kulesindeki halk olup biteni duyunca, El-Berit Tapınağının kalesine sığındı.示劍 樓 的 人 聽見 了 、 就 躲入 巴力 比利 土廟 的 衛所
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.A na hrade Súsane zabili Židia a zahubili päťsto mužov,
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.Ano i v Susan městě královském zmordovali Židé a vyhladili pět set mužů.
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.Dans Suse, la capitale, les Juifs tuèrent et firent périr cinq cents hommes,
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.Di Susan, ibukota negara, orang Yahudi membunuh lima ratus orang
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.E em Susã, a capital, os judeus mataram e destruíram quinhentos homens;
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.En Susa, la capital, los judíos mataron y destruyeron a 500 hombres
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.És Susán várában megölének és megsemmisítének a zsidók ötszáz férfiút.
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.I Borgen Susan dræbte og tilintetgjorde Jøderne 500 Mand;
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.I borgen Susan drepte og ødela jødene fem hundre mann.
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.În capitala Susa, Iudeii au ucis şi au prăpădit cinci sute de oameni,
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.In v gradu Susanu so Judje pobili in pomorili petsto mož.
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.I Susans borg dräpte och förgjorde judarna fem hundra män.
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.유다인이 또 도성 수산에서 오백인을 죽이고 멸하고
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.Nawet i w Susan, mieście stołecznem, zabili i wytracili Żydzi pięć set mężów;
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.Nella cittadella di Susa i Giudei uccisero e sterminarono cinquecento uomin
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.Suusanin linnassa juutalaiset tappoivat ja tuhosivat viisisataa miestä.
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.Tại kinh đô Su-sơ, dân Giu-đa đánh giết năm trăm người,
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.Tại kinh_đô Su-sơ , dân Giu-đa đánh giết năm_trăm người ,
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.Und zu Schloß Susan erwürgten die Juden und brachten um fünfhundert Mann;
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.Zij doodden zelfs 500 man in Susan.
Sus Kalesinde beş yüz kişiyi öldürüp yok ettiler.Και εν Σουσοις τη βασιλευουση εφονευσαν οι Ιουδαιοι και απωλεσαν πεντακοσιους ανδρας.