Ana içeriğe geç
Sözlük

kale ile cümle

kale kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kurşun kalemin ne renk?What colour is your pencil?
Kalemim kırmızı.My pencil is red.
Bu sizin kalem mi?Is this your pencil?
Bu benim kurşun kalemim.This is my pencil.
Bu kurşun kalem kırmızı mı beyaz mı?Is this pencil red or white?
Bu kalem beyazdır.This pencil is white.
Bu kurşun kalem kırmızı.This pencil is red.
Bu kalem gri değil.This pencil is not grey.
Bu kurşun kalem gri değil.This pencil is not grey.
Senin kalemin çok koyu renkli.Your pencil is very dark.
Neden kalemle yazıyorsun?Why are you writing with a pencil?
Bu dolma kalemle yazabilir miyim?Can I write with this pen?
Bir kalem olmadan nasıl yazıyorum?How am I writing without a pen?
O, vampirler hakkında bir roman kaleme aldı.She wrote a novel about vampires.
Kaç tane dolma kalem aldın?How many pens did you buy?
Bu prenses kalededir.This princess is in the castle.
Teyzemin kalemi mürekkep dolu.My aunt's pen is full of ink.
Dün kaybettiğim dolma kalem yeniydi.The pen I lost yesterday was new.
Tom ilk kez Mary'yi eve getirdiğinde onun annesi "bu bir kaleci." dedi.The first time Tom brought Mary home, his mother said, "This one's a keeper."
Kalemimin mürekkebi bitti.My pen is out of ink.
Dolma kalemimin mürekkebi tükendi.My pen has run out of ink.
Dolma kalemimi görüyor musun?Do you see my pen?
Kalemini görüyorum.I see your pen.
Hangi kalemi görüyorsun?Which pen do you see?
Hangi kalemi görüyorsunuz?Which pen do you see?
Ne çok kalem!What a lot of pens!
Tom bile bir kurşun kalemi keskinleştiremiyor.Tom can't even sharpen a pencil.
Pembe kalemini bana lütfen ödünç verebilir misin lütfen?Could you lend me your pink pen, please?
Ben bu kalemi ödünç alabilir miyim?Can I borrow this pen?
Bir tükenmez kaleminiz var mı?Do you have a ballpen?
Türkler Eğri Kalesi'ni uzun süre kuşattılar.The Turks held siege over the Castle of Eger for a long time.
Ve şimdi, kalemim nerede?And now, where is my pen?
Kalemliğimde bir silgim var.In my pencil case, I have a rubber.
Sen bir kalecisin.You're a keeper.
Bu dolma kalem iyi yazmaz.This pen doesn't write well.
Tom kaleydoskopları seviyor.Tom loves kaleidoscopes.
Nagoya kalesi ile ünlüdür.Nagoya is famous for its castle.
İşte bir dolma kalem.Here's a pen.
Lütfen kalemimi bana geri ver.Please give me back my pen.
Bu kalem seninki. Benimki sırada.This pencil is yours. Mine is on the desk.
Tom bir kaleci.Tom is a keeper.
Onun kurşun kalemini çiğnemek gibi kötü bir alışkanlığı var.She has a bad habit of chewing on her pencil.
Göz kalemi kullanıyorsun, değil mi?You're wearing eyeliner, aren't you?
Yatak odamın penceresinden kaleyi görebiliyorum.I can see the castle from my bedroom window.
Kurşun kalemimi alanın Tom olmadığını biliyorum.I know it wasn't Tom who took my pencil.
Favori kalemimi kaybettim.I lost my favorite pen.
Bir dolma kalem ve kâğıda ihtiyacım var.I need a pen and paper.
Dolma kalemini ödünç almalıyım.I need to borrow your pen.
Bir dolma kalem almalıyım.I need to get a pen.
Bir kurşun kalem almak için çekmeceyi açtım.I opened the drawer to get a pencil.
Tom'un kurşun kalemini arakladım.I swiped Tom's pencil.
Birçok kale bir hendekle çevrilidir.Many castles are encircled by a moat.
O bir kalem aldı ve bir kağıt parçası üzerine çizmeye başladı.She took a pencil and began drawing on a piece of paper.
Tom, çocukların kum kalesini imha etti.Tom destroyed the children's sand castle.
Biraz daha param olsaydı o dolma kalemi alırdım.If I'd had more money, I'd have bought that pen.
Kalem siyah.The pencil is black.
Kral eski bir kalede yaşardı.In an old castle lived a king.
Senin kalemin kötü.Your pen is bad.
O, kaleminin nerede olduğunu biliyordu.He knew where his pen was.
Tom kullanabileceği bir kalem olup olmadığını görmek için çekmeceye baktı.Tom looked through the drawer to see if there was a pen he could use.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod