kaldır ile cümle

kaldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ülkede sıtmayı ortadan kaldırmak için toplu bir çaba gereklidir.A concerted effort is required to eradicate malaria in the country.
Bir saniye kaldırıma yanaşır mısın?Could you pull over for a second?
Tom Mary'yi havaya kaldırdı.Tom lifted Mary in the air.
Neredeyse tüm sınıf ellerini kaldırdı.Nearly the entire class raised their hands.
Bu, yıllar boyunca yaptığımız tüm ilerlemeleri ortadan kaldırmakla tehdit ediyor.This threatens to obliterate all the progress we have made over the years.
Büyükanne gözlüklerini kaldırdı.Grandmother lifted her spectacles.
Faşizm her ne pahasına olursa olsun ortadan kaldırılacak toplumsal bir patolojidir.Fascism is a social pathology to be eradicated at all costs.
Birkaç öğrenci ellerini kaldırdı.Several students raised their hands.
Komite, yaptırımları kaldırdı.The committee lifted the sanctions.
İşaret hemen kaldırıldı.The sign was immediately removed.
Tom kaldırımda gördüğü madeni parayı almak için durdu.Tom stooped to pick up a coin he saw on the sidewalk.
Kaldırım iyi korunmuştur.The sidewalk is well maintained.
Tom şapkasını yerden kaldırdı.Tom picked his hat off the ground.
Onu midem kaldırmaz.I don't have the stomach for it.
Tom bardağını dudaklarına kaldırdı.Tom raised his glass to his lips.
Tom maça kraliçesini kaldırdı.Tom held up the queen of spades.
Park ücretlerini ortadan kaldırabilirizWe can eliminate parking fees.
Tom kafasını kaldırdı ve gülümsedi.Tom raised his head and smiled.
Emekli maaşları ortadan kaldırılmalıdır.Pensions should be eliminated.
Düşman başını kaldırıyor.The enemy is raising his head.
Tom gülümsedi ve şapkasını kaldırdı.Tom smiled and raised his hat.
Tom uyarı parmağını kaldırdı.Tom held up a warning finger.
CBS'in bu diziyi kaldırması gerekir.CBS should cancel this show.
Kaldırımlar bomboş.The sidewalks are deserted.
Kaldırımlar terk edilmiş.The sidewalks are deserted.
Tom şapkasını kibarca kaldırdı.Tom lifted his hat politely.
Bardaklarımızı bir tost için kaldıralım.Let's raise our glasses for a toast.
Tom neden hiç şaka kaldıramıyor?Why can't Tom take a joke?
İhtiyacım olan şey kaldıraçtır.What I need is leverage.
Tom bunu kaldıramadı.Tom couldn't live with it.
Tom feneri kaldırdı.Tom held up the lantern.
Beni kaldıramaz mısın?Can't you lift me?
Kadehini kaldır.Raise your glass.
Tom utangaç bir biçimde elini kaldırdı.Tom shyly raised his hand.
Mary utanarak elini kaldırdı.Mary shyly raised her hand.
Kaldırım kenarına çok yakın durmayın.Don't stand so close to the curb.
Tom ağırlık kaldırır.Tom lifts weights.
Annenin bakkaliyeleri kaldırmasına yardım et.Help your mother put away the groceries.
TDK kurum isimlerinde kesme işareti kullanımını kaldırma kararı aldı.TDK has decided to abolish the use of apostrophe in names of institutions.
Fadıl cesedi ortadan kaldırmaya çalıştı.Fadil tried to dispose of the body.
Fadıl, koyotların ve diğer hayvanların Leyla'nın cesedini ortadan kaldıracağını umuyordu.Fadil hoped that the coyotes and other animals would dispose of Layla's body.
Tom şapkayı kaldırıp taktı.Tom picked up the hat and put it on.
Tom o kutuyu kendi başına kaldıramaz.Tom won't be able to lift that box by himself.
Tom kaşını kaldırdı.Tom furrowed his brow.
Kaldırım kenarında oturdum.I sat on the curb.
Kutuyu kaldırdım.I lifted the box.
Ben kapağı kaldırdım.I lifted the lid.
Fadıl, Leyla'yı Rami'nin cesedini ortadan kaldırmaya zorladı.Fadil forced Layla to help dispose of Rami's body.
Tom oyuncaklarını yerden kaldırdı ve kutuya koydu.Tom picked his toys up off the floor and put them in the box.
Tom elini kaldıran ilk kişiydi.Tom was the first one to raise his hand.
Tom hemen hastaneye kaldırıldı.Tom was rushed to the hospital.
Bu kutuyu kaldırmama yardım edecek birine ihtiyacım var.I need someone to help me lift this box.
Asgari ücretin kaldırılması gerekir.The minimum wage should be abolished.
Köleliği kaldırmayı istiyorum.I intend to abolish slavery.
Onlar özgürlüklerini korumak istemiyorlar. Onlar onları ortadan kaldırmak istiyorlar.They don't want to protect your freedoms. They want to take them away.
Adam zayıf bir kimse. Köpeğimi bile kaldıramadı.Adam is a weakling. He couldn't even lift my dog!
Leyla ağır halıyı kaldırdı.Layla removed the heavy carpet.
Leyla'nın cesedi kaldırıldı.Layla's body was removed.
Suçu azaltmanın yolu yoksulluğu ortadan kaldırmaktır.The way to reduce crime is to eradicate poverty.
Yoksulluğun ortadan kaldırılması ana hedefimiz olmalıdır.Eradicating poverty must be our main goal.

İlgili Sayfalar