kaldıracak ile cümle
kaldıracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.Dan hanya Allah yang menentukan jalan hidup manusia.
(Ancak sayısal yayıncılık bu sınırlamaları büyük ölçüde kaldıracaktır.)(この条件は必要かつ十分である。
Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.真主會復活所有死者進行審判。
Aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksınız.毘睇譯為明呪。
Soruların amacı soruları ortadan kaldıracak cevaplara varmaktır.) 疑问句的作用是提出问题,请求解答。
Rüzgâr neredeyse Van Gogh'u ayağa kaldıracak şekilde esiyordu.일찍이 빈센트 반 고흐를 접한 것이 표현주의로 발전하도록 하였다.
Ne bayrak kaldıracak ne de tükeneceğiz.Niti jedna zvijezda ne izlazi niti zalazi.
(Ancak sayısal yayıncılık bu sınırlamaları büyük ölçüde kaldıracaktır.)(S malou prestávkou na prelome týchto sérií).
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Apple 2는 그러한 인터페이스를 완벽히 실행 시켰습니다. 우리는 다만 당시에 어떻게 할 지를 몰랐던 거죠.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Apple II doskonale sobie radził z takim interfejsem, ale wtedy po prostu nie wiedzieliśmy jak to zrobić.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Apple II прекрасно работал с этим интерфейсом, просто в то время мы ещё не знали, как это сделать.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Apple II чудово міг працювати з таким інтерфейсом, просто ми не знали про це в той час.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Das Interface lief ohne Probleme auf dem Apple II, nur wussten wir das zu jener Zeit nicht.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.De Apple II was prima in staat dat soort interface te runnen, we wisten toen alleen niet hoe dat moest.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.ה"אפל 2" היה מסוגל בהחלט להריץ את הממשק, פשוט לא ידענו אז איך לעשות זאת.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.しかし当時は、どうすれば良いかが分かっていなかったのだ つまり、我々が理解していることから分かるのは
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Asta ar înlătura o mare parte din opoziție.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Cela démolirait beaucoup d'opposition.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Das wird einen Großteil der Gegner hinwegfegen.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Điều đó sẽ thổi bay rất nhiều ý kiến phản đối.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Esto disipará en gran medida la oposición.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Ez az ellenállás nagy részét meg fogja szüntetni. Amikor az emberek kezében lesz ez a technológia,
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.이 변화는 많은 반대 의견들을 일축할 것입니다.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Odbúra to veľkú časť opozície.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Sbaraglierà molta opposizione.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.To rozgromi większość jej przeciwników.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Toto smete spoustu odporu.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Veel tegenstand zal weggevaagd worden.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Това ще премахне опозицията срещу нея.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.Это разуверит большую часть оппозиции.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.זה יבטל חלק גדול מההתנגדות.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.للتخلص من معارضة الناس لها
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.この技術が普及すれば
Benim batığım banknotu kaldıracak, başka banknot koyacak. Altın getirecek mi düşünmüyorlar.ويضع عملة أخرى . لا يعرفون ما إذا سيأتي بالذهب او لا .
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››bed derfor høstens herre at han vil drive arbeidere ut til sin høst!
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››beder derfor Høstens Herre om, at han vil sende Arbejdere ud til sin Høst."
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Bedjen fördenskull skördens Herre att han sänder ut arbetare till sin skörd.»
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Darum bittet den HERRN der Ernte, daß er Arbeiter in seine Ernte sende.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Kérjétek azért az aratásnak Urát, hogy küldjön munkásokat az õ aratásába.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››그러므로 추수하는 주인에게 청하여 추수할 일군들을 보내어 주소서 하라 하시니라
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Pregate dunque il padrone della messe che mandi operai nella sua messe!»
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Priez donc le maître de la moisson d`envoyer des ouvriers dans sa moisson.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Proście tedy Pana żniwa, aby wypchnął robotniki na żniwo swoje.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Prosite torej Gospodarja žetve, naj pošlje delavcev na žetev svojo.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Protož proste Pána žni, ať vypudí dělníky na žeň svou.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Rogad, pues, al Señor de la mies, que envíe obreros a su mies.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Rogai, pois, ao Senhor da seara que mande trabalhadores para a sua seara.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Rugaţi dar pe Domnul secerişului să scoată lucrători la secerişul Lui.``
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Rukoilkaa siis elon Herraa, että hän lähettäisi työmiehiä elonkorjuuseensa."
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Sebab itu mintalah kepada pemilik kebun itu supaya mengirim penuai untuk panennya.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Tedy proste Pána žatvy, žeby vyslal robotníkov do svojej žatvy.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Vậy , hãy cầu_xin chủ mùa gặt sai con gặt đến trong mùa mình .
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Vậy, hãy cầu xin chủ mùa gặt sai con gặt đến trong mùa mình.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Vraag de Landheer of Hij meer arbeiders wil sturen om de oogst binnen te halen."
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››παρακαλεσατε λοιπον τον κυριον του θερισμου, δια να αποστειλη εργατας εις τον θερισμον αυτου.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››затова, молете се на Господаря на жетвата да изпрати работници на жетвата Си.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››итак молите Господина жатвы, чтобы выслал делателейна жатву Свою.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Просіть Господа жнива, щоб вислав женців на жниво своє.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››לכן התחננו אל בעל הקציר לשלח פעלים לקצירו׃
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››فاطلبوا من رب الحصاد ان يرسل فعلة الى حصاده