Sonunda kalede büyük bir gedik açıldı.V té době byla na zámku velká obrazárna.
Kalede Çerkes kale görevlileri yaşamaktaydı.Od té doby na zámku žili pouze úředníci.
Bazı Fransa Krallığı birlikleri iç kalede direnişe devam etmekte idiler.Numai o mână de francezi au rezistat în interiorul fermei.
Kalede kalan öğrencilere ders yapılmaz ve öğrenciler Noel kutlamalarına katılabilirler.Azoknak sincs tanítás, akik a kastélyban maradnak, és karácsonykor együtt ünnepelnek a többiekkel.
Sonra Slytherin, kalede başkaları ile arkadaşlıklar kurmaya çalıştı.Nielsen végül más nők társaságában keresett vigaszt.
Kaleden ilk olarak 1310 tarihli belgede "Castra Hollokew" adıyla bahsedildi.Először egy 1310-ben kelt oklevél említi Castrum Hollokew néven.
Kalede kedi ve köpek dahil her hayvan yenildi.Egy ismeretlen fertőzés következtében a Földön elpusztult minden kutya és macska.
Sonra da kaleden zorla dışarı çıkartılır.Erőszakkal be akar hatolni a kastélyba.
Kalede kalan öğrencilere ders yapılmaz ve öğrenciler Noel kutlamalarına katılabilirler.Niillä, jotka valitsevat jäävänsä linnaan, ei ole oppitunteja ja he saapuvat joulupäivälliselle.
Penaltı noktası kaleden 6m uzaklıktadır.Viiva on kuuden metrin päässä maaliviivasta.
Kalede ise direniş sürdü.Niinpä leirissä syntyi kapina.
İç kalede Sapelin alti dahil olmak üzere 14 sarnıç vardır.Rautiosaaressa on Sukulanrakan rinteeltä löytynyt 14 hiidenkirnua.
Günümüzde ise maalesef kalede bir tek çam ağacına bile rastlayamazsınız.Puusta on nykyisin jäljellä vain kanto.
Aynı kalede başka bir oda.Lähistöllä on myös toinen luola.
Ekvtime Takaişvili, kalede bir hapishane bulunduğunu belirtmiştir.Ο Εκβτίμε Τακαϊσβίλι ανέφερε την ύπαρξη φυλακής εντός του κάστρου.
2. Sahne: Kalede büyük salon Arturo evlilik merasimi için salona gelir.Σκηνή 2: Μία αίθουσα του κάστρου Ο Αρτούρο φθάνει για τον γάμο.
Bugün kaleden hiçbir izi kalmamıştır.Σήμερα στον βυθό δεν υπάρχει ούτε ίχνος του.
En önemli akarsuyu ise Kaleder akarsuyudur.Η πιο πολιτική του πάντως παραμένει Ο μεγάλος δικτάτορας.
Kalede bol miktarda yiyecek vardı.Imidlertid var der store mængder guld på egnen.
Ağustos 1984'te Dalí, kaledeki yatak odasında bilinmeyen bir sebepten çıkan yangında bacağından yaralandı.I 1984 opstod en brand i hans soveværelse under uklare forhold.
Kalede ise direniş sürdü.Hjemme mødte hertugen også modstand.
Ayrıca Dış kalede bir de Deniz kapısı bulunuyordu.I porten fandtes også en bolig for portvagten.
Kalede bir kuru sarnıç içinde hapsedilip soğuk ve açlık nedeniyle (hiç kanları akmadan) ölmüşlerdir.De var preget av sykdom og sult, og etter stor tap overga de seg.
Öyle ki, kaledeki okçular, bu siperlere taarruza geçen askerlere ok atışı yapabileceklerdir.Hører dere på markene Brølene fra disse grusomme soldater?
Bugün kaleden hiçbir izi kalmamıştır.Det finnes ikke spor etter slottet idag.
Kalede Avusturya ve Rus kuvvetleri de vardır.Også i Asia og Australia finnes hærmaur.
1112'de papa II. Callıxtus'un bu kalede 15 gün kaldığı belgelenmiştir.Pada 1122 Paus Callixtus II tinggal di sini selama lima belas hari.
Yukarı kaleden buraya birkaç iniş yolu vardır.Ada beberapa jalan menuju ke lantai ini.
