kaldılar ile cümle
kaldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Ali bratje so tedaj Pavla naglo odpravili, da je šel v primorje; a Sila in Timotej sta ostala tam.
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Alors les frères firent aussitôt partir Paul du côté de la mer; Silas et Timothée restèrent à Bérée.
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Atunci fraţii au pornit îndată pe Pavel spre mare; Sila şi Timotei au rămas în Berea.
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Imediatamente os irmãos fizeram sair a Paulo para que fosse até o mar; mas Silas e Timóteo ficaram ali.
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.형제들이 곧 바울을 내어 보내어 바다까지 가게 하되 실라와 디모데는 아직 거기 유하더라
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Silloin veljet heti lähettivät Paavalin menemään meren rantaan; mutta sekä Silas että Timoteus jäivät Bereaan.
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Straks sendte da brødrene Paulus avsted på veien til havet; men både Silas og Timoteus blev tilbake der.
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Tức thì, anh em khiến Phao-lô đi phía biển, còn Si-la với Ti-mô-thê ở lại thành Bê-rê.
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Tức_thì , anh_em khiến Phao-lô đi phía biển , còn Si-la với Ti-mô-thê ở lại thành Bê-rê .
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Зараз же післали тодї брати Павла, щоб йшов ніби над море, а Сила та Тимотей зостались.
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Тогда братия тотчас отпустили Павла, как будто идущего к морю; а Сила и Тимофей остались там.
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.וימהרו האחים וישלחו את פולוס ללכת עד הים וסילא וטימותיוס נשארו שם׃
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.فحينئذ ارسل الاخوة بولس للوقت ليذهب كما الى البحر. واما سيلا وتيموثاوس فبقيا هناك.
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.當 時 弟 兄 們 便 打 發 保 羅 往 海 邊 去 . 西 拉 和 提 摩 太 仍 住 在 庇 哩 亞
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.當時 弟兄 們便 打發 保羅往 海邊去.西拉 和 提摩太 仍 住在 庇哩亞
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.A gdy już wszystek lud był obrzezany, mieszkał na miejscu swem w obozie, aż się wygoili.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.Da så hele Folket var blevet omskåret, holdt de sig i Ro, hvor de var i Lejren, indtil de kom sig.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.După ce a isprăvit de tăiat împrejur pe tot poporul, au rămas pe loc în tabără pînă la vindecare.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.E depois que foram todos circuncidados, permaneceram no seu lugar no arraial, até que sararam.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.In ko so končali obrezo vsega naroda, so ostali utaborjeni na svojem mestu, dokler niso ozdraveli.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.Když pak byl všecken lid obřezán, zůstali na místě svém v ležení, dokudž se nezhojili.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.온 백성에게 할례 행하기를 필하매 백성이 진중 각 처소에 처하여 낫기를 기다릴 때에
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.Kun koko kansa oli saatu ympärileikatuksi, pysyivät he paikallaan leirissä, kunnes olivat toipuneet.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.Sesudah mereka semua selesai disunat, mereka tinggal di perkemahan sampai luka mereka sembuh
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.Und da das ganze Volk beschnitten war, blieben sie an ihrem Ort im Lager, bis sie heil wurden.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.И като се обрязаха всичките люде, седяха на местата си в стана догде оздравяха.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.Когда весь народ был обрезан, оставался он на своем месте в стане, доколе не выздоровел.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.ויהי כאשר תמו כל הגוי להמול וישבו תחתם במחנה עד חיותם׃
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.وكان بعدما انتهى جميع الشعب من الاختتان انهم اقاموا في اماكنهم في المحلّة حتى برئوا.
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.國 民 都 受 完 了 割 禮 、 就 住 在 營 中 自 己 的 地 方 、 等 到 痊 愈 了
Bütün erkekler sünnet edildikten sonra yaraları iyileşinceye dek ordugahta kaldılar.國民 都 受 完了 割禮 、 就 住在 營中 自己 的 地方 、 等到 痊愈 了
Çoğu zaman kendi üniforma ve ekipmanlarını edinmek zorunda kaldılar.유니폼이나 장비를 사비로 장만하는 경우가 대다수였죠.
Çoğu zaman kendi üniforma ve ekipmanlarını edinmek zorunda kaldılar.ופעמים רבות היו צריכות לספק מדים וציוד משלהן.
Çoğu zaman kendi üniforma ve ekipmanlarını edinmek zorunda kaldılar.حتى للحصول على ملابسهن ومعداتهن الرياضية.
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?A kde jsou demokrati?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Cum rămâne cu aspiranţii la democraţie?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Dokąd to prowadzi demokratycznych pretendentów?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?¿Dónde deja eso a los aspirantes democráticos?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?E gli aspiranti alla democrazia dove sono rimasti?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Hvad bliver der så af demokratiets tilhængere?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?그렇다면 그것은 민주주의 지망자를 어디에 남겨두나요?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Lalu, di mana para pendukung demokrasi?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Och var står då de som förespråkar demokrati?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Onde é que isto deixa os que aspiram à democracia?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Où cela laisse-t-il ceux qui aspirent à la démocratie ?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Vậy những người khao khát dân chủ đang ở đâu?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Waar blijven de kandidaten voor de democratie nu?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Wohin führt das für demokratische Kandidaten?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Αυτό τι σημαίνει για τους υπερμάχους της δημοκρατίας;
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?А где в этом случае те, кто стремятся к демократии?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?Къде оставя това кандидатите за демокрация?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?היכן זה מותיר את שוחרי הדמוקרטיה?
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?في أي مكان يقبع الطامحون للديموقراطية ؟
Demokrasi isteklileri nerede kaldılar?彼らはかなり後ろに取り残されたと思います
Dolayısıyla, bu kredileri ödeyebilmek için aktiflerinin bir kısmını likide etmek zorunda kaldılar.Společnost musela zrušit některá ze svých aktiv, aby splatila tyto úvěry.
Dolayısıyla, bu kredileri ödeyebilmek için aktiflerinin bir kısmını likide etmek zorunda kaldılar.清算する必要があります。 さて、これは大詰めです。
Elektromanyetik güçlere, nükleer güçlere maruz kaldılar.Elas estão sujeitas a forças eletromagnéticas, elas estão sujeitas a forças nucleares.
Elektromanyetik güçlere, nükleer güçlere maruz kaldılar.Elles subissent les forces électromagnétiques, elles subissent les forces nucléaires.
Elektromanyetik güçlere, nükleer güçlere maruz kaldılar.Están sujetas a fuerzas electromagnéticas, están sujetas a fuerzas nucleares.
Elektromanyetik güçlere, nükleer güçlere maruz kaldılar.전자기력과 핵력같은 힘들 말이죠.
İlgili Sayfalar