kaldılar ile cümle
kaldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaklaşık bir ay boyunca, 11 Ekim 1980'e kadar burada kaldılar.It was almost a month before they arrived on June 11, 1932.
Bobby Troup 1999'da ölene kadar evli kaldılar.They remained married until Troup's death in 1999.
Hatta bir süreliğine aynı evde kaldılar.They remained in that area for a while.
Tang kuvvetleri geri çekilmeye mecbur kaldılar.Nguyễn army had to retreat.
1921 yılına kadar orada kaldılar.They remained in Europe until 1921.
Ruslar mağlup oldu ve çekilmek zorunda kaldılar.The Russians suffered great losses and had to retreat.
Bunun üzerine Türkler geri çekilmek zorunda kaldılar.The Turks were once again forced to retreat.
Yaklaşık üç yüz yıl boyunca komşuları onlara vergi ödemek zorunda kaldılar.For three days thousands of fans paid their respects.
Tsvangirai ve 14 parti mensubu Lupen'deki ceza evinde bir müddet tutuklu kaldılar.Tsvangirai and a group of 14 party officials were held at a police station in Lupane.
Uzayadamları 22 gün boyunca istasyonda kaldılar ve başarılı bilimsel çalışmalar yürüttüler.The crew also performed two spacewalks and conducted scientific experiments.
Elçi ve maiyeti Londra'da önce Royal Hotel'de kaldılar.While in London, the men stayed at the Royal Mount Hotel.
George ve Richard bu yabancı ülkede birkaç ay kaldılar.Michael and Patricia lived in Germany for some time.
Kral Bavyeralı I. Garibald'ın çocukları Gundoald ve Theodelinda İtalya'ya kaçmak durumunda kaldılar.Garibald's children Gundoald and Theodelinda fled to Italy.
Burada beşinci olarak play-off'lara kaldılar.Losers enter fifth place play-offs.
Yine de 11 Sisam savaş gemisi İyonlar'ı terk etmeyip muharebe hattında kaldılar.However, 11 Samian ships refused to desert the other Ionians, and remained at the battle.
Hayâtının sonuna kadar sıkı dost kaldılar.Their friendship remaines strong till the end.
Rakibine yenilen sar-lacivertliler Türkiye Kupası'ndan uzak kaldılar.Çukurova İdman Yurdu Türkiye Kupasından çekildi.
1 Ekim'de kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldılar.It dissipated over land on October 1.
Her iki taraftan yaralılar bu ateşin içinde kaldılar.There were injuries from the quake on both sides of the border.
Biggs'ın ölümüne kadar (2004) evli kaldılar.They were married until Marriott's death in 1991.
Saldırı o kadar şiddetliydi ki Faramir ve Gondor askerleri geri çekilmek zorunda kaldılar.The effect of the Corralito was so unpopular that the president de la Rúa and Cavallo had to resign.
Kabul etmeyenler ise açlığa ve katliamlara maruz kaldılar.Those who cannot migrate can face malnutrition and starvation.
Bu esnada yüksek dozda radyokaktif ışına maruz kaldılar.From there, they enter an area of high radiation.
Bu birliklerin neredeyse büyük kısmı imha oldu ve geri çekilmek zorunda kaldılar.As a result, many of the units were defective and had to be returned.
Uzun uğraşlar ardından Saruman pes ederek geri döndü ;ancak Mavi Büyücüler orada kaldılar.Al-Muwaffaq then returned to his camp and prepared his troops for an assault on al-Mansura.
Kendi illerini ihmal etmek durumunda kaldılar.On their way their leprosy disappeared.
Bağdat çevresinde bir süre kaldılar.In Baghdad he stayed several years.
Açıklanan okul bırakma oranını bu takip yapıldıktan sonra %30'un üzerine çıkarmak zorunda kaldılar.They had to raise the stated dropout rate as soon as that tracking was done to over 30 percent.
Mahkum öğrenciler her gün 24 saat boyunca küçük hücrelerde, normal çevrelerinden uzakta kaldılar.They lived in tiny cells 24 hours a day cut off from their usual surroundings.
Bankacılar kredi alanlarla birlikte kaldılar.The bankers stayed with their loan recipients.
Ve bu milletler gerçek bir problemle karşı karşıya kaldılar.And these nations are faced with a real problem.
Donup kaldılar.Rooted to the spot.
Ortalama ne kadar kaldılar?The average length of time they stayed?
Ve her zamanki gibi, Fransa'dan nükleer güç almak zorunda kaldılar.And as usual, they had to buy nuclear power from France.
Ama yine de, bir ev işte, ve hepsi orada kaldılar.But anyway, this was the house, and they all lived there.
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Where does that leave democracy aspirants?
Bence onlar çok geride kaldılar.Well I believe they're getting left far behind.
- Aşağıda kilitli kaldılar.They got the fire sealed in the fuel pod. They locked it down.
Ve 1600'lerden beri orada kaldılar, hep oldukları şekilde.And there they've remained since the 1600s, essentially the same way they've always been.
Hayatta kalmak için okyanusla mucadele etmek zorunda kaldılarTo survive, they were forced to tackle the ocean
Mısır'da sıkışıp kaldılar.They're stuck in Egypt.
Ve bu büyük baskı yüzünden askerler gitmek ve bölgeyi özgür bırakmak zorunda kaldılar.And for that, they have been having big pressure to leave, to free the area.
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.The drought continued to get worse, and they were forced into a new diet.
Kadınlar bu çantalara hayran kaldılar.Yeni bir Amerikan klasiği doğmuştu."A new American classic was born."
Ve orada epey bir kaldılar.And they were there for some time.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.So, "My beautiful mother's family fled Russia as well. Too many pogroms.
Elektromanyetik güçlere, nükleer güçlere maruz kaldılar.They are subjected to electromagnetic forces, they are subjected to nuclear forces.
Şimdiye kadar bu insanlar hiç de hoş olmayan bir seçim yapmak zorunda kaldılar.Until now, these people have faced a rather unpleasant choice.
Dolayısıyla, bu kredileri ödeyebilmek için aktiflerinin bir kısmını likide etmek zorunda kaldılar.So the company had to liquidate some of their assets in order to pay those loans down.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.They had to put him in hiding, because people wanted to kill him, and then his mother and his wife.
Bir seferde bir kopya ile... ...genelde çok az kişiye ulaştılar... ...ve sınırlı kaldılar.One copy at a time... ...always, except for inscriptions on monuments... ...for a tiny readership.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.They had to turn the spigot entirely off.
Kongo'da iç savaş başladı, ve burada kaldılar.Congo got into civil war, and they leveled off here.
Üç gün kaldılar, üç gün de yağmur yağdı. Sürekli yürüdüler.They were there three days and it rained every day and they kept walking around --
Karşılığında para cezası ödemek zorunda kaldılar.They actually did get a fine for that.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Thus both of Lot's daughters were with child by their father.
İsrailliler on sekiz yıl Moav Kralı Eglonun boyunduruğu altında kaldılar.The children of Israel served Eglon the king of Moab eighteen years.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Zadok therefore and Abiathar carried the ark of God again to Jerusalem; and they stayed there.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.All who heard it wondered at the things which were spoken to them by the shepherds.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.and they were astonished at his teaching, for his word was with authority.
İlgili Sayfalar