kaldıracak ile cümle

kaldıracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
O okul üniformaları kaldıracak.That school is going to do away with uniforms.
Beş saatlik gezi yüzünden elimizi kaldıracak halimiz kalmadı.We felt dead from the five-hour trip.
Hükümet yakında tüketim vergisini kaldıracak mı?Will the government raise the consumption tax soon?
Kolumu kaldıracak halim yok.I feel like shit.
Onu tek başına kaldıracak kadar güçlü müsün?Are you strong enough to lift that by yourself?
Tom kutuyu kendi başına kaldıracak kadar güçlü değildi.Tom wasn't strong enough to lift the box by himself.
Microsoft Mart 2015 döneminde bu özelliği kaldıracakdır.Microsoft will be removing this feature sometime during March 2015.
Ne bayrak kaldıracak ne de tükeneceğiz.No stooping or bending over.
Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.Sin alienates the sinner from God.
Soruların amacı soruları ortadan kaldıracak cevaplara varmaktır.Advances are made by answering questions.
Ama II. Dünya Savaşı bu anlaşmaların çoğunu yürürlükten kaldıracaktı.World War II would greatly test those ambitions.
Şu an şaka kaldıracak havamda değilim.I am not in a mood to joke around.
Zamanı geldiğinde ölesiye yorgundum, Kaldıracak gücüm yoktu.No final eu estava tão cansado que eu não conseguia nem levantar por, tipo, uma hora!
O'nun bu öfkeli hallerini kaldıracak bir tek sen varsın sanıyorum.You're probably the only person that can handle that temper of his.
Benim batığım banknotu kaldıracak, başka banknot koyacak.He will remove the banknote I print and put another banknote.
Çok sıkıcı, kadeh kaldıracak başka şey yok mu?That's so boring, isn't there anything else you could toast?
Bu işlem gözlerinizi kaldıracak ve açacak.Bu işlem gözlerinizi kaldıracak ve açacak.
Aykırılıkların birçoğunu ortadan kaldıracak bu.That will blow away a lot of the opposition.
Kendini ayağa kaldıracak görüntüleri hatırlamaya başlıyor.He's beginning to have images that are motivating him to get up.
Bu yüzden her sabah, şimdi, çünkü iyi bir mutantsınız; bakış açınızı kaldıracaksınız.That's why every morning, now, because you are a good mutant, you will raise your angle of view.
Bu, neredeyse tüm suçları da ortadan kaldıracaktır.That will prevent almost all crime.
Ulaşacaksınız, kaldıracaksınız, herkes işini yapacak. Sizin işiniz bu!Avioni moj kurac
Zaten onları kaldıracaktım.I was going to take them off anyway.
Sunaktan yağı, külü kaldıracak, sunağı mor bir bezle örtecekler."They shall take away the ashes from the altar, and spread a purple cloth on it.
İki gün sonra bizi diriltecek, Üçüncü gün ayağa kaldıracak, Huzurunda yaşayalım diye.After two days he will revive us. On the third day he will raise us up, and we will live before him.
‹‹Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin.››Pray therefore that the Lord of the harvest will send out laborers into his harvest."
Onu Allah'tan başka kaldıracak/uzaklaştıracak yok.There is no one to unveil it apart from God.
Onu izleyen ikinci üfleme herkesi mezarından kaldıracak!Followed by the second blast,
Allah sana bir zarar dokunduracak olsa, O'ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur.If God afflicts you with harm, none can remove it except He.
Allah sana bir zarar dokundurursa, onu kaldıracak olan başkası değil, yine O'dur.If God afflicts you with harm, none can remove it except He.
ALLAH sana bir zarar dokundurursa onu, O'ndan başka ortadan kaldıracak yoktur.If God afflicts you with harm, none can remove it except He.
Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.And Allah will raise up those in the graves.
Bu süreç bir çok bileşen ve ofisi ortadan kaldıracak.This process will eliminate many components and offices.
Arnavutluk zorunlu askerliği 2010 yılına kadar kaldıracakAlbania to abolish conscription by 2010
Bu durum, bol kamu harcamalarıyla birlikte IMF'nin kaşlarını kaldıracak gibi görünüyor.This, together with abundant public spending, is likely to raise eyebrows at the IMF.
Sabit oranlar, bu son korunmacılık aracını da ortadan kaldıracaktır." dedi.The fixed rates would remove this last instrument of protectionism," Marincea argued.
Bu da Türkiye'nin AB'ye katılımda önünde bulunan bir engeli ortadan kaldıracak.This will eliminate the obstacle Turkey currently faces in joining the EU.
Bu, trikomları kaldıracaktır.This will remove the trichomes.
Ancak, VK'daki gönderinin kaldırılması, onu diğer sosyal ağlardan da kaldıracaktır.However, removing the news in VK will remove it from other social networks.
Sonuç olarak, Eurowings, Germanwings'in eski A320'lerini aşamalı olarak kaldıracak. [9]As a result, Eurowings will phase out Germanwings' older A320s.[31]
Bir başka değişle, raybanın minimum talaş kaldıracak şekilde ayarlanması zordur.They are also restricted to usage in unbroken holes.
Aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksınız.Durch dich werden sie miteinander vermischt.
Ne bayrak kaldıracak ne de tükeneceğiz.Eine Fahne kann nicht gehisst oder niedergeholt werden.
Problemin temel nedenlerini ortadan kaldıracak önlemler denenir ve uygulamaya konulur.Ursachen für mangelnde Qualität müssen ermittelt und abgestellt werden.
Soruların amacı soruları ortadan kaldıracak cevaplara varmaktır.Seine Hauptaufgabe ist die Beantwortung von Anfragen zur Namensauflösung.
Aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksınız.Tu feras disparaître le mal du milieu de toi.
Ne bayrak kaldıracak ne de tükeneceğiz.Ni les Bombes ni le Drapeau ne se déplacent.
Ne bayrak kaldıracak ne de tükeneceğiz.Tampoco se le pica ni hiere con banderillas.
Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.Бог обещает Зоровавелю воскресить его.
Aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksınız.وبذلك تستأصلون الشر من بينكم.
Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.فأنزل الله فيهم الآية - رواه الترمذي والحاكم.
Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.God zal in hun midden wonen.
Ne bayrak kaldıracak ne de tükeneceğiz.Het is strafbaar om een vlag die niet aan de eisen voldoet te maken of uit te steken.
Aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksınız.Usuniesz zło spośród siebie."
Ne bayrak kaldıracak ne de tükeneceğiz.Flagi nie można włóczyć po ziemi, ani jej zgniatać.
Ayrıca bu tankı kaldıracak ve taşıyacak araç yoktu.A to stroj zatím neměl žádnou výzbroj ani náklad.
Sonunda, Romalılara, bin pound altın verirlerse kuşatmayı kaldıracaklarını söyler.De exemplu, românii consideră că dacă îți lași geanta/portofelul pe jos, vei pierde banii.
Soruların amacı soruları ortadan kaldıracak cevaplara varmaktır.A befolyásolási folyamatok célja, hogy válaszokat kapjunk.
Aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksınız.Hävittäkää paha keskuudestanne.
DİP, her türlü ezme ezilme ilişkisi ortadan kaldıracak olan yegane sınıfın işçi sınıfı olduğunu iddia eder.Niiden mukaan kaikkea yhteistyötä omistavan luokan kanssa oli vältettävä.

İlgili Sayfalar