kaldılar ile cümle

kaldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ekimciler'in hepsi 1915'e kadar Başkent St. Petersburg'un dışında kaldılar.Les octobristes cessent pratiquement d'exister en dehors de la capitale, Saint-Pétersbourg, à partir de 1915.
Ölümüne kadar 53 yıl evli kaldılar.Leur mariage a duré 53 ans.
1921 yılına kadar orada kaldılar.Il y restera jusqu'en 1921.
Köylüler dağılmak zorunda kaldılar.Les villageois se dispersèrent.
General Raus ve karargâh kadrosu, Memel'de bizzat çatışmalara girmek zorunda kaldılar.L’état-major et la majeure partie du bataillon s’installent à Memel.
Fakat Araplar adada sadece kısa bir süre kaldılar.Ils ne resteront que quelques heures sur l’île.
Arka vokaller ise şarkının sonuna dek sabit kaldılar.Les sacs lancés restent sur la planche jusqu'à la fin de la manche.
Bazı kantonlar Katolik kaldılar ve bu durum ciddi çatışmalara ve sonunda Kappel savaşlarına neden oldu.Sept d'entre eux restèrent cependant fidèles au catholicisme, ce qui déboucha sur les guerres de Kappel.
Hatta bir süreliğine aynı evde kaldılar.Il y a résidé pendant un certain temps.
Mağrip'teki Yahudiler, artan gerginlik sebebiyle bölgeden ayrılmak zorunda kaldılar.Les Juifs du Maghreb ont été contraints de partir en raison de ces tensions accrues.
40 gün hayatta kaldılar.Il a duré 40 jours.
Bütün Messenger kullanıcıları Skype'a geçmek zorunda kaldılar.Pour l'enregistrement, les membres communiquaient via Skype.
Fakat tam burada yine Selçuklu ordusu ile çarpışmaya girişmek zorunda kaldılar.Il doit cependant se retourner à nouveau contre les Seldjoukides.
“Yiyecekleri bitince atlarını yemek zorunda kaldılar, anlaşma koşulları rica ettiler.”Peu de temps après, les cavaliers furent forcés de se nourrir de leurs chevaux lorsqu’ils furent assiégés.
Fakat bir Waffen SS karşı taarruzuyla geri çekilmek zorunda kaldılar.Il s'agissait de travailler avec des SS retournés.
Cezasız kaldılar.Il est dispensé de peine.
İtalyan kuvvetleri Libya içlerine kadar çekilmek zorunda kaldılar.La Libye fut conquise par les Italiens.
Orada da Küba Ordusu ile karşı karşıya kaldılar.Elle avait face à elle l'armée du Potomac.
Yine de İyonyalılar ayaklanma durumunda kaldılar.L'Irgoun entre en insurrection.
Hay'in grup üyeleri sonra kendi öncülük pozisyonlarından istifa etmeye zorunda kaldılar.Les milices républicaines durent, après le siège, se replier sur leurs anciennes positions.
İlk on altıya kaldılar ve sonra elendiler.Elle reste épanouie environ 12 h puis fane.
Şehrin savunucuları kaçmak zorunda kaldılar.Les défenseurs du parlement avaient dû abandonner.
Dondurma yememesi için arkadaşları buzdolabına asma kilit takmak zorunda kaldılar.Sus amigos tuvieron que ponerle un candado al congelador para evitar que ella comiese helado.
Onlar her zamanki gibi geç kaldılar.Llegan tarde, como siempre.
Onlar Tennessee'de kaldılar.Ellos se quedaron en Tennessee.
Bir hafta boyunca otelde kaldılar.Se quedaron en el hotel una semana.
Evde kaldılar, çünkü yağmur yağıyordu.Se quedaron en casa porque estaba lloviendo.
Çok soğuktu, bu yüzden evde kaldılar.Hacía mucho frío, así que se quedaron en casa.
Çok soğuk olduğu için evde kaldılar.Como hacía mucho frío, se quedaron en casa.
Tom ve Mary iyi arkadaşlar olarak kaldılar.Tomás y María continuaron siendo buenos amigos.
Feynman'ın ölümüne kadar evli kaldılar.Permanecieron casados hasta la muerte de Feynman.
Üç kadın Kartaca'da yedi yıl esir kaldılar.Las tres mujeres permanecieron prisioneras en Cartago durante siete años.
Bayırın tepesine çıktıklarında ise hayretler içinde kaldılar.Cuando se encontraban en el camino se preguntaban por ellos.
Ne var ki, isim hakkını kullanabilmek için mahkemeye gitmek zorunda kaldılar.Sin embargo, tuvieron que ir a tribunales para conservar el uso de su nombre.
Erken dönem Avrupalı ziyaretçiler Japon işçiliğine ve metal imalatının kalitesine hayran kaldılar.Los primeros visitantes europeos fueron sorprendidos por la calidad de la artesanía y orfebrería japonesa.
Hayâtının sonuna kadar sıkı dost kaldılar.Permaneció fiel a su marido hasta el fin.
Yaklaşık üç yüz yıl boyunca komşuları onlara vergi ödemek zorunda kaldılar.Durante tres decenios los estadounidenses han negado su crimen.
Burada 1922 yılının nisan ayından haziran ayına kadar kaldılar.En éste lugar permaneció hasta el mes de junio de 1922.
1921 yılına kadar orada kaldılar.Participó hasta 1921.
Ruslar mağlup oldu ve çekilmek zorunda kaldılar.Los turcos fueron completamente derrotados y tuvieron que retirarse.
U-19 liginin Güney/Güneybatı grubunda ikinci olarak finallere kaldılar.Y al fin llega el OS/9 a las tiendas.
1937 yılında babasıyla annesi ayrılınca Camilo ve kardeşi Fernando annesiyle birlikte kaldılar.Tres años después, en 1937, la pareja se separó, quedando Camilo y su hermano Fernando al lado de la madre.
300 yıl boyunca Annatar'ın yanında kaldılar ve ondan büyülü yüzükler yapmayı öğrendiler.Durante 400 años los Mírdain aprendieron de él y juntos crearon los Anillos de Poder.
Çift, 33 yılında evlendi ve Junia'nın doğum sırasında öldüğü 34 yılına kadar evli kaldılar.Oscar y June permanecieron casados 33 años, hasta la muerte de él.
Böylece İşi ile annesi yapayalnız kaldılar.Estaba sola con su madre.
Diğer bir bölümü ise yerlerinde kaldılar.El resto de la región quedó en sus manos.
Fakat Ermeniler büyük oranda Hristiyan olarak kaldılar.Sin embargo, los armenios siguieron siendo mayoritariamente cristianos.
Hatta bir süreliğine aynı evde kaldılar.Estuve un tiempo en casa.
Gast ve Overbeck, Nietzsche'nin hayatının sonuna dek sadık dostları olarak kaldılar.Hasta el final de su vida, Gast y Overbeck se mantuvieron como amigos en los que confiar.
O ve annesi Ayrıkvadi’de Elrond’un gözetiminde kaldılar.Él y Cristina vivieron juntos en su apartamento perfectamente conservado.
Daha sonra Hero ve Castagnoli ikilisi ROH'da kaldılar.Tras eso, Dix y Kassandra se besan.
Arka vokaller ise şarkının sonuna dek sabit kaldılar.Las posiciones cambian de vuelta al final de la canción.
Ancak daha sonraki yıllar diğer Karlsruhe ekibi Karlsruher FV'nin gerisinde kaldılar.Al final el Bayern tomó el segundo lugar detrás del Karlsruher FV.
Bu esnada yüksek dozda radyokaktif ışına maruz kaldılar.O se expone a altas dosis de radiación.
Digerleri Kapaklı'da kaldılar.Únicamente sobrevivieron en cuevas selladas.
Askerler kahramanca savaştılar fakat sonunda teslim olmak zorunda kaldılar.I soldati si batterono eroicamente, ma alla fine furono costretti ad arrendersi.
Tom ve Mary arkadaş kaldılar.Tom e Mary sono rimasti amici.
Cezasız kaldılar.E rimasero impuniti.
2003'te uzun bir ayrılma evresinden sonra boşandılar ama iyi bir dost olarak kaldılar.I due divorziano nel 2003 dopo una lunga separazione, ma continueranno a rimanere buoni amici.
Giles "Nerede kaldılar, saat 3'ü geçti" der.Camaleonti - Ti amo da un'ora 3.
İlgili Sayfalar