Birisinin kaleme aldığı bir şaka:Ktoś zapisał ołówkiem żart dla wtajemniczonych:
Birisinin kaleme aldığı bir şaka:Quelqu'un a inclut une blague pour initiés :
Birisinin kaleme aldığı bir şaka:Van egy belső vicc, amit valaki ceruzával írt be:
Birisinin kaleme aldığı bir şaka:Εδώ είναι κάποιο δικό τους αστείο που κάποιος έγραψε με μολύβι:
Birisinin kaleme aldığı bir şaka:Вот внутренний прикол, который кто-то записал:
Birisinin kaleme aldığı bir şaka:Ось внутрішній прикол, який хтось записав:
Birisinin kaleme aldığı bir şaka:Това е вътрешна шега, написана с молив:
Birisinin kaleme aldığı bir şaka::הנה בדיחה פנימית שמישהו שירבט בעפרון
Birisinin kaleme aldığı bir şaka:هذه طرفة داخلية كتبها أحدهم
Birisinin kaleme aldığı bir şaka:「マーストン マウス ここに眠る」
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:E ci hanno pensato su e ci hanno anche scritto degli articoli:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:E eles pensaram sobre isso e até escreveram artigos sobre isso:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Elkezdtek ezen gondolkodni, és még tanulmányokat is írtak róla:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:그리고 그들은 그것에 대해 생각했습니다. 그리고 그들은 그것에 대해 논문을 쓰기도 했습니다.
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar: "Küçük dinozorlar nerede?" (Kahkahalar)Et ils y ont réfléchi et ils ont même écrit des articles dessus : " Où sont les petits dinosaures ? " (Rires)
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar: "Küçük dinozorlar nerede?" (Kahkahalar)Şi s-au gândit la asta şi au scris şi lucrări despre asta: " Unde sunt dinozaurii mici? " (Râsete)
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Och de tänkte på det och de skrev till och med uppsatser om det:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Premýšľali o tom a dokonca o tom napísali aj článok:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Přemýšleli o tom a dokonce o tom napsali pojednání:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Und sie dachten darüber nach und schrieben sogar Artikel darüber:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Và họ suy nghĩ về điều đó và họ thậm chí viết bài về nó:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Y reflexionaron e incluso escribieron artículos:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Zaczęli się nad tym zastanawiać, nawet pisali publikacje na ten temat:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Ze dachten erover na, schreven er zelfs papers over:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Они размышляли над этим и даже написали об этом доклад:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:Те размишляваха върху това и дори написаха доклади за това:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:והם חשבו על זה והם אפילו פרסמו מאמרים על זה:
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:وفكروا فيها وكتبوا اوراقاً علمية عنها
Bu konu hakkında düşündüler hatta bazı makaleler bile kaleme aldılar:論文を書きました "小さい恐竜はどこか?"
Bunu yazan siz olsanız derdiniz ki, "metni başka türlü kaleme almalı"Если бы вы сочиняли эту историю, вы бы наверное сказали:
Central'daki o adamlar kaleme ne yapacak?!Co ci z Central zamierzają zrobić z moją twierdzą?
Central'daki o adamlar kaleme ne yapacak?!Hvad vil dem i Central gøre ved mit citadel?
Central'daki o adamlar kaleme ne yapacak?!Mitä Centralin miehet aikovat tehdä linnoitukselleni?
Central'daki o adamlar kaleme ne yapacak?!O que estão vocês de Central prestes a fazer à minha cidadela?!
Central'daki o adamlar kaleme ne yapacak?!¿Qué se proponen hacer esos hombres de Central en mi ciudadela?
Central'daki o adamlar kaleme ne yapacak?!Questi tipi di Central City cosa vogliono fare alla mia fortezza?
Central'daki o adamlar kaleme ne yapacak?!Vad ska de i Central göra med mitt citadell?!
Central'daki o adamlar kaleme ne yapacak?!Τι θα κάνουν στην ακρόπολή μου αυτοί από το Σέντραλ;
Central'daki o adamlar kaleme ne yapacak?!Что эти люди из Централа хотят сделать с моей цитаделью?!
Derek K. Miller tarafından bu senenin başlarında kaleme alınan bir blog yazısı,올해 초 데릭 밀러란 사람이 블로그에 쓴 글이었습니다.
Derek K. Miller tarafından bu senenin başlarında kaleme alınan bir blog yazısı,là một bài viết trên blog vào đầu năm nay của Derek K.
Derek K. Miller tarafından bu senenin başlarında kaleme alınan bir blog yazısı,היה רישום בבלוג שנכתב מוקדם יותר השנה על ידי דרק ק. מילר,
Derek K. Miller tarafından bu senenin başlarında kaleme alınan bir blog yazısı,هو تدوينة كتبها ديريك ك. ميلر في وقت سابق من هذه السنة،
Derek K. Miller tarafından bu senenin başlarında kaleme alınan bir blog yazısı,彼は科学と技術専門のジャーナリストで
Drina Nehri üzerinde, Ivo Andrić tarafından kaleme alınan bir romana konu olmuş.Het is de brug over de Drina, het onderwerp van een roman van Ivo Andrić.
Drina Nehri üzerinde, Ivo Andrić tarafından kaleme alınan bir romana konu olmuş.Είναι η γέφυρα πάνω από τον ποταμό Δρίνο, το θέμα ενός μυθιστορήματος του Ίβο Άντριτς.
Drina Nehri üzerinde, Ivo Andrić tarafından kaleme alınan bir romana konu olmuş.Это мост через реку Дрина, описанный в романе Иво Андрича.
Ehsan şöyle kaleme aldı;Ehsan a écrit :
Evet. Naçizane kaleme hoş geldiniz.Dia telah kemalangan untuk menjadi bodoh.
Evet. Naçizane kaleme hoş geldiniz.Ha la sfortuna ad essere muto.
Evet. Naçizane kaleme hoş geldiniz.Han har oturen att vara dum.
Evet. Naçizane kaleme hoş geldiniz.Han har så uheldig at være stum.
Evet. Naçizane kaleme hoş geldiniz.Hän on epäonnea olla tyhmä.
Evet. Naçizane kaleme hoş geldiniz.Ma pecha być głupi.
Evet. Naçizane kaleme hoş geldiniz.Má smolu byť nemý.
Evet. Naçizane kaleme hoş geldiniz.Ông đã bất hạnh để được câm.
Evet. Naçizane kaleme hoş geldiniz.Έχει την ατυχία να είναι άλαλος.
Evet. Naçizane kaleme hoş geldiniz.Він має нещастя бути німим.
Evet. Naçizane kaleme hoş geldiniz.Он имеет несчастье быть немым.
Evet. Naçizane kaleme hoş geldiniz.لديه مصيبة أن تكون غبية.