Ana içeriğe geç
Sözlük

kalem ile cümle

kalem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Harhorin'in ana gelir kalemleri turizm ve tarımdır.Harhorin fő jövedelemforrása a turizmus és a mezőgazdaság.
Aynı yıl içinde Schiller “Der Student von Nassau” dramını kaleme aldı.Ebben az évben írta a Der Student von Nassau című drámát, amely szintén nem maradt meg.
Editör ve bilim kurgu yazarı olarak eserler kaleme aldı.A tudósok és írók pártfogójaként becses hírt szerzett magának.
Babürnâme, Babür İmparatorluğu'nun kurucu Babür tarafından kaleme alınan hatıratı.A Bocsásd meg, Úristen kezdetű vers Balassi Bálint szerzeménye.
Filmin hikâyesi Jan Sardi tarafından kaleme alınmış ve Scott Hicks tarafından da filme alınmıştır.A forgatókönyvet Scott Hicks történetéből Jan Sardi írta.
15 yaşında hasta bir çocuğun 1915 yılındaki olayları anlattığı bir hatıra defteri şeklinde kaleme alınmıştır.Egy elrabolt fiú 15 évig tartó hazaútjának története.
Hapiste geçirdiği yıllarda birçok makale kaleme aldı.A börtönévek alatt sokat olvasott.
Bu dönemde tercüme eserler kaleme aldı.Ebben az időszakban fordításból kereste bevételét.
"Baba Evi" ve "Kurşun Kalem" gibi TV dizilerini yönetti.A Baba Evi (Apám háza) és a Kurşun Kalem (Ceruza) televíziós sorozatot szintén ő rendezte.
Effi Briest Theodor Fontane'nın kaleme aldığı bir romandır.A regény címe Theodor Fontane Effi Briest című művének egyik mondatából adódott.
Eserlerini Sorb dilinin aşağı lehçesinde kaleme aldı.Az ő hallásuk a nyelvelsajátítás közben sérült.
Böylece kalem tekrar kullanılabiliyordu.Az ólmot ezt követően újra fel lehet használni.
Pek çok hagiografik eser burada kaleme alınmıştır.Számos szárazföldi sebességi rekord dőlt meg itt.
Paslanmaz Kalem.Csíki Lexikon.
Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi'nde memurluğa başladı (1862).Távírászként kezdett foglalkozni a távíró tökéletesítésével (1868).
Babür Şah'ın en önemli eseri Çağatay Türkçesi ile kaleme aldığı Babürnâme'dir.Curzon legnagyobb meglepetésére a törököket képviselő İsmet pasa elfogadta a javaslatot.
Evimde oturdum, defteri kalemi aldım, ilk bölümü yazdım.Leült egy padra a Károlyi-kertben, írni kezdett egy könyv fedelén.
Kalem ayrıca Surface Studio bilgisayarında Surface Dial ile beraber uyumludur.A Dolphin Computer Accessben a SuperNova képernyőolvasó is Lua szkript.
Masanın üzerindeki kalemler yere yuvarlandı.Azután otthagytam a tollat az asztalon.
Bir kaleme ihtiyacınız varsa, size bir tane ödünç veririm.Ha toll kell, tudok kölcsönadni neked egyet.
Cebinden bir kalem sarkıyor.A zsebedből kilóg egy toll.
Sadece bir kalemim var.Csak egy tollam van.
En sevdiğim kalemi kaybettim.Elvesztettem a kedvenc ceruzámat.
Kaleme aldığı "The Man Who Hated Walking" adlı kitabı 2013 yılında yayınlanmıştır.Wattsin kirjoittama kirja The Man Who Hated Walking julkaistiin vuonna 2013.
Bu kalem senin değil mi?Tämä kortti on sinun kikkerisi.
İki uzun şiir kaleme almıştır: Henriade ve Pucelle.Lukuisten lyhyempien runojen lisäksi hän kirjoitti kaksi pitkää runoa, nimiltään Henriade ja Pucelle.
Burada en ünlü eserlerinden bazılarını kaleme almıştır.Tähän on koottu joitain hänen merkittävimpiä teoksiaan.
Yazar eserin ilk bölümünü "1805" adı altında kaleme almıştır.Hän kirjoitti lähes puolet teoksestaan nimellä "1805".
Sorb Halkının Vakfı, resmi web sitesinde maddi kaynaklarının bütün kalemlerini açıklamaktadır.Faktabaari sitoutuu julkistamaan kaikki rahoituslähteensä avoimesti verkkosivuillaan.
1858 - Hymen Lipman, silgili kurşun kalemin patentini aldı.1858 – Hyman Lipman patentoi lyijykynän, johon oli kiinnitetty pyyhekumi.
Emekliliği sırasında çok sayıda makale ve yazı kaleme alacaktır.Vaalikauden aikana tehdään tuhansia suullisia ja kirjallisia kysymyksiä.
