kaldılar ile cümle
kaldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.ויפקד שר הטבחים את יוסף אתם וישרת אתם ויהיו ימים במשמר׃
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.فاقام رئيس الشرط يوسف عندهما فخدمهما. وكانا اياما في الحبس
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.護 衛 長 把 他 們 交 給 約 瑟 、 約 瑟 便 伺 候 他 們 . 他 們 有 些 日 子 在 監 裡
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.護衛長 把 他 們交給 約瑟 、 約瑟 便 伺候 他 們 . 他 們有些 日子 在 監裡
Nil Savaşı'nın betimlemesi. Mısır'da sıkışıp kaldılar.Důsledek bitvy byl ten, že Napoleonova osobní armáda, dvacet tisíc mužů, se teď nedostane z Egypta.
Onlar bu köyü 1987'de taşımak zorunda kaldılar, bu köyü yutacak devasa kum tepeleri tehditinden dolayı.이들은 1987년 마을을 옮겨야만 했는데요, 거대한 모래언덕이 마을을 집어삼키고 있었기 때문이죠.
Onlar bu köyü 1987'de taşımak zorunda kaldılar, bu köyü yutacak devasa kum tepeleri tehditinden dolayı.Hanno dovuto spostare il villaggio nel 1987 perché una duna enorme rischiava di inghiottirlo.
Onlar bu köyü 1987'de taşımak zorunda kaldılar, bu köyü yutacak devasa kum tepeleri tehditinden dolayı.Họ phải dời đi vào năm 1987 khi 1 cồn cát lớn có nguy cơ sẽ nuốt chửng ngôi làng.
Onlar bu köyü 1987'de taşımak zorunda kaldılar, bu köyü yutacak devasa kum tepeleri tehditinden dolayı.Ils ont dû déplacer ce village en 1987 car une dune immense menaçait de l'avaler.
Onlar bu köyü 1987'de taşımak zorunda kaldılar, bu köyü yutacak devasa kum tepeleri tehditinden dolayı.Mereka harus memindahkan desa ini di tahun 1987 karena terancam tertelan bukit pasir besar.
Onlar bu köyü 1987'de taşımak zorunda kaldılar, bu köyü yutacak devasa kum tepeleri tehditinden dolayı.Musieli przesunąć całą wioskę w 1987 bo groziło jej pochłonięcie przez wielką wydmę.
Onlar bu köyü 1987'de taşımak zorunda kaldılar, bu köyü yutacak devasa kum tepeleri tehditinden dolayı.Sie mussten das Dorf 1987 verlegen, da eine riesige Düne es zu verschlucken drohte.
Onlar bu köyü 1987'de taşımak zorunda kaldılar, bu köyü yutacak devasa kum tepeleri tehditinden dolayı.Αναγκάστηκαν να μετακινήσουν αυτό το χωριό το 1987 καθώς μια τεράστια θίνη απείλησε να το καταπιεί.
Onlar bu köyü 1987'de taşımak zorunda kaldılar, bu köyü yutacak devasa kum tepeleri tehditinden dolayı.הם היו חייבים להזיז את הכפר ב1987 מפני שדיונה עצומה איימה לבלוע אותו.
Onlar bu köyü 1987'de taşımak zorunda kaldılar, bu köyü yutacak devasa kum tepeleri tehditinden dolayı.وجب عليهم أن يقوموا بنقل القرية في عام 1987 لأن كثب كبير كان خطيرًا لدرجة أنه كان بالإمكان أن يبتلع القرية
Onlar bu köyü 1987'de taşımak zorunda kaldılar, bu köyü yutacak devasa kum tepeleri tehditinden dolayı.彼らはここから移動しなくてはなりませんでした そこで家一つづつ、村全体が移動したのです
Onlar doktorluk görevine bağlı kaldılar ve kendilerini hiç düşünmediler.Cumplieron sus deberes como médicos arriesgando su propia vida.
Onlar doktorluk görevine bağlı kaldılar ve kendilerini hiç düşünmediler.Cumpriram o seu dever de médicos sem se preocupar com eles próprios.
Onlar doktorluk görevine bağlı kaldılar ve kendilerini hiç düşünmediler.De efterlevde läkareden utan att tänka på sig själva.
Onlar doktorluk görevine bağlı kaldılar ve kendilerini hiç düşünmediler.De efterlevede lægeløftet uden at tænke på sig selv.
Onlar doktorluk görevine bağlı kaldılar ve kendilerini hiç düşünmediler.Facevano il loro dovere di medici, senza mai pensare a se stessi.
Onlar doktorluk görevine bağlı kaldılar ve kendilerini hiç düşünmediler.He hoitivat velvollisuutensa itseään ajattelematta.
Onlar doktorluk görevine bağlı kaldılar ve kendilerini hiç düşünmediler.Wypełniali swoje obowiązki, nie myśląc o sobie.
Onlar doktorluk görevine bağlı kaldılar ve kendilerini hiç düşünmediler.Παρέμειναν πιστοί στο καθήκον τους, αγνοώντας τον κίνδυνο.
