kaldırma ile cümle
kaldırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom başını kaldırmadı.Tom did not raise his head.
Onlar bu düzenlemelerin çoğunu kaldırmayı planlıyorlar.They plan to do away with most of these regulations.
Bush diğer ülkeleri ortadan kaldırmak için askeri birlikleri göndermedi.Bush didn't send troops to annihilate other countries.
Sadece herhangi bir şüpheyi ortadan kaldırmak için, artık ailemle birlikte yaşıyorum.Just to remove any doubt, I no longer live with my parents.
Tom onu kaldırmak için yeterince güçlü değil.Tom isn't strong enough to lift that.
Arabayı kriko ile kaldırmak zorunda kalacaksın.You'll have to jack up the car.
Amerika'nın görevi komünizmi dünyadan kaldırmaktır.America's task was to eliminate communism from the world.
Tom aletlerini kaldırmaya başladı.Tom started to put his tools away.
Cumhuriyetçiler Obamacare'i yürürlükten kaldırmak istiyor.The Republicans want to repeal Obamacare.
Onlar buzdolabını kaldırmak için bana yardım ettiler.They gave me a hand to lift the fridge.
Tom dövmesini kaldırmak istedi.Tom wanted to get his tattoo removed.
Tom bana el kaldırmadı.Tom didn't lay a hand on me.
Saat 10'dan önce beni kaldırma.Don't wake me up before 10.
Tom asla hiç kimseye el kaldırmadı.Tom never raised a hand to anyone.
Tom'a hiç el kaldırmadım.I never laid a hand on Tom.
Beyler, kadeh kaldırmak istiyorum.Gentlemen, I'd like to propose a toast.
Tom kutuyu kaldırmaya çalıştı.Tom tried to lift the box.
Onu kaldırmama yardım et.Help me lift it.
Bu kutuyu kaldırmayı başarabilir misin?Can you manage lifting this box?
Beni kaldırma.Don't make me get up.
Dan etiketi bile kaldırmadı.Dan didn't even remove the sticker.
Tom'un onu tek başına kaldırmak için yeterince güçlü olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is strong enough to lift that by himself?
Bilgisayara ulaşabilmek için paneli kaldırmak zorunda kaldım.I had to remove the panel in order to access the computer.
O yasayı yürürlükten kaldırmaları gerektiğini düşünüyorum.I think they should repeal that law.
Biz onların bu yasayı yürürlükten kaldırmalarını istiyoruz.We request that they repeal this law.
Hileyi ortadan kaldırmak zor.It's difficult to eliminate cheating.
Tom onu kaldırmak için yeterince güçlü.Tom is strong enough to lift that.
Eğer tanrı gerkçekten var olsaydı, onu ortadan kaldırmak gerekli olabilirdi.If God really existed, it would be necessary to abolish him.
Hükümet cehaleti ortadan kaldırmak için ortak çabalar sarf etmiştir.The government has made joint efforts to eradicate illiteracy.
Amerikan misyonu dünyadan komünizmi kaldırmaktır.The American mission is to eliminate communism from the world.
Bu kutuyu kaldırmama yardım et.Help me lift this box.
Bunu kaldırmama yardım et.Help me lift this.
Kara mayınlarını yerine koymak ucuzdur ama kaldırmak pahalıdır.Landmines are cheap to put in place, but expensive to remove.
Ülkede sıtmayı ortadan kaldırmak için toplu bir çaba gereklidir.A concerted effort is required to eradicate malaria in the country.
Bu, yıllar boyunca yaptığımız tüm ilerlemeleri ortadan kaldırmakla tehdit ediyor.This threatens to obliterate all the progress we have made over the years.
Onu midem kaldırmaz.I don't have the stomach for it.
CBS'in bu diziyi kaldırması gerekir.CBS should cancel this show.
Annenin bakkaliyeleri kaldırmasına yardım et.Help your mother put away the groceries.
TDK kurum isimlerinde kesme işareti kullanımını kaldırma kararı aldı.TDK has decided to abolish the use of apostrophe in names of institutions.
Fadıl cesedi ortadan kaldırmaya çalıştı.Fadil tried to dispose of the body.
Fadıl, Leyla'yı Rami'nin cesedini ortadan kaldırmaya zorladı.Fadil forced Layla to help dispose of Rami's body.
Bu kutuyu kaldırmama yardım edecek birine ihtiyacım var.I need someone to help me lift this box.
Köleliği kaldırmayı istiyorum.I intend to abolish slavery.
Onlar özgürlüklerini korumak istemiyorlar. Onlar onları ortadan kaldırmak istiyorlar.They don't want to protect your freedoms. They want to take them away.
Suçu azaltmanın yolu yoksulluğu ortadan kaldırmaktır.The way to reduce crime is to eradicate poverty.
Sol kolunuzu kaldırmayı deneyin.Try lifting your left arm.
Biri bu kutuyu kaldırmama yardımcı olabilir mi?Can someone help me lift this box?
Biri bu kutuyu kaldırmamda bana yardımcı olabilir mi?Can someone help me lift this box?
Tom kutuyu tek başına kaldırmaya çalıştı, ancak yeterince güçlü değildi.Tom tried to lift the box by himself, but he wasn't strong enough.
Hata hâlâ orada. Hâlâ onu kaldırma şansı yok mu?The error is still there. Is there still no chance of removing it?
Seyahat için zamanı ya da parası olmayanları ortadan kaldırmak için birleşelim.Let's unite to eliminate those with no time or money for travel.
Elimi kaldırmadım.I didn't raise my hand.
Tom'a asla el kaldırmam.I'd never hit Tom.
Sami, Leyla'nın cesedini kaldırmaya çalıştı ama başaramadı.Sami tried to lift Layla's body, but he couldn't.
Sami, tanıkları ortadan kaldırmak istiyordu.Sami wanted to eliminate the witnesses.
Sami, Leyla'ya asla el kaldırmadığını söyledi.Sami said he never laid a hand on Layla.
Sami, Leyla'nın cesedini kaldırmaya çalıştı ama yapamadı.Sami tried to lift Layla's body but he couldn't.
Tom ağırlık kaldırmaya başladı.Tom started lifting weights.
Her akşam dışarıda yemek yemeyi bütçem kaldırmaz.I can't afford to eat out every night.
Doğum günü dekorasyonlarını hala kaldırmadı.He still hasn't taken down the birthday decorations.