kaldır ile cümle
kaldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yumruklarını havaya kaldır.Put up your dukes.
O silahları kaldırın.Put those guns away.
Tom ellerini havaya kaldırdı.Tom put his hands up.
Tom aletlerini kaldırmaya başladı.Tom started to put his tools away.
Tom cep telefonunu kaldırdı.Tom put his cell phone away.
Tom onun önünde ellerini havaya kaldırdı.Tom put his hands up in front of him.
Kaldırımda buz var ve orası kaygandır.There's ice on the sidewalk and it's slippery.
O kaldırılmalı.It has to be removed.
Cumhuriyetçiler Obamacare'i yürürlükten kaldırmak istiyor.The Republicans want to repeal Obamacare.
Şirket Asya'ya açılma planını rafa kaldırdı.The company shelved plans to expand into Asia.
O, çaba harcamadan ağırlığı kaldırdı.He lifted the weight without effort.
Kompozisyonuzu bitirirseniz elinizi kaldırın.Raise your hand if you have finished the composition.
Bu özellik kaldırıldı. Onu kullanmamanızı tavsiye ederiz.This feature is deprecated. We advise you not to use it.
Onlar buzdolabını kaldırmak için bana yardım ettiler.They gave me a hand to lift the fridge.
Tom kritik bir durumda apar topar hastaneye kaldırıldı.Tom was rushed to the hospital in a critical condition.
Dirseklerinizi masadan kaldırın.Take your elbows off the table.
Neredeyse her Avrupa ülkesi idam cezasını kaldırdı.Almost every European country has abolished the death penalty.
Futbolu ortadan kaldıralım!Let's abolish football!
Futbolu kaldıralım!Let's abolish soccer!
Tom işinden başını kaldırıp baktı.Tom looked up from his work.
Tom dövmesini kaldırmak istedi.Tom wanted to get his tattoo removed.
Tom bana el kaldırmadı.Tom didn't lay a hand on me.
Sol kolunu kaldır.Raise your left arm.
Sağ kolunuzu kaldırın.Raise your right arm.
Tom kutuyu kaldırdı.Tom lifted the box.
Tom kutuyu kaldıramadı.Tom couldn't lift the box.
Tom arabanın altındaki kaldırımda yağ olup olmadığını görmek için arabanın altına baktı.Tom looked under the car to see if there was any oil on the pavement under the car.
Tom, Mary'yi durdurmak için elini kaldırdı.Tom held up his hand to stop Mary.
Tom Mary'yi susturmak için elini kaldırdı.Tom held up his hand to silence Mary.
Tom kaldırımdan yukarı doğru yürüyor.Tom is walking up the sidewalk.
Tom kaldırımdan aşağıya yürüyor.Tom is walking down the sidewalk.
Ben virgülü kaldırdım.I've removed the comma.
Saat 10'dan önce beni kaldırma.Don't wake me up before 10.
Tom kaldırıma baktı.Tom looked down at the sidewalk.
Kaldırılmış eller bir protesto sembolü haline gelmiştir.Raised hands have become a symbol of protest.
Tom kapağı kaldırdı.Tom lifted the lid.
Tom asla hiç kimseye el kaldırmadı.Tom never raised a hand to anyone.
Bacaklarınla kaldır, sırtınla değil.Lift with the legs, not with the back.
Hakim, Tom'u susturmak için elini kaldırdı.The judge raised his hand to shush Tom.
Tom'a hiç el kaldırmadım.I never laid a hand on Tom.
Tom kendini kaldırdı.Tom made himself get up.
Tom bir parmak kaldırdı.Tom held up a finger.
Beyler, kadeh kaldırmak istiyorum.Gentlemen, I'd like to propose a toast.
Tom onun bardağını Mary'ye kaldırdı.Tom raised his glass to Mary.
Tom kutuyu kaldırmaya çalıştı.Tom tried to lift the box.
Onu kaldırmama yardım et.Help me lift it.
Bu kutuyu kaldırmayı başarabilir misin?Can you manage lifting this box?
Bir kaldıraca ihtiyacımız var.What we need is leverage.
İhtiyacımız olan bir kaldıraç.What we need is leverage.
Bardaklarınızı kaldırın.Raise your glasses.
Tom kollarını kaldırdı.Tom raised his arms.
Avrupa birliği ölüm cezasını kaldırmıştır.The European Union has eliminated the death penalty.
Vinç yirmi ton beton kaldırabilir.The crane can lift twenty tons of concrete.
Beni kaldırma.Don't make me get up.
Dan etiketi bile kaldırmadı.Dan didn't even remove the sticker.
Dan kedinin kötü biçimde çürümüş cesedini dikkatle kaldırdı.Dan carefully lifted the badly decayed body of the cat.
Tom'un onu tek başına kaldırmak için yeterince güçlü olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is strong enough to lift that by himself?
Ben bile bu küçük kutuyu kaldıramam.I can't even lift this small box.
Arıcılar balı toplamak için peteği kaldırdılar.Beekeepers remove the honeycomb to collect the honey.
Çocuklar kaldırım üzerine tebeşirle resimler çizdiler.The children drew pictures on the sidewalk with chalk.