kaldırmak ile cümle
kaldırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bölümler (Departmanlar) arası engelleri kaldırmak gerekir.Eliminar barreras organizacionales entre departamentos.
Karşılıklı dışlama şartını kaldırmak, hiçbir işlemin bir kaynağa tek başına erişemeyeceği anlamına gelir.Eliminando la exclusión mutua: ningún proceso puede tener acceso exclusivo a un recurso.
Halkın aldatıcı mutluluğunu olarak dini ortadan kaldırmak, halkın gerçek mutluluğunu istemek anlamına geliyor.La abolición de la religión como felicidad ilusoria del pueblo es la demanda de su felicidad real.
Sosyalist lider Pieter Jelles Troelstra, mevcut hükümeti ve monarşiyi ortadan kaldırmak istiyordu.Un líder socialista holandés llamado Troelstra trató de derribar el gobierno y la monarquía.
Kuşatmanın yarılması sonunda Hamilcar kuşatmayı kaldırmak durumunda kalır.Al final se vuelve bueno ayudando a detener a Dimentio.
Scarecrow, Gotham Şehrine geri dönüp, Batman’i ortadan kaldırmak için düşmanları ile güçlerini birleştirecek.Bartman vuela por Gotham City peleando con sus enemigos y estableciendo la justicia.
Amaçları onu avatar halindeyken yok etmek ve dünyadaki tüm liderleri ortadan kaldırmaktır.Su objetivo es hacerse con el dominio del mundo y matar a todos los Drifters.
Bu sebeple OAuth Core protokolü bu sorunu ortadan kaldırmak üzere görevlendiriliyor.Entonces Tonio da con la clave para detener este desastre.
Larry, genelde Bikini Plajında halter kaldırmakla meşguldür.Normalmente era facile trovarli sull'isola di Bilca.
Çiçeklere uzanmak için ayaklarını hafifçe kaldırmaktadır.Mantenere le piante dei piedi ben a terra.
1 Ekim'de kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldılar.Il 1º ottobre è tolto l'assedio.
Deneyler bu çürütmeleri ortadan kaldırmak için devam etmektedir.Ma l'esperimento porta alla loro completa distruzione.
Yükü kaldırmak için yüke eşit bir kuvvet kullanılır.Il verricello serve a trascinare pesi.
Bu taş kaldırmak için çok ağır.Этот камень слишком тяжёлый, чтобы его поднять.
Bu masa kaldırmak için çok ağırdı.Это стол был слишком тяжёлым, чтобы его поднять.
Tom kendini kaldırmak için çok cılız.Фома слишком слабый, чтобы самому подняться.
Toplantıda konuşmak isterseniz elinizi kaldırmak zorundasınız.Если вы хотите сказать что-нибудь на совещании, то должны поднять руку.
Toplantıda konuşmak istiyorsan elini kaldırmak zorundasın.Если ты хочешь сказать что-нибудь на совещании, то должен поднять руку.
Bu dünyada en zor şey bir kızın eteğini kaldırmaktır.В этом мире самая трудная вещь - это поднять юбку у девушки.
Bu taarruzun amacı, Belgorod girintisindeki tüm savunma hattını ortadan kaldırmaktı.Надобность, в которой отпала со строительством Белгородской оборонительной черты.
Amaç düşmanı yok edip ortadan kaldırmak değil, ona karşı savunarak onu kazanmanın yolunu keşfetmektir.Не бояться врага, а искать и уничтожать его.
Yükü kaldırmak için yüke eşit bir kuvvet kullanılır.Для увеличения силы тяги применяется балластный вес.
Mathematica yoğun hesaplamalar gerektiren işlemler için zaman kayıbını ortadan kaldırmaktadır.Mathematica допускает отложенные вычисления.
Bu sebeple OAuth Core protokolü bu sorunu ortadan kaldırmak üzere görevlendiriliyor.На Броссе, естественно, падала обязанность заполнить этот пробел.
Sanatçı, kendi yorumuna göre 'Jackson' soyadının getirdiği ağır bir yükü kaldırmak zorunda kaldı.واضطر الفنان للازاله لقب جاكسون الذي يمثل عبئا ثقيلا وفقا لتفسيرها.
Yeryüzünden insanları kaldırmak istedi fakat klanının kişileri tarafından öldürüldü.استطاع أوو القضاءَ على الوحش لكنَّهُ قَتَلَ صديقَهُ.
Kaldırmak için gereken kuvvet cismin ağırlığına eşit olacaktır.ويكون انحدار الخط مساويًا لتضخيم قوة المضخم.
Oligarşiler ayrıca toplumun dörde ayrılan yapısını ortadan kaldırmak için çaba göstermiştir.Os oligarcas também tentaram abolir as quatro divisões da sociedade.
White'ın ailesi bu yasağı kaldırmak için dava açtı.A família White promoveu uma ação no sentido de revogar a proibição.
Bölümler (Departmanlar) arası engelleri kaldırmak gerekir.Quebrar as barreiras entre departamentos.
