kaldılar ile cümle

kaldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şehrin savunucuları kaçmak zorunda kaldılar.I difensori furono costretti alla fuga.
Bunun üzerine Türkler geri çekilmek zorunda kaldılar.Turki fu quindi costretto nuovamente a nascondersi.
Arka vokaller ise şarkının sonuna dek sabit kaldılar.Gli stessi strumenti rimangono fino al termine della canzone.
Fakat Ermeniler büyük oranda Hristiyan olarak kaldılar.Gli Armeni rimasero, nonostante tutto, per la maggior parte cristiani.
White’lar daha sonra Andrews ailesinin evinde kaldılar.William, subito dopo l'adozione da parte della famiglia Andrew.
Bonn’da dört sene birlikte kaldılar.Morì quattro anni dopo a Bonn.
Bu esnada yüksek dozda radyokaktif ışına maruz kaldılar.Furono però allontanate a causa della elevata radioattività.
Biggs'ın ölümüne kadar (2004) evli kaldılar.Dal 2004 fino alla morte fu sposato con la moglie Brigitte.
Mağrip'teki Yahudiler, artan gerginlik sebebiyle bölgeden ayrılmak zorunda kaldılar.Gli ebrei del Maghreb furono costretti a emigrare a causa delle tensioni crescenti.
Play-off maçlarına kaldılar.Non disputarono i play-off.
Romanyotların kendilerine ait bir Hahambaşısı bulunurken Sefaradlar bu ayrıcalıktan mahrum kaldılar.Cercando di rendere pari le chance di ogni combattente, i Romani dosavano questi vantaggi e questi svantaggi.
Kendi illerini ihmal etmek durumunda kaldılar.I suoi richiami, però, restarono inascoltati.
1 Ekim'de kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldılar.Il 1º ottobre è tolto l'assedio.
Havariler İsa'nın göğe alınışından sonra bir süre Filistin'de kaldılar.I cristiani per esempio possono andare in paradiso dopo morti.
Ölümüne kadar 53 yıl evli kaldılar.I due erano sposati da 53 anni.
Ülkelerinden çıkan Yahudiler evlerini, işlerini ve mal varlıklarını arkada bırakmak zorunda kaldılar.A causa della sua origine ebraica fu costretta a lasciare casa, beni e famiglia, fuggendo dal suo paese.
Onlar arkadaş kaldılar.Они остались друзьями.
Dağıstanlılar, Moskova'da kendi elleriyle bir mucize yaratan Kırgız bir kız yüzünden şaşırıp kaldılar.Киргизская девушка, творящая чудо своими руками в Москве, поразила дагестанцев.
Diğer altı Yahudi ise nisan başına kadar hapiste kaldılar.Остальные шесть евреев оставались в тюрьме до начала апреля.
Pupienus ve Balbinus birlikte sadece 99 gün yönetimde kaldılar.Вместе Пупиен и Бальбин правили всего 99 дней.
Bayırın tepesine çıktıklarında ise hayretler içinde kaldılar.Оказавшись на троне, они тут же приросли к нему (по другой версии — их опутали змеи).
Birkaç ay sonra yurda dönmek zorunda kaldılar (1893).Домой они возвратились, лишь год спустя (в 1809).
“Yiyecekleri bitince atlarını yemek zorunda kaldılar, anlaşma koşulları rica ettiler.”«Исчерпав запасы еды и будучи вынуждены есть своих лошадей, они были вынуждены капитулировать».
Bunun üzerine Türkler geri çekilmek zorunda kaldılar.Турки были вынуждены отступить.
Geriye kalan orklar ve Gothmog geri çekilmek zorunda kaldılar.Войска Гуарко и Монтальдо были вынуждены отступить.
Illus and Leontius, direnişçilerin dört yıl kalacağı Papurius kalesine sığınmak zorunda kaldılar.Илл и Леонтий были вынуждены укрыться в крепости Папурий, где они продержались четыре года.
Bir kaşık suya mı kaldılar?В водочке захлебнулись?
1921 yılına kadar orada kaldılar.Просуществовали до 1921 года.
Fakat Araplar adada sadece kısa bir süre kaldılar.Но они не долго оставались на острове.
İspanyol ve Portekiz engizisyonlarına maruz kaldılar.Их делами занималась испанская и португальская инквизиции.
Şehrin savunucuları kaçmak zorunda kaldılar.Местные власти были вынуждены спасаться бегством.
Erken dönem Avrupalı ziyaretçiler Japon işçiliğine ve metal imalatının kalitesine hayran kaldılar.Гости с восхищением отзывались о японском павильоне и предметах искусства.
Karısı ve henüz bir yaşında olan oğlu ise Ayrıkvadi' de kaldılar.Жена и годовалый сын оставались в Кизляре.
Kendi illerini ihmal etmek durumunda kaldılar.Но и они уступили в итоге своим соперникам.
General Douglos MacArthur komutasındaki ABD ve Filipin güçleri geri çekilmek zorunda kaldılar.Объединёнными американскими и филиппинскими войсками командовал генерал Дуглас Макартур.
İtalyan kuvvetleri Libya içlerine kadar çekilmek zorunda kaldılar.Итальянцы проводили италианизацию туземцев в Ливии.
Sovyet birlikleri oldukça tehlikeli bir durumda kaldılar.Советский десант оказался в тяжелейшем положении.
Sonuçta yenilikçiler Moskova ve Kazan'a iltica etmek zorunda kaldılar.В нём приняли участие сильнейшие составы динамовок Москвы и Казани.
Karadeniz'e gidecek olan İngiliz gemileri, Süveyş Kanalı üzerinden Hindistan'a gitmek zorunda kaldılar.Она была ключевым портом для кораблей, следующих в Индию через Суэцкий канал.
Orada da Küba Ordusu ile karşı karşıya kaldılar.Служил в Кубанском казачьем войске.
Roma, Floransa ve Napoli'de kaldılar.Рим, Неаполь и Флоренция.
Diğer bir bölümü ise yerlerinde kaldılar.Второе — оставить их на месте.
Araba hala çalışmaktadır ve onlar hayatta kaldılar.Жаль, сам автомобиль не уцелел...
Arnavutlar kitlesel olarak İtalya'ya kaçmak zorunda kaldılar.Проповедники вынуждены были спешно покинуть Исландию.
1605) sonrası dönemde tekrar cizye ödemek zorunda kaldılar.В 1805 году Тизенгаузен снова вышел в отставку.
Bütün Messenger kullanıcıları Skype'a geçmek zorunda kaldılar.Трафик всех участников скайпкаста проходил только через сервера Skype.
Bir keresinde, iki yanına da 186 insan kafatasının dizilmiş olduğu bir yoldan geçmek zorunda kaldılar.До 1812 г. между концами креста располагались по три дубовых листа с двумя желудями.
Fakat tam burada yine Selçuklu ordusu ile çarpışmaya girişmek zorunda kaldılar.Вскоре ему опять пришлось вступить в борьбу с Набисом в Лаконианской войне.
Çocuklar ve Digimon'ları bir mağaraya kaçmak zorunda kaldılar.Дочь Деметры и Зевса, она была вскормлена матерью и нимфами в пещере.
“Yiyecekleri bitince atlarını yemek zorunda kaldılar, anlaşma koşulları rica ettiler.”وعندما نفد الطعام بدأ المحاصرون بأكل خيولهم، ثم أجبروا على طلب شروط للاستسلام."
Bu yüzden ilk göçmenler Şeyh Osman'da uzunca süre kaldılar.ولذلك ظلت أول دفعة من المهاجرين وقتا طويلا نسبيا في الشيخ عثمان.
Gadea ve Guevara, siyasi baskılar yüzünden Meksika'ya taşınmak zorunda kaldılar.جاديا وغيفارا انتقلا إلى المكسيك بسبب ضغوط من سياسات بلادهما.
1921 yılına kadar orada kaldılar.استمر ذلك حتى سنة 1921.
Helenistik Dönemin devletleri geçmişe ve geçmişte kalan ihtişamlarına fazlasıyla bağlı kaldılar.كانت دول الفترة الهلنستية مرتبطة بقوة بماضيها وبمجدها الضائع.
Diğer bir bölümü ise yerlerinde kaldılar.وصدر أمر آخر بالبقاء في محلاتنا..
Karahanlılar ise bu durumu kabul etmek zorunda kaldılar.ينبغي للمراهقين في هذه المرحلة أن يتلقوا الحقيقة.
Bağdat çevresinde bir süre kaldılar.وبقي في بغداد قرابة عامين.
Bu kişilerin gittiği yerler de İsrail topraklarına katıldığından, mülteci konumunda kaldılar.أولئك الذين يرفضون يمكن أن يبقوا في إسرائيل كمقيمين دائمين.
Müttefikler tartışmasız bir şekilde yenilmişti ve haftalar içinde Mısır'a kadar çekilmek zorunda kaldılar.وقد لقيت هذه الحملة مقاومة شرسة من الشعب المصري؛ ما اضطرها في النهاية إلى الجلاء عن مصر بعد ثلاث سنوات فقط.
Yerel otoriteler olayların farkına varınca 1881 yılında kardeşler Missouri’ye dönmek zorunda kaldılar.وفي عام 1881 انتقل الأخوان من جديد إلى برلين.
İlgili Sayfalar