Belgeler bu kalenin yerleşildiğini gösterir.Le fonti documentali testimoniano l'esistenza di un castello.
Böylelikle kalecilik yaşantısına başlamış oldu.Alla sua morte iniziò il processo di beatificazione.
Sibirya'daki Türk kökenli halklarla ilgili çok sayıda kitap ve makale kaleme almıştır.Ha scritto un gran numero di libri sui Curdi di Siria.
Pek çok hagiografik eser burada kaleme alınmıştır.Numerosi reperti archeologici sono stati scavati in questo posto.
Sör Rodrik Cassel, Kışyarı’nın kale kumandanı.Ser Rodrik Cassel, maestro d'armi di Grande Inverno.
Haçlı ordusu iç kale etrafına güvenlik karakolları ile bir kordon hattı kurarak şehir içine yerleşti.Allora abbiamo circondato la Zona con un cordone di polizia...
Westerplatte kalesi saldırıya yedi gün dayanabildi.La città di Leopoli cadde sette giorni dopo.
İoannis Kalekaswas yaklaşık 1282 yılında Apros, Trakya'da doğdu.Nacque intorno al 1282 in Tracia.
Casillas ise Real Madrid'in kalesindeydi.Carlo nacque al Palazzo Reale di Madrid.
Kuzey kesimde beş no'lu kale, inatçı bir direnç göstermeyi sürdürdü.A nord, anche il forte 5 si dimostrò essere ben difeso.
Dönüş Yolu, Erich Maria Remarque tarafından kaleme alınan bir kitaptır.La via del ritorno è un romanzo dell'autore tedesco Erich Maria Remarque.
Vxf3 Siyah Vezir alınamaz, çünkü g8’deki Kale, g2’deki piyonu açmaza almıştır.Dopo 19…Dxf3, la donna nera non può essere presa perché la torre in g8 inchioda il pedone bianco in g2.
Çoğu eserinin konusu Finlerin ulusal destanı Kalevala'dan alınmıştır.È menzionato molte volte nel poema nazionale finnico, il Kalevala.
Kale düz toprak ve tepelik arazinin ikisini de içeriyordu, Doğu Asya’da ender görülen bir şey.La fortezza si estende sia su terreno piano che collinare, un fatto piuttosto raro in Asia orientale.
Kaleci, 2010 yılında antrenörlük lisansı da aldı.Nel 2010 la Lega Basket lo ha riconosciuto ancora una volta Allenatore dell'anno.
Yazdığı ilk oyunun adı Kullervo olan Kivi'nin bu eseri Kalevala'daki trajik bir hikâye üzerine yazılmıştı.La sua prima opera teatrale è Kullervo, ispirata ad un tragico episodio contenuto nel Kalevala.
1018'de son Bulgar kaleleri teslim oldu ve ülke yine imparatorluğa katıldı.Entro il 1018, le ultime roccaforti bulgare si erano arrese e il paese divenne parte dell'impero.
18. Yüzyılın ortalarında Bran kalesi askeri olarak stratejik bir rol üstlendi.Già nel XVIII secolo il colle era considerato strategico dal punto di vista militare.
Ertesi gün, Robert ve adamları Rouen kalesini kuşattılar.Roberto ed il suo seguito allora tentarono di catturare il castello di Rouen.
22 Ağustos'ta Nice ele geçirilirken, kaledeki direnişin devam etmesi sebebiyle kuşatma 8 Eylül'e kadar sürdü.Nizza cadde il 22 agosto, anche se la cittadella resistette fino alla revoca dell'assedio, l'8 settembre.
Saat 9'a kadar kale tamamen kuşatıldı.Entro le 15:00 il Palazzo era circondato.
Şu anda Niğdespor'da kaleci antrenörlüğü yapmaktadır.Attualmente è allenatore dei Pulcini dell'Entella.
Kalesi kendi hemşerileri tarafından kuşatılan Segestes, Germanicus'a yardım için yalvardı ve kurtuldu.Assediato nella sua fortezza dai compatrioti, Segeste chiese aiuto a Germanico il quale lo soccorse.
Açık kanıt, Niğbolu kalesinin 629 yılında inşa edilmesidir.Ne è chiara testimonianza la costruzione della fortezza di Nicopoli nel 629.
1568 yılından itibaren şehirde bir kale inşa edilmiştir.Già dal 1548 fu collocato all'interno dell'edificio un orologio.
Kazan hanlarının eski kale kalıntıları üzerine Korkunç Ivan'ın emriyle kurulmuştur.Venne eretto su ordine di Ivan il Terribile sopra le rovine del precedente castello dei khan di Kazan'.
Tantallon Kalesi kuşatmasında yer alır.Ospita sul suo territorio il Castello di Tenczyn.
