Ana içeriğe geç
Sözlük

kalem ile cümle

kalem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1889 yılında Osmanlı Ordusu mensubu Mihran Kalemkaryan ile evlendi.She married Mihran Kalemkaryan in 1889, who was a member of the Ottoman Army.
Bu bir dolma kalemdir.Das ist ein Füller.
Bir tükenmez kalemim var ama başka bir tane istiyorum.Ich habe einen Kugelschreiber, aber ich möchte einen anderen.
O Çin ile ilgili bir kitap kaleme aldı.Er hat ein Buch über China geschrieben.
Onlardan her birine üç kurşun kalem verdim.Ich gab jedem von ihnen drei Bleistifte.
Bu kimin kalemi?Wessen Bleistift ist das?
Kalem kılıçtan keskindir.Das Wort ist schärfer als die Klinge!
Bu kalem beyazdır.Dieser Stift ist weiß.
Anılarını kaleme aldı.Er verfasste seine Memoiren.
Tom'un bir kurşun kaleme ihtiyacı oldu, benimkini ona ödünç verdim.Da Tom einen Bleistift brauchte, lieh ich ihm meinen.
Kaleme ve kalem ehlinin (satıra dizdikleri ve dizecekleri hakkı için!) yazdıklarına and olsun ki!Zur Geschichte und Deutung der Erlösungslehre (= Raymund Schwager Gesammelte Schriften.
Arapça kaleme aldığı kitabı Gürgan'da derleyip, Ziyarîler'in hükümdarı Kabûs bin Vuşmgîr'e ithaf etmiştir.Und umgekehrt: der Schrift nach sind sie arabisch, sprachlich-inhaltlich aber Arabern fremd.
İsmail Hakkı Tekçe emekli olduktan sonra anılarını kaleme almıştır.Als Ismail auf der Suche nach einem Stein war, traf er sich mit dem Engel Jibrail (Gabriel).
Arka dikişli çoraplar ise, 1950'lerin kalem etek modasını hatırlatmaktadır.Passend auch Nahtstrümpfe in Erinnerung an die klassische Bleistiftrockzeit der 1950er.
Örneğin: Ben bu kalemi bıraktığımda Cennetten Melekler onu aşağı doğru itecektir.Doch beim Testlauf wird dieser von einem Engel besessen.
Andrea Camilleri tarafından kaleme alınan Commissario Montalbano serisinde de adı geçmektedir.Der Ort wurde auch in Andrea Camilleris Detektivgeschichten um den Commissario Montalbano erwähnt.
Bu hatıraları gün be gün gayet uzun ve detaylı şekilde hemen daha unutmadan kaleme aldığı aşikardır.1995. (mehrbändig) 잊지못할 일들은 너무빨리 잊어버린다 Unvergessliche Dinge zu schnell vergessen.
Kitap Arapça kaleme alınmıştır.Der arabische Text ist erhalten.
Aksarayî eserinde bu konu hakkında "Ben de o divanda bir kalem sahibi idim.I want you to sit beside me.” „Ich habe eine Bombe in meiner Aktentasche.
27 Temmuz 1903 tarihinde Ziraat Bankası Muhasebe Kalemi Mukayyit Refiki unvanı ile göreve başladı.Am 13. Juli 1931 musste die Danat-Bank jedoch wegen Zahlungsunfähigkeit ihre Schalter schließen.
Bunun üzerine Harnâme'yi kaleme alır.So erlangt er die Vergöttlichung.
İbranice olarak kaleme alınmıştır.Polizei verbietet hebräisch.
Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi'nde memurluğa başladı (1862).Der Orden breitete sich trotz des frühen Todes seines Gründers (1862) rasch aus.
Merdivene tırmanma ve bisiklet sürme gibi etkinliklerin kalem etekle yapılması oldukça zordur.Aktivitäten wie Radfahren und Leitersteigen können mit einem Bleistiftrock sehr schwer werden.
El Gâyetu'l Kusvâ: Şafii Mezhebi'ne göre kaleme alinmis olan bu eser furûu'l-fikha dairdir.‘Kesselringii’: Diese Sorte besitzt straff aufrechte Äste, die wenig verzweigt sind.
Editör ve bilim kurgu yazarı olarak eserler kaleme aldı.Als Literaturhistoriker und Schriftsteller interessieren ihn Fakten.
Luc Décygnes takma adıyla Le Canard enchaîné hiciv gazetesi için yazılar kaleme almıştır.Unter dem Pseudonym Luc Décygnes arbeitete er bei der Satirezeitung Le Canard enchaîné.