Halkın aldatıcı mutluluğunu olarak dini ortadan kaldırmak, halkın gerçek mutluluğunu istemek anlamına geliyor.A abolição da religião enquanto felicidade ilusória dos homens é a exigência da sua felicidade real.
Sanatçı, kendi yorumuna göre 'Jackson' soyadının getirdiği ağır bir yükü kaldırmak zorunda kaldı.Sua carreira política foi extremamente dependente de Jackson como seu apelido implicava.
Kurallara tutarsızlıkı kaldırmak için Aralık 2012 yılında değişiklik yapılmıştır..As diretrizes foram alteradas em dezembro de 2012 para corrigir esta anomalia.
Bu problemi ortadan kaldırmak ancak söz konusu sorgulara özgü bazı önlemler alarak mümkündür.No entanto, a capacidade de resolver dificuldades na prática é também uma responsabilidade primária.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.Dit wil dus zeggen dat het draaipunt zich verplaatst weg van het zwaartepunt.
Yükü kaldırmak için yüke eşit bir kuvvet kullanılır.Er is dan minder spanning nodig om dezelfde lading op te slaan.
II. Mahmut Mısır valisini ortadan kaldırmak ve kaybettiği toprakları geri almak istiyordu.Mahmud II bez powodzenia próbował odzyskać ziemie utracone na rzecz władcy Egiptu.
Bu etki oluşurken bir yandanda aracın altından giren hava aracı yukarıya kaldırmak için basınç uygulamaktadır.Miał również pomysł, jak inaczej można zmniejszyć ciśnienie powietrza pod samochodem.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.Powstaje wtedy wrażenie, że obaliliśmy główny argument.
Oğulların sünnetine itina gösterilmelidir ve bunu aziz halkın utancını kaldırmak için yapmalıdır."Czy święci są po to, aby nas zawstydzać?
Afro-Amerikalıların üniversiteye erişimini arttırmak, sınıf farklarını kaldırmaktan daha kolaydır.Z tej przyczyny abstrahowanie jest dla ucznia łatwiejsze od uogólniania.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.Det är dags att gå tillbaka till detta grundläggande budskap.
İsa'nın bu günahı kaldırmak için geldiğine inanırlar.Tron på att Jesus skall komma tillbaka.
Bölümler (Departmanlar) arası engelleri kaldırmak gerekir.Riv ner barriärerna mellan avdelningarna.
Obi-Wan geminin kalkanlarını kaldırmak için diğerlerinden ayrılır.Боумен приймає рішення пробудити решту екіпажу.
Bu timin amacı, saldırının arkasındaki güçleri tespit etmek ve ortadan kaldırmaktır.Незабаром було ухвалено рішення призначити Сердара командиром секретної групи.
Hint hükümeti 1990'lı yıllardan beri çocuk emeğini ortadan kaldırmak için çeşitli programlar uyguladı.Od devadesátých let 20. století vláda zavedla řadu programů na odstranění dětské práce.
Kuvvet kolu ne kadar büyükse, yükü kaldırmak için harcanacak kuvvet o kadar az olur.Čím delší rameno, tím menší působící síla je potřeba.
Bölümler (Departmanlar) arası engelleri kaldırmak gerekir.Înlăturarea barierelor dintre departamentele întreprinderii.
Amaç düşmanı yok edip ortadan kaldırmak değil, ona karşı savunarak onu kazanmanın yolunu keşfetmektir.Datoria unui amiral nu este să atragă înfrângerea ci să câștige victoria.
İmparator I. Aleksios Selçuklulara saldırılarını kaldırmak istemekteydi.Împăratul Alexios V nu avea de gând să depună armele.
Bu problemi ortadan kaldırmak ancak söz konusu sorgulara özgü bazı önlemler alarak mümkündür.Noțiunea însăși permite totuși restrângerea problemei la unele teme comune.
Bu taş kaldırmak için çok ağır.Această piatră este prea grea pentru a fi ridicată.
Hobim ağırlık kaldırmak.Hobby-ul meu este ridicarea greutăților.
Amerika'nın görevi komünizmi dünyadan kaldırmaktır.Misiunea Americii este de a elimina comunismul din lume.
Tom dövmesini kaldırmak istedi.Tom a vrut să-și scoată tatuajul.
Amerikan misyonu dünyadan komünizmi kaldırmaktır.Misiunea americană este de a elimina comunismul din lume.
İsa'nın bu günahı kaldırmak için geldiğine inanırlar.Ezért Jézusban meg vannak erősítve a hívők, hogy ellenálljanak a bűnnek.
İnanışa göre bu taş, yerçekimini ortadan kaldırmaktadır.A vegetáció ezáltal függ a területet borító kőzettől.
Artık kullanıcı henüz tamamen indirilmemiş uygulamaları kaldırmak için izin verir.A felhasználó számára lehetővé teszi az épületgépészet roncsolás mentes megvalósítását.