Duvar ve tavan süslemeleri, kalem işleri ve ahşap oymalar döneminin üslubunun özel örneklerinden sayılır.Si possono ammirare pale, oggetti di legno e ombrelli artigianali unici nel loro genere.
Melisandre ise Kara Kale'ye geri döner.Cairncross tornò al ministero del tesoro.
Mevcut araştırma o zamanlarda kalenin Haşhaşilerin elinde olduğunu gösterir.Testimone del passato spicca oggi il Castello.
4. Birinci Kale tekrar harekete geçer.Il Quartetto n. 1 op.
Saat tokasında küçük bir kalem saklanabilir.Su una lesena è posto un orologio.
Döneminin en başarılı Alman kalecilerinden biri olarak kabul ediliyordu.Fu considerata una delle più importanti cantatrici di lingua tedesca del suo tempo.
Asper, Thomas Myhre ile takımın iki as kalecisinden biri oldu.Entrambe le gare furono vinte da Yvan Muller del team RML.
Eskiden bir şehrin azim ve kalei kadim imiş.Fu un'antica città e porto dell'Apulia.
Bu dönemde kale yıkıldı ve tekrar tekrar inşa edildi.Il muro è parzialmente crollato ed è stato ricostruito più volte.
Kaleden günümüze yalnızca kuzey ve doğu yönünde uzanan sur duvarı kalıntısı gelebilmiştir.Della fortezza oggi rimane solo parte del basamento delle mura volte a nord e a est.
Tam Kaleye geldiği sırada Afet gerçekleşir.Quando in casa arriva il vero conte, la situazione precipita.
Son zamanlarda kaleyi yenileme çalışmaları devam etmektedir.Il cantiere subisce nuovamente lunghi arresti.
İlk kaleciğe Sürmenespor'da başlamıştır.Qui termina il primo tronco della strada.
Niğde Kalesi, bir höyük olan Alaaddin Tepesi’nin kuzey kısmı üzerine inşa edilmiştir.La sacrestia è stata di recente costruita su un lato dalla parte settentrionale della cappella maggiore.
Uzunca süren bir kuşatmadan sonra Edesssa kalesi Bizanslılar eline geçti.Dopo un lunghissimo assedio gli assediati cedettero.
Ertesi gün Madonna ve Ritchie, Skibo Kalesi'nde evlendi.Il 22 dicembre dello stesso anno Madonna sposa Ritchie nella cornice dello Skibo Castle in Scozia.
Telefon, ekstra bir batarya ve fazladan kalem ile gönderildi.I nuovi sabot vengono numerati con un créyón di tsôque, un'apposita matita.
Kale sonunda teslim olmuştu.Alla fine però il castello fu abbandonato a se stesso.
Muş Kalesi 'nin kimler tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.Non si sa per certo dove sorgesse il castello.
Hotin Kalesi'ne yerleşti.Vi sorge il castello di Hof.
Mardin Kalesinin diğer bir ismi "Kartal Yuvası"dır.Un'altra grotta è quella dell'Orsa (Medvidina špilja).
Kalenin etrafında bulunan kale burçları ve kale kapısı ise 1817-1818 yıllarında tamamlanmıştır.I toponimi La Stretta e La Porta sono attestati dal 1840.
Bu dönemde Şah III. İsmail yine de Abadan kalesinde hapiste tutuldu.Hishām II, invece fu tenuto segretamente in prigione.
Kaleli, Lütfü.Valtorta, Benedetta.
Kale, Shuris-tsikhe adı altında 4. yüzyılda kurulmuştur.La fortezza fu costruita nel IV secolo e divenne nota con il nome di "Shuris-tsikhe" ("Forte odioso").
Tacitus Kaledonya kayıplarını 10 bin, Roma kayıplarını 360 olarak verir.Secondo Tacito, i Caledoni persero 10 000 uomini, i Romani appena 360.
19. yüzyılda III. Napoleon, su yolunun fizibilitesi ile ilgili bir makale kaleme aldı.Napoleone III, all'inizio del XIX secolo, redasse un articolo sulla sua fattibilità.
Burada eskiden harap bir kale vardı.Una volta c'era anche un castello.
1122 yılından önce planlanan bölümler 1123-1131 döneminde kaleme alınmıştır.Progettati prima del 1122, essi furono scritti per la maggior parte tra il 1123 e il 1131.
Kale duvarı şehri çevrelemektedir.Alla scoperta delle mura che circondavano la città.
Kalemle yazmak anlamında değil, kalemle yazmak bijir demektir. ^ Dооrа-HеmLa mia penna non scrive molto bene, invece la sua sì.
Yolları Glarus üzerinden Turricum kalesine kadar sürer.Resteranno in testa fino al Passo Maloja.
On İki Havari’den biri olan Aziz Matthias’ın mezarının Gonio kalesinde olduğuna inanılır.La tomba di San Mattia, uno dei dodici apostoli, si crede essere all'interno della fortezza di Gonio.