1965 yılında A Child Is Born adlı çocuk kitabını kaleme almıştır.1965 schrieb sie das Kinderbuch The Red Door.
Kalemiye sınıfında başarılı olanların yükselmesi kolaydı.Aufstieg in die besitzende Klasse war ihnen nur schwer möglich.
Kitap; dinler tarihinin alegorisi şeklinde kaleme alınmıştır.Ausgewählte Worte Worte der Weisung Zauber der Stunde.
1785) tarafından kaleme alınmıştır.1785) enthält.
Küçük Fabl, Franz Kafka'nın 1920 yılında kaleme aldığı bir fabl örneğidir.Die Prüfung ist ein kleines Prosastück von Franz Kafka aus dem Jahr 1920.
Harhorin'in ana gelir kalemleri turizm ve tarımdır.Zu den wichtigsten Wirtschaftszweigen von Charchorin gehören der Tourismus und die Landwirtschaft.
Effi Briest Theodor Fontane'nın kaleme aldığı bir romandır.Es handelt sich um eine Verfilmung des Romans Effi Briest von Theodor Fontane.
Memleketi tutan kalem ile tutar.Ein Käfig voller Enten.
Brennwald, ilk versiyondan farklı olarak kendi öyküsünü yerel diyalek ile kaleme almıştır.Anders als die erste Version veröffentlichte Brennwald seine Geschichte in der Mundartsprache.
Alanında kaleme alınmış ilk eserdir.Es zählt jedoch das erste getroffene Feld.
Cemiyetin 44 maddelik tüzüğünü de kendisi kaleme almıştır.Die 45er Magnum des Täters behält sie.
Librettosu İtalyan şair Felice Romani tarafından kaleme alınmıştır.Das Libretto stammt von Felice Romani.
Bir vergi kalemi olarak "雑鮨五斗 (yaklaşık 64 litre zakonozuşi or zatsunozuşi)" ibaresi yer almaktadır.55 kr.) an von Hügel zu „4% Zins und gerichtliche Hypothek“.
Kızı Dürrüşehvar Sultan tarafından muhafaza edilmiş 12 ciltlik Hatıralar kitabını kaleme aldı.Der Rat gab sich geschlagen und nahm die Zwölf Artikel von Memmingen an.
Tezkireci: Özel kalem müdürü.Walser, Robert: Aus dem Bleistiftgebiet.
Dönüş Yolu, Erich Maria Remarque tarafından kaleme alınan bir kitaptır.Der Weg zurück ist der Titel eines Romans von Erich Maria Remarque.
Şaşaalı Quetzal, Margaret Atwood'un kaleme aldığı kısa öykü.Margaret Atwood Margit Schreiner über Margaret Atwood.
Goethe’nin eserlerine ilişkin birçok makale kaleme alınmıştır.Goethe’s Kunstsammlungen.
Dante eserlerinin bir kısmını Latince, bir kısmını ise halk dili olan İtalyanca ile kaleme almıştır.Landinos Œuvre ist teils in lateinischer, teils in italienischer Sprache abgefasst.
Bunlar benim kalemlerim.Ce sont mes stylos.
Onun için bir dolma kalem satın alacağım.Je lui achèterai un stylo.
Geçenlerde kaybettiğim kalemin aynısı bu.C'est le même crayon que celui que j'ai perdu l'autre jour.
Eğer fazla param olsaydı, kalemi alırdım.Si j'avais eu plus d'argent, j'aurais acheté le stylo.
Tükenmez kalem masanın üstünde.Le stylo à bille est sur la table.
Fikirlerinizi kaleme dökmelisiniz.Vous devriez mettre vos idées par écrit.
Benim kalemimi kullanma.N'utilise pas mon stylo.
Tom kalemini aradı.Tom a cherché son crayon.
Sınavınız için bir kalem getirin, lütfen.Apportez un stylo à votre examen, s'il vous plaît.
Masanın üzerinde bir kitap, bir kalem ve bir kağıt var.Il y a un livre, un crayon et une feuille de papier sur la table.
Bu kurşun kalem senin mi?Est-ce que ce stylo est à toi ?
Hitler hapiste Mein Kampf (Kavgam) kitabını kaleme alır.Hitler, en prison, écrit Mein Kampf (Mon combat).
Pierre et Jean,Guy de Maupassant'ın 1887'in yazında kaleme aldığı 4. romanıdır.Pierre et Jean est le troisième roman de Guy de Maupassant, écrit d’un seul trait durant l’été 1887.
Kaleme aldığı müzikal eser The Best Little Whorehouse in Texas ile bilinir.L'histoire de cet épisode est basée sur The Best Little Whorehouse in Texas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod