Ana içeriğe geç
Sözlük

kalesi ile cümle

kalesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.이것은 옆에 공기가 빠져나갈 수 있도록 얇은 널빤지를 붙인 바운시 캐슬과 비슷합니다.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.To dmuchany zamek z listwami wentylacyjnymi po bokach, żeby mogło ujść powietrze.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.Това е надуваем замък с ребра отстрани, за да може да излиза въздухът.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.Это надувной за́мок с рёбрами по бокам, позволяющим воздуху высвободиться.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.זאת טירת שעשועים מתנפחת עם רצועות בצדדים שמאפשרות לאוויר לברוח.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.يشبه لعبة " قلعة التوازن " مع بعض من الفتحات على الاطراف لتسمح للهواء بالخروج وتعديل ضغطه وامتصاص الارتطام
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.横のスラットが空気を逃がします 後はエア遊具と同じです
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.Asta e tot ce e, un castel de sărit.
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.C'est tout bonnement un château gonflable.
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.Eso es todo, es un inflable.
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.Itu saja, benteng pemantul.
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.그것은 바운시 캐슬 일뿐 입니다.
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.Meer is het niet, een springkasteel.
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.Mehr ist es nicht, eine Hüpfburg
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.Tutto qui, un castello gonfiabile.
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.Tylko tyle, nadmuchiwany zamek.
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.Вот собственно и вся идея — надувной за́мок.
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.Това е всичко - надуваем замък за скачане.
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.זה כל מה שזה, טירת שעשועים מתנפחת.
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.هكذا هي .. كقلعة توازن
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.だからやるんです この仕事は楽しいことだらけです
Homunculusların kalesinin komuta merkezinin tam altında olması.Homunculusten tukikohta oli komentokeskuksen syövereissä.
Homunculusların kalesinin komuta merkezinin tam altında olması.Pensare che la fortezza degli Homunculi era proprio sotto al Quartier Generale.
Homunculusların kalesinin komuta merkezinin tam altında olması.Pensar que a fortaleza dos Homunculi ficaria sob o centro de comando.
Homunculusların kalesinin komuta merkezinin tam altında olması.Pomyśleć, że twierdza homunkulusów była ukryta pod centrum dowodzenia.
Homunculusların kalesinin komuta merkezinin tam altında olması.Tænk at homunculiernes base - - ligger dybt nede under kommandocentralen.
Homunculusların kalesinin komuta merkezinin tam altında olması.Tänk att homunculins fäste låg djupt under högkvarteret.
Homunculusların kalesinin komuta merkezinin tam altında olması.Y pensar que la fortaleza de los Homunculi está en el seno del cuartel general.
Homunculusların kalesinin komuta merkezinin tam altında olması.Φαντάσου ότι το οχυρό των Χομάνκιουλους ήταν κάτω από το αρχηγείο.
Homunculusların kalesinin komuta merkezinin tam altında olması.Подумать только, опорный пункт гомункулов находится под командным центром.
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:A našla sa v Achmete na hrade, ktorý je v Médskej krajine, jedna kniha, v ktorej bolo takto napísané na pamäť:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:e a Ecbàtana, la fortezza che è nella provincia di Media, si trovò un rotolo in cui era scritto
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:És találtaték Akhméta várában, a mely Média tartományában van, egy tekercs, melyre emlékezetül ez vala írva:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:In našli so v Ahmeti, na gradu, ki je v pokrajini Medijski, zavitek, in v njem je bilo takole pisano v spomin:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:메대도 악메다 궁에서 한 두루마리를 얻으니 거기 기록하였으되
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:Người ta tìm được trong đồn ở Éc-ba-tan tại tỉnh Mê-đi, một cuốn giấy trên đó có di tích như vầy:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:Người_ta tìm được trong đồn ở Éc - ba-tan tại tỉnh Mê-đi , một cuốn giấy trên đó có di_tích như_vầy :
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:Och i Ametas borg, i hövdingdömet Medien, fann man en bokrulle i vilken följande var upptecknat till hågkomst:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:og man fandt da i Borgen i Ameta i Landsdelen Medien en Skriftrulle, hvori der stod: "Til Ihukommelse.
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:Şi s'a găsit la Ahmeta, capitala ţinutului Mediei, un sul pe care era scrisă această aducere aminte:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:И найден в Екбатане во дворце, который в области Мидии, один свиток, и в нем написано так: „Для памяти:
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:והשתכח באחמתא בבירתא די במדי מדינתה מגלה חדה וכן כתיב בגוה דכרונה׃
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:فوجد في احمثا في القصر الذي في بلاد مادي درج مكتوب فيه هكذا. تذكار.
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:在 瑪 代 省 、 亞 馬 他 城 的 宮 內 、 尋 得 一 卷 、 其 中 記 著 說
Medya İlindeki Ahmeta Kalesinde bir tomar bulundu. Tomarın içinde şunlar yazılıydı:在 瑪代省 、 亞馬 他 城 的 宮內 、 尋得 一 卷 、 其中 記著說
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Ale Dávid zaujal hrad Sion. To je mesto Dávidovo.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.A však vzal David hrad Sion, toť jest město Davidovo.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Dar David a pus mîna pe cetăţuia Sionului: aceasta este cetatea lui David.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David aber gewann die Burg Zion, das ist Davids Stadt.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.다윗이 시온 산성을 빼앗았으니 이는 다윗성이더라
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Maar David en zijn mannen versloegen hen en veroverden de burcht Sion, die nu de Stad van David wordt genoemd.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Ma Davide prese la rocca di Sion, cioè la città di Davide
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Mais David s`empara de la forteresse de Sion: c`est la cité de David.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Men David indtog Klippeborgen Zion, det er Davidsbyen.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Men David inntok allikevel Sions borg, det er Davids stad.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Men David intog likväl Sions borg, det är Davids stad.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Mutta Daavid valloitti Siionin vuorilinnan, se on Daavidin kaupungin.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Nhưng Ða-vít hãm lấy đồn Si-ôn: ấy là thành Ða-vít.
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Nhưng_Ða - vít hãm lấy đồn Si-ôn : ấy_là thành Ða - vít .
Ne var ki, Davut Siyon Kalesini ele geçirdi. Daha sonra bu kaleye ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Sin embargo, David tomó la fortaleza de Sion, que es la Ciudad de David
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod