kaldım ile cümle
kaldım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Araba almak için borç almak zorunda kaldım.I had to borrow money to purchase the car.
Gülmemek için dudağımı ısırmak zorunda kaldım.I had to bite my lip to prevent myself from laughing.
Gürültü yüzünden bütün gece uyanık kaldım.I was kept awake all night by the noise.
Nefes nefese kaldım ve oturdum.I was out of breath and sat down.
Birisi beni dışarı çıkarsın. İçeride kilitli kaldım.Let me out, somebody. I'm locked in.
Çok geç kalktım ve okula çok geç kaldım.I got up too late and was late for school.
İşe gitmek yerine bütün gün evde kaldım.I stayed at home all day instead of going to work.
İkisi arasında seçim yapmak zorunda kaldım.I had to choose between the two.
O, yalnız hissetmesin diye kaldım.I stayed so he wouldn't feel lonely.
O ayrılıncaya kadar orada kaldım.I stayed there until he had left.
Onun hakaretini yutmak zorunda kaldım.I had to swallow his insult.
Onun düşmesini engellemek için onu tutmak zorunda kaldım.I had to grab her to keep her from falling.
Onun perfomansına hayran kaldım.I was fascinated by her performance.
Arkadaşlarım sarhoş olana kadar içmişti ki onları eve götürmek zorunda kaldım.My friends were so boozed up that I had to drive them home.
İlaveten 5 dolar ödemek zorunda kaldım.I had to pay 5 dollars in addition.
Ben yaz boyunca amcamın evinde kaldım.I stayed at my uncle's during the summer.
Uyuyakaldım ve okula geç kaldım.I overslept and was late for school.
Ben bir ağacın altına sığınmak zorunda kaldım.I had to take shelter under a tree.
Ben, randevuya geç kaldım.I was late for the appointment.
Trafikten dolayı geç kaldım.I was late because of the traffic.
Onun teklifini geri çevirmek zorunda kaldım.I had to decline his offer.
Paris'te ucuz bir otelde kaldım.In Paris, I stayed at an inexpensive hotel.
Ben formu imzalamak zorunda kaldım.I was forced to sign the form.
Ben treni yakalamak için gerçekten koşmak zorunda kaldım.I really had to run for it to catch the train.
Geçen gece sana bahsettiğim Fin arpçıdan hamile kaldım.I got pregnant from the Finnish harpist that I told you about last night.
Onun teklifini reddetmek zorunda kaldım.I had to refuse her offer.
Üzgünüm tatlım, hala ofiste çakılıp kaldım.Sorry honey, I'm still stuck at the office.
Sonunda o antik radyo için 500 dolardan fazla ödemek zorunda kaldım.In the end, I had to fork over $500 for that antique radio.
Gece geç olduğu için ve çok yorgun olduğum için bir handa kaldım.Since it was late at night and I was very tired, I stayed at an inn.
Yağmur yağıyordu, bu yüzden evde kaldım.It was raining, so I stayed home.
Bilgisayarımı almak için yüz dolar ödemek zorunda kaldım.To buy my computer, I had to pay €100.
Uyuya mı kaldım?Did I fall asleep?
Ben beş dolar daha ödemek zorunda kaldım.I had to pay five more dollars.
Sessiz kaldım.I have remained speechless.
Philip ve Sheila geç kaldı. Ben de geç kaldım mı?Philip and Sheila are late. Am I, too?
Kısa sürede konuşma yapmak zorunda kaldım.I had to make a speech on short notice.
Dün gece aramana cevap verebilmek için evde kaldım.Last night I stayed home to be able to receive your phone call.
Zaten çok geç kaldım.I'm already so late.
Ben, bir trafik sıkışıklığı nedeniyle toplantıya geç kaldım.I was late for the meeting because of a traffic jam.
Trafik olduğundan dolayı toplantıya geç kaldım.Because there was traffic, I was late to the meeting.
Tom'un gece boyunca bunu yapacağını düşünmedim, bu yüzden onun başucunun yakınında kaldım.I didn't think Tom would make it through the night, so I stayed by his bedside.
Üç saatten daha fazla beklemek zorunda kaldım.I had to wait more than three hours.
Gitmek zorunda kaldım.I had to go.
İstemeyerek uyuşturucuyu almak zorunda kaldım.I was forced to take the drug against my will.
Ben bir süre yatakta kalmak zorunda kaldım.I had to stay in bed for a while.
Trafik ağırdı bu yüzden toplantıya geç kaldım.The traffic was heavy so I was late for the meeting.
Annem hasta olduğu için okuldan sonra evde kaldım.Since my mother was sick, I stayed home from school.
Ben onların ikisi arasında yazı tura atmak zorunda kaldım.I had to toss up between two of them.
İstifa etmek zorunda kaldım.I had to resign.
Geç kaldım çünkü derslerin daha sonra başlayacağından emindim.I was late because I was sure that the lessons started later.
Yedi dikiş atmak zorunda kaldım.I had to get seven stitches.
Fiziğe Fransız kaldım.Physics is Greek to me.
Taksi olmadığı için, yürümek zorunda kaldım.Since there were no taxis, I had to walk.
Taksi olmadığı için yürümek zorunda kaldım.I had to walk because there were no taxis.
Ben planı değiştirmek zorunda kaldım.I had to change the plan.
Hafif ateşim olduğu için, yatakta kaldım.Since I had a slight fever, I stayed in bed.
Anahtarı unutup kapıda kaldım.I locked myself out of my apartment.
Ben konserin ortasında tiyatroyu terk etmek zorunda kaldım.I had to leave the theater in the middle of the concert.
Konserin ortasında tiyatroyu terk etmek zorunda kaldım.I had to leave the theater in the middle of the concert.
Taksi yoktu bu nedenle eve yürümek zorunda kaldım.There was no taxi, so I had to walk home.
İlgili Sayfalar