kaldır ile cümle
kaldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O piyanoyu kaldırırsam fıtık olurum.If I lift that piano, I'll get hernia.
Böyle ağır bir arabayı kaldıramam.I cannot lift such a heavy car.
Tom çocukları kaldırdı ve onlara okul için hazırlanmalarını söyledi.Tom woke the children up and told them to get ready for school.
Tom çocukları kaldırıp onlara okul için hazırlanmalarını söyledi.Tom woke up the children and told them to get ready for school.
Kıçını kaldır da buraya gel!Get your ass over here!
Kıçını kaldır!Get your butt over here!
Tom işten başını kaldıramadı.Tom worked his fingers to the bone.
O, şapkasını kaldırdı.He raised his hat.
O onun elini kaldırdı ve onu öptü.He lifted her hand and kissed it.
O nazikçe onun elini kaldırdı ve onu öptü.He gently lifted her hand and kissed it.
Hastaneye kaldırıldı.He was hospitalized.
Bilgisayara ulaşabilmek için paneli kaldırmak zorunda kaldım.I had to remove the panel in order to access the computer.
Ağaçlar parktan kaldırıldı.Trees have been removed from the park.
Mary'nin büyükbabası tırpanla hasat kaldırırdı.Mary's grandfather used to harvest by scythe.
O, hastaneye kaldırıldı.He has been hospitalized.
Tom hastaneye kaldırıldı.Tom has been hospitalized.
Tom dehidratasyon belirtileri ile hastaneye kaldırıldı.Tom was hospitalized with symptoms of dehydration.
On üç yolcu hastaneye kaldırıldı.Thirteen passengers were hospitalized.
Üç yolcu hastaneye kaldırıldı.Three passengers were hospitalized.
Tom hava yoluyla hastaneye kaldırıldı.Tom was airlifted to the hospital.
On üç kişi hastaneye kaldırıldı.Thirteen were hospitalized.
Polis: "Ellerini havaya kaldır!" diye bağırdı.The police officer yelled, "Put your hands in the air!"
O yasayı yürürlükten kaldırmaları gerektiğini düşünüyorum.I think they should repeal that law.
Tom hayatı tehdit eden yaralanmalar ile hastaneye kaldırıldı.Tom was hospitalized with life-threatening injuries.
Kazaya karışan erkeklerden üçü hastaneye kaldırıldı.Three of the men involved in the accident were hospitalized.
Bu domuzları kim kaldırdı?Who raised these pigs?
Tom kolunu kaldırdı.Tom raised his arm.
Biz onların bu yasayı yürürlükten kaldırmalarını istiyoruz.We request that they repeal this law.
O, kız kardeşini kaldırımda bilinçsizce yatarken buldu.She found her sister sprawled unconscious on the sidewalk.
O, kızını baygın halde kaldırımda yatarken gördü.She saw her daughter lying on the sidewalk, unconscious.
O kollarını kaldırdı.She lifted her arms.
Mary kendi güvenliği için hastaneye kaldırıldı.Mary was hospitalized for her own safety.
Hileyi ortadan kaldırmak zor.It's difficult to eliminate cheating.
O sorun ortadan kaldırıldı.That concern has been eliminated.
30 kilodan daha ağır bir valizi kaldıramam.I can't lift a suitcase heavier than 30 kilos.
Tom onu kaldırmak için yeterince güçlü.Tom is strong enough to lift that.
Eğer anlıyorsan lütfen elini kaldır.If you understand, please raise your hand.
Eğer anlamıyorsan lütfen elini kaldır.If you don't understand, please raise your hand.
Eğer anlıyorsanız elinizi kaldırın.If you understand, raise your hand.
Ben ekipmanı temizlemek zorundayım, onu ortalıktan kaldır.I have to clean the equipment, pack it away.
Sağ elini kaldır ve benden sonra tekrarla.Raise your right hand and repeat after me.
Eğer tanrı gerkçekten var olsaydı, onu ortadan kaldırmak gerekli olabilirdi.If God really existed, it would be necessary to abolish him.
O, kaşığı ağzına kaldırdı.He lifted the spoon up to his mouth.
Onu kaldıramam.I cannot lift him.
Onlar rampaya kaldırım taşı döşedi.They have paved the on-ramp.
Hükümet cehaleti ortadan kaldırmak için ortak çabalar sarf etmiştir.The government has made joint efforts to eradicate illiteracy.
Amerikan misyonu dünyadan komünizmi kaldırmaktır.The American mission is to eliminate communism from the world.
Gözlerini yukarı kaldır ve yıldızları göreceksin.Lift up your eyes, and you'll see the stars.
Ben eskisi kadar çok ağır kaldıramam.I can't lift as much weight as I used to.
1910 yılında şehir yollara kaldırım döşemeye başladı.The city began to pave streets in 1910.
Genişleyen kaldırımlar trafiğin akışını yavaşlatıyor.Curb extensions force traffic to slow down.
Bu kutuyu kaldırmama yardım et.Help me lift this box.
Bunu kaldırmama yardım et.Help me lift this.
O, hava yastığı nedeniyle hastaneye kaldırılmak zorunda kaldı.He had to be hospitalized because of an airbag.
Kara mayınlarını yerine koymak ucuzdur ama kaldırmak pahalıdır.Landmines are cheap to put in place, but expensive to remove.
Tom ışığa karşı güzel kırmızı rengi izlemek için şarap kadehini kaldırdı.Tom raised his glass of wine to watch the beautiful red color against the light.
Çocuklar tebeşirle kaldırımın üzerini çiziyor.Children are drawing on the pavement with chalk.
Brezilya'da 13 Mayıs 1888'de kölelik resmen kaldırılmıştır.On May 13, 1888 slavery was officially abolished in Brazil.
Tom Mary'yi ayağa kaldırdı.Tom made Mary stand up.
Mary başını kaldırdı.Mary lifted her head.