Dolma kalemi bana ver.Give me the pen.
Kalemimi Tom'a ödünç verdim.I lent my pencil to Tom.
Biraz fandöten, biraz allık ve bir göz kalemi kullanıyorum.I'm wearing some foundation, a bit of blush and some eyeliner.
Tom elinde bir kalem tutuyordu.Tom held a pen in his hand.
Araç sigorta belgelerini imzalamak için bir kaleme ihtiyacım var.I need a pen to sign the car insurance documents.
O bana bir kalem verdi.He gave me a pencil.
Tom sınıfındaki her öğrenciye bir kalem verdi.Tom gave each student in his class a pencil.
Kurşun kalemimi çakımla keskinleştirdim.I sharpened my pencil with my pocketknife.
Bu sabah kalem arkadaşlarımıza yazdık.We wrote to our pen pals this morning.
Bir kalem aldım ve yazmaya başladım.I picked up a pencil and started to write.
Kaleminizi keskinleştirmelisiniz.You should sharpen your pencil.
Kurşun kalemimi keskinleştirdim.I sharpened my pencil.
Bunu bir kalemle yaz.Write it with a pen.
Yeni bir defter ve birkaç kurşun kalem satın aldım.I bought a new notebook and a couple of pencils.
Cümleleri sonradan değiştirmek için kalemin üzerine tıklayabilirsiniz.You can click on the pen to change sentences afterwards.
Ödünç verebileceğim fazladan bir dolma kalemim var.I have an extra pen I could lend you.
Benim kalemimi kullanabilirsin.You can use my pen.
Kalemimi kullanabilirsin.You can use my pen.
Bütün bu kalemler Tom'un.All these pens are Tom's.
Bütün bu kalemler benim.All these pencils are mine.
Bu kalemler senin mi?Are these pencils yours?
İyi bir kitap üretmek için, silgi kalemden genellikle daha önemlidir.To produce a good book, the eraser is often more important than the pencil.
Annem bana birkaç kurşun kalem aldı.Mum bought me some colouring pencils.
Tom kalemi Mary'ye verdi.Tom handed the pencil to Mary.
Bu kalemler Tom'un değil.These pens aren't Tom's.
Tom birçok kitap kaleme aldı.Tom is the author of several books.
Tom birkaç kitap kaleme aldı.Tom is the author of several books.
Bu kalemler benim değil.These pens aren't mine.
Tom'un elinde bir kalem vardı.Tom had a pen in his hand.
Bir kurşun kalemim yoktu.I didn't have a pencil.
Kırmızı bir kaleme ihtiyacım var.I need a red pencil.
Lütfen bana üç kalem al.Please buy me three pens.
Bunu kurşun kalemle yazabilir miyim?May I write it in pencil?
Lütfen kalemini bana ödünç ver.Please lend me your pen.
Başka bir kalemin var mı?Do you have another pen?
Üç kalem aldım.I bought three pencils.
Bu bir kurşun kalem değil.That isn't a pencil.
Tom'un bir elektrikli kalemtıraşı var.Tom has an electric pencil sharpener.
Tom Mary'den bir kalem ödünç aldı.Tom borrowed a pencil from Mary.
Kalemlerinizi indirin.Put down your pencils.
Tom'un bir kalemi var, ama hiç kağıdı yok.Tom has a pen, but he doesn't have any paper.
Tom'un bir kalemi vardı, ama hiç kağıdı yoktu.Tom had a pen, but he didn't have any paper.
Bu kalem Tom'un mu?Is this pencil Tom's?
Bu, Tom'un kalemi mi?Is this pen Tom's?
Kalemimi ödünç alabilirsin.You can borrow my pen.
Yeni bir dolma kalem satın aldım.I bought a new fountain pen.
Kurşun kalem ve tükenmez kalem istiyorum.I want a pencil and a pen.
Bu benim kalemim değil.This isn't my pen.
Bu kalem senin değil mi?Is this pencil not yours?
İstersen kalemimi kullanabilirsin.You may use my pencil if you like.
Tom kalemini indirdi.Tom put his pencil down.
Tom kurşun kalemimi ödünç vermemi istedi.Tom asked me to lend him my pencil.
Bir kırmızı tükenmez kaleme ihtiyacım var.I need a red ballpoint pen.
Sana kalemimi ödünç vereceğim.I'll lend you my pen.
Sana bu kalemi vereceğim.I'll give you this pen.
Bu kalemi sana vereceğim.I'll give this pen to you.
Bu kalem sana ait, değil mi?This pen belongs to you, doesn't it?
Kurşun kalemini ne sıklıkla keskinleştirirsin?How often do you sharpen your pencil?
Tom bir kalem buldu.Tom found a pen.
"Bana bir kalem ödünç verecek misin?" "Hiç yok ki bende.""Will you lend me a pen?" "I don't have any."