kaldır ile cümle
kaldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yoksulluğun ortadan kaldırılması bir numaralı amacımız olmalıdır.Eradicating poverty must be our number one goal.
Sol kolunuzu kaldırmayı deneyin.Try lifting your left arm.
Sol bacağınızı kaldırın.Lift your left leg.
Sağ bacağınızı kaldırın.Lift your right leg.
Bacaklarınızı kaldırın.Lift your legs.
Kolunu kaldır.Lift your arm.
Bacağını kaldır.Lift your leg.
Sağ kolunu kaldır.Lift your right arm.
Sol kolunuzu kaldırın.Lift your left arm.
Leyla hava yoluyla yerel bir hastaneye kaldırıldı.Layla was airlifted to a local hospital.
Biri bu kutuyu kaldırmama yardımcı olabilir mi?Can someone help me lift this box?
Biri bu kutuyu kaldırmamda bana yardımcı olabilir mi?Can someone help me lift this box?
Onu tek başına kaldıracak kadar güçlü müsün?Are you strong enough to lift that by yourself?
Tom arabasını park yerinden kaldırdı.Tom backed his car out of the parking lot.
Tom kutuyu kendi başına kaldıracak kadar güçlü değildi.Tom wasn't strong enough to lift the box by himself.
Tom tek kaşını kaldırdı.Tom arched one eyebrow.
Leyla hastaneye kaldırıldı.Layla was taken to the hospital.
Tom kutuyu tek başına kaldırmaya çalıştı, ancak yeterince güçlü değildi.Tom tried to lift the box by himself, but he wasn't strong enough.
Hata hâlâ orada. Hâlâ onu kaldırma şansı yok mu?The error is still there. Is there still no chance of removing it?
Bütün okul teklif vermek için elini kaldırdı gibi görünüyordu.It seemed like the whole school raised their hand to bid.
Seyahat için zamanı ya da parası olmayanları ortadan kaldırmak için birleşelim.Let's unite to eliminate those with no time or money for travel.
Kaldırımın üzerinde bir yaprak tabakası yatıyor.A layer of leaves lies on the pavement.
Gereksiz sözcükleri kaldırın!Remove unnecessary words!
Beni listeden kaldır.Cross me off the list!
Tom'un evinin karşı kaldırımında oturuyorum.I live across the street from Tom.
Tom bir hastaneye kaldırıldı.Tom has been rushed to a hospital.
Tom Mary'yi omuzlarına kaldırdı.Tom lifted Mary onto his shoulders.
Elimi kaldırmadım.I didn't raise my hand.
Tom bana kaldırımda bulduğu parayı gösterdi.Tom showed me the money he found on the sidewalk.
Tom'a asla el kaldırmam.I'd never hit Tom.
Kaldırım kaygandır.The sidewalk is slippery.
Tom, evinde bilinçsizce bulunduktan sonra hastaneye kaldırıldı.Tom was rushed to the hospital after being found unconscious in his home.
.Tom parmağını tetikten kaldırdı ve silahı indirdi.Tom took his finger off the trigger and lowered the gun.
Tom çamaşır deterjanı kapsülünü yedikten sonra hastaneye kaldırıldı.Tom was hospitalized after eating a laundry detergent pod.
Bu kutuyu tek başıma kaldıramam.I can't lift this box by myself.
Sami hemen hastaneye kaldırıldı.Sami was rushed immediately to the hospital.
Sami, 6 Haziran 2006'nın erken saatlerinde acil olarak hastaneye kaldırıldı.Sami was rushed to the hospital in the early hours of June 6th, 2006.
Sami, Leyla'nın cesedini kaldırmaya çalıştı ama başaramadı.Sami tried to lift Layla's body, but he couldn't.
Sami, tanıkları ortadan kaldırmak istiyordu.Sami wanted to eliminate the witnesses.
Konser salonunun önündeki kaldırımda seni bekliyor olacağım.I'll be waiting for you on the sidewalk in front of the concert hall.
Sami, Leyla'nın cesedini yerden kaldıramadı.Sami couldn't lift Layla's body off the ground.
Kaldırıma yapışmış birçok eski sakız var.There is a lot of old chewing gum stuck to the sidewalk.
Bisikletinizi kaldırımda sürmemelisiniz.You must not ride your bike on the sidewalk.
Bisikletinizi kaldırımda kullanmamalısınız.You must not ride your bike on the sidewalk.
Sami, Leyla'ya asla el kaldırmadığını söyledi.Sami said he never laid a hand on Layla.
Sami bu kutuyu kaldıramaz.Sami can't lift this box.
Sami, Leyla'nın cesedini kaldırmaya çalıştı ama yapamadı.Sami tried to lift Layla's body but he couldn't.
Sami bir Mısır hastanesine kaldırıldı.Sami was taken to an Egyptian hospital.
Sami o kutuyu kaldıramadı.Sami couldn't lift that box.
Kaldırım taşına çarpmamaya çalışın.Try not to hit the curb.
Sami ellerini kaldırdı.Sami put his hands up.
Sami, Leyla'nın adını kredi kartından kaldırdı.Sami removed Layla's name from his credit card.
Tom'un en beğendiği televizyon programı yayından kaldırılmış.Tom's favorite TV show was canceled.
Tom bisikletini kaldırımda sürüyor.Tom rides his bicycle on the sidewalk.
Dizi yayından kaldırıldı.The series was cancelled.
Telefonunu kaldır ve beni dinle.Put your phone away and listen to me.
Krikoyu getir. Arabayı kaldıracağım.Bring the jack over. I'll jack up the car.
Tom kapağı dikkatlice kaldırdı.Tom lifted the lid carefully.
Tom dikkatlice kapağı kaldırdı.Tom carefully lifted the lid.
Tom ağırlık kaldırmaya başladı.Tom started lifting weights.