Bayan Winry, lütfen kalede bekleyin.Miss Winry, aguarde no forte.
Bayan Winry, lütfen kalede bekleyin.Panno Winry, proszę zaczekać w forcie.
Bayan Winry, lütfen kalede bekleyin.Signorina Winry, per favore aspetti alla fortezza.
Bayan Winry, lütfen kalede bekleyin.Srta. Winry, por favor, espérese en el fuerte.
Bayan Winry, lütfen kalede bekleyin.Winry, odota linnoituksessa.
Bayan Winry, lütfen kalede bekleyin.Δις Γουίνρι, παρακαλώ, περιμένετε στο οχυρό.
Bayan Winry, lütfen kalede bekleyin.Мисс Винри, прошу вас подождать в форте.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Azután lakék Dávid a várban, azért nevezék azt Dávid városának.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David aber wohnte auf der Burg; daher heißt man sie Davids Stadt.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Davide si stabilì nella cittadella, che perciò fu chiamata città di Davide
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David habitó en la fortaleza, y por eso la llamaron la Ciudad de David
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David nam zijn intrek in de burcht en daarom wordt het sindsdien 'Stad van David' genoemd.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David s'a aşezat în cetăţuie; deaceea au numit -o cetatea lui David.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David s`établit dans la forteresse; c`est pourquoi on l`appela cité de David.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.David tok sin bolig i borgen; derfor kaltes den Davids stad.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Ða - vít ở trong đồn ; vậy nên gọi_là thành Ða - vít .
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Ða-vít ở trong đồn; vậy nên gọi là thành Ða-vít.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Então Davi habitou na fortaleza, e por isso foi chamada cidade de Davi.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.I mieszkał Dawid na onym zamku; dla tego nazwano go miastem Dawidowem.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.In David se je nastanil v gradu, zato so ga imenovali mesto Davidovo.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.다윗이 그 산성에 거한고로 무리가 다윗성이라 일컬었으며
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Potom bydlil David na tom hradě, pročež nazvali jej městem Davidovým.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Potom býval Dávid na tom hrade, a preto ho nazvali mestom Dávidovým.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Så tog David Bolig i Klippeborgen, hvorfor man kaldte den Davidsbyen;
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Sedan tog David sin boning i bergfästet; därför kallade man det Davids stad.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Sitten Daavid asettui vuorilinnaan; sentähden kutsuttiin sitä Daavidin kaupungiksi.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Και κατωκησεν ο Δαβιδ εν τω φρουριω οθεν ωνομασαν αυτην πολιν Δαβιδ.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Давид жил в той крепости, потому и называли ее городом Давидовым.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.Тогава Давид се зесели в крепостта; затова тя се нарече Давидов град.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.וישב דויד במצד על כן קראו לו עיר דויד׃
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.واقام داود في الحصن لذلك دعوه مدينة داود.
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.大 衛 住 在 保 障 裡 . 所 以 那 保 障 叫 作 大 衛 城
Bundan sonra Davut kalede oturmaya başladı. Bunun için oraya ‹‹Davut Kenti›› adı verildi.大衛 住在 保障裡 . 所以 那 保障 叫作 大衛城
Kalede adeta uçuyordu.Il se déchainait.
Kalede adeta uçuyordu.미친 듯 경기에 열중하게 되었습니다.
Kalede adeta uçuyordu.legte voll los.
Kalede adeta uçuyordu.翌シーズン、攻撃陣がシュートを立て続けに放つ中
Kalede bekliyor olacağım.Będę czekała w forcie.
Kalede bekliyor olacağım.Espero por ti no Forte.
Kalede bekliyor olacağım.Jag väntar på fortet.
Kalede bekliyor olacağım.Jeg venter på fortet.
Kalede bekliyor olacağım.Odotan sinua linnoituksessa.
Kalede bekliyor olacağım.Te espero en el fuerte.
Kalede bekliyor olacağım.Ti aspetterò alla fortezza.
Kalede bekliyor olacağım.Θα σε περιμένω στο οχυρό.
Kalede bekliyor olacağım.Буду ждать вас в крепости.
Kalede her türlü tehlikeli şey var.Ci sono pericoli di ogni genere nella fortezza.
Kalede her türlü tehlikeli şey var.Der er masser af farlige ting her.
Kalede her türlü tehlikeli şey var.Det finns massa farliga grejer här.
Kalede her türlü tehlikeli şey var.Há imensos perigos no interior do forte.
Kalede her türlü tehlikeli şey var.Hay muchas cosas peligrosas dentro del fuerte.
Kalede her türlü tehlikeli şey var.Linnoituksen sisällä on kaikenlaista vaarallista.
Kalede her türlü tehlikeli şey var.W forcie jest dużo niebezpiecznych miejsc.
Kalede her türlü tehlikeli şey var.Έχει πολλά επικίνδυνα πράγματα αυτό το οχυρό.
Kalede her türlü tehlikeli şey var.В форте много всяких опасных вещей.
Kaledeyken, sık sık telefon açıyordu.Cuando estábamos en el fuerte, no paraba de hacer llamadas.
Kaledeyken, sık sık telefon açıyordu.Hän soitti useita puheluita, kun olimme linnoituksessa.
Kaledeyken, sık sık telefon açıyordu.Kiedy byliśmy w forcie, odbył bardzo dużo rozmów telefonicznych.
Kaledeyken, sık sık telefon açıyordu.Mens vi var på fortet, ringede han ustandseligt.
Kaledeyken, sık sık telefon açıyordu.När vi var på fortet ringde han oupphörligen.