Kalede bol miktarda yiyecek vardı.南部有数の豪商であった。
Halen mevcut olan bu kaleden gözetleme yapılırmış.这就是现在所看到的边墙所在。
Bugün kaleden hiçbir izi kalmamıştır.这里没有任何陆地的痕迹。
Kalede bir kuru sarnıç içinde hapsedilip soğuk ve açlık nedeniyle (hiç kanları akmadan) ölmüşlerdir.陆康宗族百余人,逢此战乱及饥荒,死了近一半。
1656 yılında Dover'a yerleşmiş olan ailesini ziyaret etmek için gündüzleri kaleden ayrılmasına izin verilir.1656년, 그는 ‘Dover Castle'에서 ’Dover'에 정착한 그의 가족을 볼 수 있도록 낮에 밖으로 나갈 수 있다는 허락을 받았다.
Kalede 119 tımarlı müstahfiz askeri vardı.이 매장터에는 191구의 시체가 들어있었다.
Yukarı kaleden buraya birkaç iniş yolu vardır.ישנם מספר מעברים מעל לתעלה.
Kalede 50 kadar silahlı bekçi vardır ki dükkanları bekler.בקבוצה היו כ־35 גברים בעלי נשק ששבו מהמלחמה.
Oyunun başında Daniel, kendi hakkında çok az şey hatırlayarak bir kalede uyanır.כשתומאס מתעורר במעלית, הדבר היחיד שהוא מצליח לזכור הוא שמו הפרטי.
Halkın coşkusunu fark eden Osmanlı birlikleri şehirden ayrılarak kalede toplandılar.חברי אומת האסלאם בקהל עזבו את המקום בשקט.
Ağustos 1984'te Dalí, kaledeki yatak odasında bilinmeyen bir sebepten çıkan yangında bacağından yaralandı.בשנת 1984 פרצה שריפה בחדר השינה שלו בנסיבות לא ברורות.
Bugün kaleden hiçbir izi kalmamıştır.Днес не са останали никакви следи от крепостта.
Kalede ise direniş sürdü.В империята избухват бунтове.
Üç yüksek noktadaki su terazileri de kaledeki sarnıçtan su dağıtan sistemin birer parçasıdır.Четвърта група са останалите водоснабдителни системи в поречието на Струма.
Yukarı kalede bir müze bulunmakta.В партерния етаж се разполага музеят.
Kalede kalan öğrencilere ders yapılmaz ve öğrenciler Noel kutlamalarına katılabilirler.Učenici koji odluče ostati u školi nemaju predavanja i nazočni su na božićnoj gozbi zajedno s učiteljima.
Kalede 119 tımarlı müstahfiz askeri vardı.U Heveškoj se županiji nalazi 119 naselja.
Bugün kaleden hiçbir izi kalmamıştır.Od knjižnice danas nije ostalo traga.
Kalede çeşitli etkinlikler de düzenlenmektedir.Okrem toho sa poriadajú na hrade niektoré akcie.
Bu kaleden sonra da nehir ikiye ayrılır.Do tej istej rieky sa neda vstúpiť dvakrát.
İç kalede Sapelin alti dahil olmak üzere 14 sarnıç vardır.V okrese Brezno sa nachádza 14 lyžiarskych svahov s vlekmi.
Bugün kaleden hiçbir izi kalmamıştır.Danes o dvorcu ni vidnih sledi.
Kalede bol miktarda yiyecek vardı.Esą pilyje buvo valgoma daug duonos.
Bu kalede Padişah’ın askerleri varmış.Šioje pilyje galima įsigyti „gerųjų“ drakonų.
İç kalede büyük iaşe stoklara bulunmaktaydı.Žemutinėje pilyje įvyko didelė vestuvinė puota.
Kaleden görünüm.Vaade Lossimäelt.
Kalede emrinde 6.000 veya 7.000 askeri bulunmaktaydı.Lossi ees oli koos 6000–7000 meeleavaldajat.
Kaledeki yeteneği ile göz doldurdu ve kariyerini bu mevkiide devam etti.Seal ühines ta advokaatide korporatsiooniga ja oleks saanud oma karjääri sel alal jätkata.
Günümüzde de kalede yerleşim vardır.Tänapäeval on loss eravalduses.
Kalede Çerkes kale görevlileri yaşamaktaydı.Kindlusse asusid elama kaupmehed.
Bayan Winry, lütfen kalede bekleyin.Du måste vänta i fortet, Winry.
Bayan Winry, lütfen kalede bekleyin.Du må vente i fortet, Winry.