Ana içeriğe geç
Sözlük

kalesi ile cümle

kalesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Todavia Davi tomou a fortaleza de Sião; esta é a cidade de Davi.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Vendar pa je David dobil grad Sion, to je mesto Davidovo.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.vevé mindazáltal Dávid a Sion várát, és az [immár] a Dávid városa.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Wszakże wziął Dawid zamek Syoński, a toć jest miasto Dawidowe.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Ο Δαβιδ ομως εκυριευσε το φρουριον Σιων αυτη ειναι η πολις Δαβιδ.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Но Давид взял крепость Сион: это – город Давидов.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Обаче Давид превзе крепостта Сион; това е Давидовият град.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.וילכד דוד את מצדת ציון היא עיר דוד׃
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.واخذ داود حصن صهيون. هي مدينة داود.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.然 而 大 衛 攻 取 錫 安 的 保 障 、 就 是 大 衛 的 城
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.然而 大衛 攻取 錫安 的 保障 、 就是 大衛 的 城
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.A vylejem svoju prchlivosť na Sín, pevnosť Egypta, a vyplienim množstvo No-a.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Derramaré mi ira sobre Sin, la fortaleza de Egipto, y exterminaré la multitud de Tebas
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.e derramarei o meu furor sobre Pelúsio, a fortaleza do Egito, e exterminarei a multidão de Tebas;
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.És kiöntöm haragomat Sinre, Égyiptom erõsségére, és kivágom a sokaságot Nóból.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Îmi voi vărsa urgia asupra Sinului, cetăţuia Egiptului, şi voi nimici cu desăvîrşire mulţimea din No.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.In izlijem jezo svojo nad Sin, trdnjavo egiptovsko, in množico iz Teb iztrebim.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Jeg udøser min Vrede over Sin, Ægyptens Bolværk, og udrydder Nos larmende Hob.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Jeg vil utøse min harme over Sin, Egyptens sterke vern, og jeg vil utrydde den larmende hop i No.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Je répandrai ma fureur sur Sin, la forteresse de l`Égypte, Et j`exterminerai la multitude de No.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.내 분노를 애굽의 견고한 성 신에 쏟고 또 노의 무리를 끊을 것이라
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Minä vuodatan kiivauteni Siiniin, Egyptin linnoitukseen, hävitän Noon meluavat joukot
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Och jag skall utgjuta min vrede över Sin, Egyptens värn, och utrota den larmande hopen i No.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Scatenerò l'ira su Sin, la roccaforte d'Egitto, sterminerò la moltitudine di Tebe
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Ta sẽ đổ cơn giận ta trên Sin , là thành vững_bền của Ê - díp-tô , và sẽ diệt dân_chúng của Nô .
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Ta sẽ đổ cơn giận ta trên Sin, là thành vững bền của Ê-díp-tô, và sẽ diệt dân chúng của Nô.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.und will meinen Grimm ausschütten über Sin, die Festung Ägyptens, und will die Menge zu No ausrotten.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Vyleji prchlivost svou i na Sin, pevnost Egyptskou, a vypléním množství No.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Wyleję też popędliwość moję na Syn, obronne miejsce Egipskie, a wytracę mnóstwo z No.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Και θελω εκχεει τον θυμον μου επι Σιν την ισχυν της Αιγυπτου, και θελω εκκοψει το πληθος της Νω.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.И изолью ярость Мою на Син, крепость Египта, и истреблю многолюдие в Но.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.Ще излея яростта Си върху Египетската крепост Син, и ще изсека голямото население на Но.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.ושפכתי חמתי על סין מעוז מצרים והכרתי את המון נא׃
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.واسكب غضبي على سين حصن مصر واستأصل جمهور نو.
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.我 必 將 我 的 忿 怒 倒 在 埃 及 的 保 障 上 、 就 是 訓 上 . 並 要 剪 除 挪 的 眾 人
Öfkemi Mısırın kalesi Sin üzerine boşaltacak, Kalabalık No halkına son vereceğim.我 必 將 我 的 忿怒 倒在 埃及 的 保障 上 、 就是 訓上.並要 剪除 挪 的 眾人
Onun korkunç tank kalesi, Gazab-ı Küre, şehrin eteklerinde görülmüş durumda.Benteng yg berbentuk tank miliknya, Wrath-o-Sphere sudah terlihat di pinggiran kota... (Pinggiran: Outskirts)
Onun korkunç tank kalesi, Gazab-ı Küre, şehrin eteklerinde görülmüş durumda.Hans frygtene tanke for Wrath-o-Sphere er blevet spottet I udkanten af byen..
Onun korkunç tank kalesi, Gazab-ı Küre, şehrin eteklerinde görülmüş durumda.Je to naléhavé chlapci!
Onun korkunç tank kalesi, Gazab-ı Küre, şehrin eteklerinde görülmüş durumda.La sua temuta fortezza serbatoio, la " Wrath-o-Sphere" è stata avvistata alla periferia della città...
Onun korkunç tank kalesi, Gazab-ı Küre, şehrin eteklerinde görülmüş durumda.Oh, Zayns neue Frisur? Niall! Was?
Onun korkunç tank kalesi, Gazab-ı Küre, şehrin eteklerinde görülmüş durumda.Wrath-o-Sphere 라는 탱크 안에 있어 마을 변두리( outskirts) 에서 포착됐지
Onun korkunç tank kalesi, Gazab-ı Küre, şehrin eteklerinde görülmüş durumda.فى قلعة الصهريج اللعينة , و قد رصدنا سفينته الفضائية (راتو سفيرز ) على مشارف البلدة ...
Onun korkunç tank kalesi, Gazab-ı Küre, şehrin eteklerinde görülmüş durumda.町外れで見つかった ふーん、スカートか・・・
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.Azokban a napokban, a mikor Ahasvérus király üle királyi székében, a mely Susán várában volt,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.En aquellos días, cuando el rey Asuero se había sentado en su trono real que estaba en Susa, la capital
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.et le roi Assuérus était alors assis sur son trône royal à Suse, dans la capitale.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.i de dager da kong Ahasverus satt på sin kongetrone i borgen Susan,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.i hine Dage, da Kong Ahasverus sad på sin Kongetrone i Borgen Susan, tildrog der sig følgende.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.Împăratul Ahaşveroş şedea atunci pe scaunul lui împărătesc la Susa, în capitală.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.in quel tempo, dunque, il re Assuero che sedeva sul trono del suo regno nella cittadella di Susa
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.khi vua ngự ngôi vương quốc tại Su-sơ, kinh đô người,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.khi vua ngự ngôi vương_quốc tại Su-sơ , kinh_đô người ,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.당시에 아하수에로왕이 수산 궁에서 즉위하고
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.kun kuningas Ahasveros istui kuninkaallisella valtaistuimellansa, joka oli Suusanin linnassa, tapahtui tämä.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.que, estando o rei Assuero assentado no seu trono do seu reino em Susã, a capital,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.und da er auf seinem königlichen Stuhl saß zu Schloß Susan,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.under den tiden, medan konung Ahasveros satt på konungatronen i Susans borg, tilldrog sig följande.
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.v tistih dneh, ko je sedel kralj Ahasver na kraljestva svojega prestolu, ki je bil v gradu Susanskem,
O sırada ülkeyi Sus Kalesindeki tahtından yönetiyordu.Že toho času, když seděl král Asverus na stolici království svého, jenž byla v Susan, městě královském,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kalesi ile cümle - Sayfa 23 - kalesi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App