kaldım ile cümle
kaldım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aslında geç bile kaldım.Det var en postgang for sent.
On dakikada bir baş dönmem olduğu için kanepede yatmak zorunda kaldım ve bunun için yalan söyledim.Når man har været vågen i de 10 minutter, lægger man sig i seng igen, og slapper af.
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.Det er antatt å ha blitt skrevet i tre bøker.
İzmir’in dağlarında oturdum kaldım Şehit olanları deftere yazdım.Ekrheim bor i Bergen og er bokanmelder i Bergens Tidende.
Yaklaşık 2 senedir futboldan uzak kaldım.Anh có chơi bóng đá trong nhà khoảng hai năm.
Aranızda günlerce kaldım.Anh đã nằm đây được vài ngày.
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.Sau, có nhiều người ở đời Hậu Lê ra công tục biên, thành ra sách có đến 4 quyển, gồm 41 truyện.
Sonradan, çekimler sırasında hamile kaldığını anladı: "Her çekim sonrasında soluksuz kaldım.Dù vậy, bà chia sẻ cùng Oprah rằng mình đã mang thai trong thời gian đó: "Tôi không thể thở sau mỗi cảnh quay.
Ben finalden memnun kaldım.決勝も見たいと思いました。
Halil İbrahim Durgun'un evinde 2 gün kaldım.ここでエイブラハム・リンカーンが2晩泊まった。
"Şimdi, bu adaya seninle birlikte sıkışıp kaldım" der.「私はこの島に死にに来た」と冷静に言い切る。
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.本系列はこれにより3両編成3本が廃車された。
"Kimsesizim kimsem yoktur herkesin var kimsesi Kimsesiz kaldım meded kıl kimsesizler kimsesi."個我の否定を人無我(にんむが)といい、それ以外の実体の否定を法無我(ほうむが)という。
Aslında geç bile kaldım.それにしても遅れ過ぎである。
Yaklaşık 2 senedir futboldan uzak kaldım.サッカー部二年。
On dakikada bir baş dönmem olduğu için kanepede yatmak zorunda kaldım ve bunun için yalan söyledim.睡一次覺就要躺上10小時才會醒來。
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.삼국사기 잡지는 수서, 신당서, 책부원귀 세 권으로부터 인용했다.
Gökçe) Yalnız Kaldım (feat.(커버스토리-가족관계의 혁명 ‘1인 가구’)나 혼자 잘 산다.
Çünkü uzak bir gelecekle ilgilidir." 27 Ben Daniel günlerce bitkin ve hasta kaldım.את הסיבה למעבר תיאר באופן ציורי: "לאחר 25 שנים, עייפתי מניו-יורק ומסגנון החיים שלה.
"Şaşırdım kaldım 'Tanrım bu Türkler nerede yok?' dedim"."אמרו: אי שמים לא אחים אנחנו?
Bu yüzden kendi kişiliğimi de katmak zorunda kaldım.'' dedi.בעצם, התברר גם הצורך להסבירה לעצמנו".
Durdurmak zorunda kaldım.Трябваше да спра.
Sinemaya gitme yerine bütün gün boyunca evde kaldım.Вместо да отида на кино, останах вкъщи цял ден.
Günlerce etkisinde kaldım.Djelovali su nekoliko godina.
Yaklaşık 2 senedir futboldan uzak kaldım.Šis klubas buvo dviems metams nušalintas nuo futbolo varžybų.
Philip ve Sheila geç kaldı. Ben de geç kaldım mı?Filipas ir Šeila pavėlavo. Aš ir pavėlavau?
Çok geç kalktım ve okula çok geç kaldım.Labai vėlai atsikėliau ir pavėlavau į mokyklą.
Hayatımı tekrar gözden geçirmek zorunda kaldım.Aga elu tuleb ümber mõtestada.
Şimdi iki dilin arasında sıkışıp kaldım.Mõlemad keeled on väljasurnud.
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.Osalevad raamatukogud võivad igal aastal välja pakkuda kuni kolm raamatut.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.2007년에 24시간동안 세번이나 뜻하지 않게 배가 뒤집혔습니다
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.2007-ben csináltam egy akaratlan megfordulást háromszor 24 óra alatt.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.2007 habe ich unfreiwillig drei Kenterübungen in 24 Stunden gemacht.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.DI tahun 2007, saya tidak sengaja berlatih menghadapi perahu terbalik tiga kali dalam 24 jam.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.En 2007, je réussis à faire chavirer le bateau sans le vouloir trois fois en 24 heures.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.En 2007, tuve un volcado involuntario 3 veces en 24 horas.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.În 2007 am avut oarecum involuntar un antrenament de răsturnare a bărcii de trei ori în 24 ore.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.In 2007 deed ik een onvrijwillige kapseis-oefening. Drie keer in 24 uur.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.Năm 2007, tôi đã luyện tập lật thuyền một cách cố ý 3 lần trong vòng 24 giờ
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.Nel 2007 ho fatto esercizi di ribaltamento involontari per tre volte in 24 ore.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.V roce 2007 jsem se překlopila třikrát za 24 hodin.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.W 2007, zrobiłam niechcący wywrotki trzy razy w ciągu 24 godzin.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.Το 2007, αναποδογύρισε άθελά μου η βάρκα μου, τρεις φορές μέσα σε 24 ώρες.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.В 2007 году лодку трижды перевернуло в течение 24 часов.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.През 2007 направих доста принудителна тренировка на преобръщане три пъти за 24 часа.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.ב-2007, התהפכתי באופן לא רצוני שלוש פעמים ב-24 שעות.
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.فى عام 2007 , تشقلب القارب ثلاث مرات فى غضون 24 ساعة
2007"de, 24 saat içinde üç kez isteğim dışında alabora talimi yapmak zorunda kaldım.する羽目になり 洗濯機の中にいるようでした
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Dělal jsem to asi na pětkrát, protože oni prostě pořád jeli. Zpomalit je bylo doslova nemožné.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Falhei cinco tentativas, porque eles continuavam. Foi literalmente impossível fazê-los abrandar.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Ho dovuto fare cinque prove perché continuavano a muoversi. Farli rallentare era letteralmente impossibile.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Ich brauchte fünf Anläufe, weil sie immer weitermachten. Es war unmöglich, sie zu verlangsamen.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.다섯 번의 시도 끝에 성공했는데요, 그건 그들이 계속 움직였기 때문입니다. 이들의 속도를 늦추는 것은 거의 불가능했습니다.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Me costó cinco intentos en vano porque no paraban. Hacerles parar era literalmente imposible.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Pas na 5 keer lukte het, want ze gingen maar door. Ze waren gewoon niet te stoppen.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Pięć prób poszło na marne, bo cały czas pracowali. Zatrzymanie ich pracy graniczyło z cudem.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.Трябваха ми пет фалшиви опита, защото те просто продължаваха.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.זה לקח לי חמש נסיונות מזויפים כי הם היו פשוט הולכים. להאט אותם היה למעשה בלתי אפשרי, פשוטו כמשמעו.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.استغرق الأمر مني خمس محاولات وهمية لأنهم كانوا في حركة دائمة و كان إبطاؤهم مستحيل حرفيا.
5 kere basarisiz deneme yapmak zorunda kaldim cunku sadece gidiyorlardi. onlari yavaslatmak imkansizdi.皆の動きを止めることが不可能に近かったからです 一日中こういう事をすることになっていました
İlgili Sayfalar