Onlar doktorluk görevine bağlı kaldılar ve kendilerini hiç düşünmediler.Они выполняли свой врачебный долг, не думая о себе.
Onlar doktor yeminine bağlı kaldı ve sonuna kadar inandıklarına sadık kaldılar.De följde läkarkoden och höll fast vid sin övertygelse.
Onlar doktor yeminine bağlı kaldı ve sonuna kadar inandıklarına sadık kaldılar.De fulgte lægeløftet og holdt fast ved deres overbevisning.
Onlar doktor yeminine bağlı kaldı ve sonuna kadar inandıklarına sadık kaldılar.Do końca byli wierni przysiędze Hipokratesa i swoim przekonaniom.
Onlar doktor yeminine bağlı kaldı ve sonuna kadar inandıklarına sadık kaldılar.Eles cumpriram o juramento e mantiveram-se fiéis às convicções deles até ao final.
Onlar doktor yeminine bağlı kaldı ve sonuna kadar inandıklarına sadık kaldılar.Hanno seguito il codice medico, e sono rimasti fedeli alle loro convinzioni fino alla fine.
Onlar doktor yeminine bağlı kaldı ve sonuna kadar inandıklarına sadık kaldılar.He noudattivat lääkärin valaa ja pitivät vakaumuksestaan kiinni.
Onlar doktor yeminine bağlı kaldı ve sonuna kadar inandıklarına sadık kaldılar.Siguieron el juramento hipocrático y fueron fieles a sus convicciones hasta el final.
Onlar doktor yeminine bağlı kaldı ve sonuna kadar inandıklarına sadık kaldılar.Ακολούθησαν τον κώδικα των γιατρών, και κράτησαν τα πιστεύω τους μέχρι τέλους.
Onlar doktor yeminine bağlı kaldı ve sonuna kadar inandıklarına sadık kaldılar.Они следовали кодексу врача и до самого конца оставались верны своим убеждениям.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.El kellett bújtatniuk, mert meg akarták öletni, és az anyját, és a feleségét is.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Hänet piti piilottaa, koska ihmiset tahtoivat tappaa hänet, ja sitten hänen äitinsä ja vaimonsa.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Hanno dovuto metterlo sotto protezione, perchè c'era gente che voleva ucciderlo, lui, sua madre e sua moglie.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Ils ont dû le mettre sous protection, parce que des gens voulaient le tuer, avec sa mère et sa femme.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.그는 숨어야만 했습니다. 사람들이 그와 그의 어머니, 아내까지 죽이려고 했으니까요.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Man blev nødt til at skjule ham, fordi folk ville slå ham ihjel, og så han mor og hans kone.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Museli ho ukrývat, protože ho lidé chtěli zabít a potom i jeho matku a ženu.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Museli ho utajiť, pretože ho chceli zabiť, a potom jeho matku a jeho ženu.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Musiał się ukrywać, bo ludzie chcieli zabić jego, jego matkę i żonę.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Sie mussten ihn verstecken, weil ihn Leute umbringen wollten, und dann auch noch seine Mutter und seine Frau.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Tuvieron que esconderlo, porque querían matarlo, y a su madre y a su mujer.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Ze moesten hem verbergen, omdat de mensen hem wilden doden. Ook zijn moeder en zijn vrouw
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Έπρεπε να τον κρύψουν, επειδή κάποιοι ήθελαν να τον σκοτώσουν, όπως και τη μητέρα του και τη σύζυγό του.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Его пришлось спрятать, потому что его хотели убить, и его мать, и его жену.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Його довелося переховувати - натовп хотів його смерти, а згодом і матері, і дружини.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.Трябвало е да го скрият, защото хората са искали да го убият, и след това майка му и жена му.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.היה צורך להסתירו, כי אנשים רצו להרגו, וגם את אימו ואת אשתו.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.لقد كان يتعين عليهم إخفاؤه، لأن الناس أرادوا قتله، ومن ثم قتل أمه وزوجته.
Onu saklamak zorunda kaldılar çünkü onu öldürmek isteyenler vardı, ardından annesini ve eşini de.彼の母親 妻に危害を加える恐れがありました 3年間 彼らは隠れていました
Oradaki öğrencilerin yanında uzun bir süre kaldılar.A boli tam nie malý čas s učeníkmi.
Oradaki öğrencilerin yanında uzun bir süre kaldılar.Di kota itu Paulus dan Barnabas tinggal lama dengan orang-orang percaya
Oradaki öğrencilerin yanında uzun bir süre kaldılar.E ficaram ali não pouco tempo, com os discípulos.
Oradaki öğrencilerin yanında uzun bir süre kaldılar.E si fermarono per non poco tempo insieme ai discepoli
Oradaki öğrencilerin yanında uzun bir süre kaldılar.Et ils demeurèrent assez longtemps avec les disciples.
Oradaki öğrencilerin yanında uzun bir süre kaldılar.Hai người ở tại đó lâu ngày với các môn đồ.
Oradaki öğrencilerin yanında uzun bir süre kaldılar.Hai người_ở tại đó lâu ngày với các môn_đồ .
İlgili Sayfalar