Ailesinden geriye kızlara birkaç parça eşya ve kalem kalır.Veljessäni täytyy olla pala ihmisyyttä jäljellä.
Muhteşem Gatsby (The Great Gatsby) Amerikalı yazar F. Scott Fitzgerald tarafından kaleme alınmış bir roman.The Great Gatsby) on yhdysvaltalaisen kirjailijan F. Scott Fitzgeraldin kuuluisimpia romaaneja.
Şirketin ilk ürünü bir dolma kalem olan Tintenkuli'dir.Yrityksen ensimmäinen tuote oli alumiinista valmistettu teepannu.
Artık grafit giderek kalem halini alıyordu.Kuvan on ottanut Jouko Lehtola.
Yazdığı yapıtların tümü Orta Fransızca ile kaleme alınmıştır.Lähes kaikki hänen julkaistut teoksensa on kirjoitettu ranskaksi.
Mr.Robot, Sam Esmail tarafından kaleme alınmış Amerikan psikolojik gerilim-dram televizyon dizisi.Mr. Robot on yhdysvaltalainen jännitysdraamasarja, jonka on luonut Sam Esmail.
Alexandre Dumas ünlü tarihi romani Üç Silahşörler´i (1844) bu dönemde kaleme almisti.Alexandre Dumas vanhemman romaani Kolme muskettisoturia (1844) edustaa lajia tyypillisimmillään.
O, kalemini sıraya koydu.Hän pani kynänsä pulpettiin.
Kaç tane kurşun kalemin var?Montako lyijykynää sinulla on?
Bu bir kurşun kalemdir.Tämä on lyijykynä.
Örneğin: Ben bu kalemi bıraktığımda Cennetten Melekler onu aşağı doğru itecektir.Για παράδειγμα: Αν αφήσω αυτό το μολύβι στον αέρα, τότε άγγελοι εξ ουρανού το σπρώχνουν προς τα κάτω.
Albümdeki on altı şarkıdan on dördü Jackson tarafından kaleme alındı.Δεκατέσσερα από τα δεκαέξι τραγούδια γράφτηκαν από τον Τζάκσον.
Liiv birçok kısa öykü kaleme aldı ancak bu öykülerin hiçbiri "Vari" kadar başarılı olamadı.Ο Λίιβ συνέχισε να γράφει σύντομες ιστορίες, αλλά καμία από αυτές δεν έγινε τόσο γνωστή όσο η Βάρι.
Ardından bir yönetmelik kaleme alındı.Αργότερα απέκτησαν πολιτικό νηολόγιο.
Tolstoy Yasnaya Polyana'ya "ulaşılamaz ebedi kalem" derdi.Ο Τολστόι αποκαλούσε την Γιάσναγια Πολιάνα το "απροσπέλαστο λογοτεχνικό οχυρό" του.
Manifestes du surréalisme Andre Breton, Sürrealizm Manifestosunu 1924 tarihinde kaleme alır.Το Σουρρεαλιστικό Μανιφέστο του Αντρέ Μπρετόν εμφανίστηκε το 1924.
Editör ve bilim kurgu yazarı olarak eserler kaleme aldı.Ως μέλος της Ακαδημίας Επιστημών και Γραμμάτων, καθοδήγησε τους νεότερους συγγραφείς.
O, kurşun kalemi ile düz bir çizgi çizdi.Αυτός σχεδίασε με το μολύβι του μιά ευθεία.
Bu kalem şundan daha iyi.Αυτό το μολύβι είναι καλύτερο από εκείνο.
Bir dolma kalem almalıyım.Πρέπει να πάρω ένα στυλό.
Bir dolma kalem almalıyım.Έχω να πάρω ένα στυλό.
Bir dolma kalem almalıyım.Χρειάζεται να πάρω ένα στυλό.
1858 - Hymen Lipman, silgili kurşun kalemin patentini aldı.1858 - Hymen Lipman patenterer en blyant med påmonteret viskelæder.
Böylece kalem tekrar kullanılabiliyordu.Derefter kan sandet bruges igen.
Film, 1968 yılında Herman Raucher tarafından kaleme alınan bir hikâyenin üzerine kuruludur.Filmen er en genindspilning fra 1968 og er skrevet af Herman Raucher.
Hacı Cemal Öğüt dinî konular ağırlıklı olmak üzere birçok eser kaleme aldı.Folkeviseindsamlingen skylder Rääf meget.
Vladimir Nabokov aynı adlı romanını 1955'te kaleme almıştı.Pnin er en roman af Vladimir Nabokov fra 1953.
Âsım Efendi tahsilinden sonra vakıflar müfettişliği kalemine devam ederek nâiplik mesleğine başladı.Efter at han overtog posten, indledte skatteinspektører en gennemgribende kontrol af hans virksomheder.
Yazar romanı 1931 yılında kaleme aldı.Fyret fik telefon i 1931.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod