kaldırma ile cümle
kaldırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yoshio kutuyu kaldırmama yardım etti.Yoshio helped me lift the box up.
Okul idaremiz o okul kuralını ortadan kaldırmaya karar verdi.Our school administration decided to do away with that school rule.
Toplantıda konuşmak isterseniz elinizi kaldırmak zorundasınız.You have to raise your hand if you want to speak at the meeting.
Toplantıda kullandığımız bütün kağıtları ortadan kaldırmam istendi.I was asked to put away all the papers we used at the meeting.
Irk ayrımını ortadan kaldırmaya yönelik çabalarımıza devam edeceğiz.We shall continue our efforts to eradicate racial discrimination.
Ölüm cezasını yürürlükten kaldırmalıyız.We should do away with the death penalty.
Numarayı çevirmeden önce alıcıyı kaldırmayı unuttum.I forgot to lift the receiver before dialing the number.
Böylesine kötü bir geleneği ortadan kaldırmalıyız.We have to do away with such a bad custom.
Şehir tramvayları kaldırma kararı aldı.The city has decided to do away with the streetcar.
Fabrika eski makineleri kaldırmayı düşünüyor.The factory decided to do away with the old machinery.
Okul, üniformayı kaldırmalıdır.The school should do away with the uniform.
Böyle bir geleneği ortadan kaldırmalıyız.We must do away with such a custom.
Biz böyle kötü gelenekleri ortadan kaldırmalıyız.We must do away with such bad customs.
Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.We must make every effort to do away with all discrimination.
Bu eski kuralları kaldırmalıyız.We must do away with these old rules.
Bu taş kaldırmak için çok ağır.This stone is too heavy to lift.
Bu masa kaldırmak için çok ağırdı.This desk was too heavy to lift.
Bu masa Patty'nin kaldırması için çok ağırdı.This desk was too heavy for Patty to lift.
Bu uygulamayı kaldırman gerekir.You ought to do away with this practice.
Bir parmağını bile kaldırmazdı.He wouldn't even lift a finger.
Ölüm cezasını kaldırmalıyızWe must abolish the death penalty.
Ulusal bayramlarda bayrakları havaya kaldırmalıyız.We put up the flags on national holidays.
Ben kutuyu kaldırmayı imkansız buldum.I found it impossible to lift the box.
Bu kötü gelenekleri kaldırmalıyız.We should do away with those bad customs.
Liderler, ekonomik büyümenin önündeki engelleri ortadan kaldırmaya çalışıyorlar.Leaders are trying to do away with impediments to economic growth.
Ölüm cezasını kaldırmalıyız.We should abolish the death penalty.
Üniversite bu tür sınavı kaldırmaya karar verdi.The university decided to do away with this kind of examination.
Kapağı kaldırmayı imkansız buldu.He found it impossible to lift the lid.
O Harry'yi kaldırmada başarısız oldu.He failed to wake Harry up.
O, elini havaya kaldırmadı.He did not put up his hand.
Kutuyu kaldırmak için bütün gücüyle çabaladı.He tried with all his might to lift the box.
Eski kısıtlamayı kaldırmaya karar verdiler.They decided to abolish the old restriction.
O, kutuyu kaldırmaya çalıştı fakat bunu imkansız buldu.She tried to lift the box, but found it impossible.
Annem bana bulaşıkları kaldırmamı söyledi.Mother told me to put away the dishes.
Annesi kızına bu oyuncakları ortadan kaldırmasını söyledi.The mother told her daughter to put those toys away.
Paketi kaldırmama yardım et.Help me lift the package.
Biz şiddeti ortadan kaldırmalıyız.We must do away with violence.
Uyuşturucu trafiğini, kök ve dalları ortadan kaldırmalıyız.We must eradicate the drug traffic, root and branch.
Dergileri, broşürleri ve benzeri şeyleri kaldırmanı istiyorum.I want you to put the magazines, pamphlets and whatnot away.
Birçok devrimler, aristokrasiyi kaldırmayı amaçladı.Many revolutions have aimed to abolish the aristocracy.
Ağırlık kaldırmada bir Olimpiyat şampiyonuydu.He was an Olympic champion in weightlifting.
Yeni klimayı kaldırmak ve onu çatıya koymak için bir vinç kiraladık.We hired a crane to lift the new air conditioner and place it on the roof.
Bunu kaldırmama yardım eder misin?Can you help me lift this?
Birçok ülke nükleer silahları ortadan kaldırmak için bir antlaşma imzaladı.Many countries have signed a treaty to eliminate nuclear weapons.
Tom kendini kaldırmak için çok cılız.Tom is too weak to lift himself.
Yetkililerin yasağı kaldırmasını rica etti.He asked the officials to lift the ban.
Tom yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istedi.Tom wanted to set the record straight.
Tom yardım etmek için bir parmağını kaldırmadı.Tom didn't lift a finger to help.
Okul, üniformaları kaldırmalı.The school should do away with uniforms.
O, kutuyu kaldırmaya çalıştı fakat bunu yapmayı imkansız buldu.She tried to lift the box, but found it impossible to do.
Hobim ağırlık kaldırmak.My hobby is weight lifting.
Onu kaldırmak için yeterince güçlüdür.He's strong enough to lift that.
Bu ambalajı kaldırmak zordur.This packaging is hard to remove.
Sanırım bu planı rafa kaldırmalıyız.I think we should scrap this plan.
Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için bir fırsat istiyorum.I'd like a chance to set the record straight.
Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istiyorum.I want to set the record straight.
Ben virgülü kaldırmayı öneririm.I'd suggest removing the comma.
Tüm şüpheleri ortadan kaldırmaya çalıştım.I tried to remove all doubt.
Onu kaldırmadım.I didn't pick it up.
Tom onu yerden kaldırmadı.Tom didn't pick it up.