kaldır ile cümle
kaldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O onu yatağa kaldırdı.He lifted her to the bed.
O, yavaşça silahı kaldırdı.He slowly raised the gun.
O, köleliğin kaldırılmasından yana biri değildi.He was not an abolitionist.
Yetkililerin yasağı kaldırmasını rica etti.He asked the officials to lift the ban.
Kanser derhal kaldırılmalı.The cancer needed to be removed immediately.
Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda, eve geri dönüş yolunu asla bulmayacaksın.You'll never find the way back home, through narrow streets of cobblestone.
O, şaka kaldıramaz.He can't take a joke.
Kıçını kaldır ve bir şey yap!Get off your butt and do something!
Sol elini kaldır.Raise up your left hand.
Bir fincan kahve, baş ağrımı ortadan kaldırdı.A cup of coffee cleared up my headache.
Kuş gribi ortadan kaldırıldı mı?Is the bird flu eradicated?
Tom yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istedi.Tom wanted to set the record straight.
Tom kaldırımda bir cüzdan buldu.Tom found a wallet on the sidewalk.
Tom kaldırımda duran bir cüzdan buldu.Tom found a wallet lying on the sidewalk.
Tom kaldırıldığını hissetti.Tom felt himself being lifted up.
Tom Mary'nin valizini kaldıramadı.Tom couldn't lift Mary's suitcase.
Tom evinin önünde kaldırımda vuruldu.Tom was gunned down on the sidewalk in front of his house.
Tom yardım etmek için bir parmağını kaldırmadı.Tom didn't lift a finger to help.
Tom ölüm cezasının kaldırılması gerektiğine inanıyor.Tom believes that the death penalty should be abolished.
O, saygı için şapkasını kaldırdı.He raised his hat in respect.
Zina suçu 1947'de kaldırılmıştı.The crime of adultery was abolished in 1947.
Tom ellerini kaldırdı.Tom raised his hands.
Tom elini kaldırdı.Tom raised his hand.
Bir karınca kendi ağırlığının 50 kat fazlasını kaldırabilir.An ant can lift more than 50 times its weight.
Tom şaka kaldıran biri.Tom is a good sport.
Okul, üniformaları kaldırmalı.The school should do away with uniforms.
O, oyuncaklarını kaldırdı.He put away his toys.
Yukarıdaki cümleleri etiketleyen etiketleri kaldıracağım.I will remove the labels tagging the above sentences.
Yukarıdaki cümlelerden etiketleri kaldıracağım.I'll remove the labels from the above sentences.
O, ölüm cezasının kaldırılmasını savundu.He advocated abolishing the death penalty.
John Mary'yi ayağa kaldırdı.John made Mary stand up.
O, kutuyu kaldırmaya çalıştı fakat bunu yapmayı imkansız buldu.She tried to lift the box, but found it impossible to do.
Avrupa'da köleliğin kaldırılması, sonunda Amerikan anakarasına ulaştı.The abolition of slavery in Europe eventually reached the American continent.
Hobim ağırlık kaldırmak.My hobby is weight lifting.
Yukarı kaldırıldığımı hissettim.I felt myself being lifted up.
Onu kaldırmak için yeterince güçlüdür.He's strong enough to lift that.
Bu taş benim kaldıramayacağım kadar çok ağır.This stone was too heavy for me to lift.
O öğrenci soru sormak için elini kaldırdı.That student raised his hand to ask a question.
O bir soru sormak istedi, bu yüzden elini kaldırdı.She wanted to ask a question, so she raised her hand.
Tom krikoyla arabayı kaldırdı.Tom jacked up the car.
Ben ek bölümü kaldıracağım.I am going to remove the appendix.
Rüzgar yaprakları kaldırır.The wind lifts the leaves.
Kolumu kaldıracak halim yok.I feel like shit.
Soru sormak için elini kaldırdı.She raised her hand to ask a question.
Tom kaldırıma yanaştırıldı.Tom was pulled over.
Tom kıllı yumruğunu kaldırdı.Tom raised his hairy fist.
Ben de çuvalı kaldıramam.I can't lift the sack either.
İnsanlar kaldırımda yürür. Arabalar caddeleri geçer.People walk on the sidewalk. Cars cross the streets.
Tom tarlada hasat kaldırıyor.Tom is harvesting in the field.
Şimdiye kadar ilk kez babamla birlikte hasat kaldırdım.This is the first time I've ever harvested with my father.
Bu ambalajı kaldırmak zordur.This packaging is hard to remove.
Ellerini havaya kaldır.Put your hands in the air.
İsyancılar kaldırım taşlarını fırlattı.The rioters threw cobblestones.
Öğrenci elini kaldırdı.The student raised his hand.
Video kaldırıldı.The video has been removed.
Yükselen bir gelgit tüm tekneleri kaldırır.A rising tide lifts all boats.
Bu herkesin kaldırabileceği bir şey değil.It's not for the faint of heart.
Ellerini kaldır.Raise your hands.
Ellerinizi kaldırın.Put your hands up.
Piyanoyu yalnız kaldıramazsın.You can't lift the piano by yourself.