kaldılar ile cümle

kaldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece ya birlikte hayatta kaldılar ya da beraber başarısız oldular.그래서 공생하거나 공멸하게 되는 것인데요.
Böylece ya birlikte hayatta kaldılar ya da beraber başarısız oldular.Somit haben sie entweder zusammen überlebt, oder sie gingen zusammen unter.
Böylece ya birlikte hayatta kaldılar ya da beraber başarısız oldular.Vagy mind túlélték, vagy együtt vesztek oda.
Böylece ya birlikte hayatta kaldılar ya da beraber başarısız oldular.W ten sposób mogły przeżyć
Böylece ya birlikte hayatta kaldılar ya da beraber başarısız oldular.Они либо выживали, либо погибали все вместе.
Böylece ya birlikte hayatta kaldılar ya da beraber başarısız oldular.כך שהן שרדו או שהן נכשלו יחד,
Böylece ya birlikte hayatta kaldılar ya da beraber başarısız oldular.وبالتالي نجت أو أنها فشلت ككل،
Böylece ya birlikte hayatta kaldılar ya da beraber başarısız oldular.失敗するも 一緒でした コミュニティーが繁栄すれば
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.Azután leméne Kapernaumba, õ és az õ anyja és a testvérei és tanítványai; és ott maradának néhány napig,
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.Depois disso desceu a Cafarnaum, ele, sua mãe, seus irmãos, e seus discípulos; e ficaram ali não muitos dias.
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.Hierna ging Hij met Zijn moeder, broers en discipelen naar Kapernaüm, maar zij bleven daar niet lang.
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.그 후에 예수께서 그 어머니와 형제들과 제자들과 함께 가버나움으로 내려가 거기 여러 날 계시지 아니하시니라
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.Potem gre doli v Kafarnavm, on in mati njegova in bratje in učenci njegovi, in tu ostanejo ne veliko dni.
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.Potem zstąpił do Kapernaum, on i matka jego i bracia jego i uczniowie jego, i zamieszkali tam niewiele dni;
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.Potom sišiel do Kafarnauma, on, jeho matka, jeho bratia i jeho učeníci, a zostali tam nie mnoho dní.
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.Potom sstoupil do Kafarnaum, on i matka jeho, i bratří jeho, i učedlníci jeho, a pobyli tam nemnoho dní;
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.Sau việc đó , Ngài với mẹ , anh_em , và môn_đồ Ngài đều xuống thành Ca-bê-na-um ; và chỉ ở đó ít ngày thôi .
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.Sau việc đó, Ngài với mẹ, anh em, và môn đồ Ngài đều xuống thành Ca-bê-na-um; và chỉ ở đó ít ngày thôi.
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.И като наближаваше пасхата на юдеите, Исус възлезе в Ерусалим.
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.Після сього пійшов у Капернаум, Він і мати Його, й брати Його, й ученики Його; і там пробували небагато днів.
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.После сего пришел Он в Капернаум, Сам и Матерь Его, и братья его, и ученики Его; и там пробыли немного дней.
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.ויהי אחרי כן וירד אל כפר נחום הוא ואמו ואחיו ותלמידיו ולא ארכו ימי שבתם שם׃
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.وبعد هذا انحدر الى كفرناحوم هو وامه واخوته وتلاميذه واقاموا هناك اياما ليست كثيرة.
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.這 事 以 後 、 耶 穌 與 他 的 母 親 弟 兄 和 門 徒 、 都 下 迦 百 農 去 . 在 那 裡 住 了 不 多 幾 日
Bundan sonra İsa, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kefarnahuma gidip orada birkaç gün kaldılar.這事 以 後 、 耶穌與 他 的 母親 弟兄 和 門徒 、 都 下 迦百 農 去 . 在 那 裡 住 了 不 多 幾 日
Bunların kimileri eskiden Kuzeydeydi ancak Güney'e geri gelmek zorunda kaldılar.De a lényeg, hogy a legtöbb római katolikus vallású vietnami északról délre költözött.
Bunların kimileri eskiden Kuzeydeydi ancak Güney'e geri gelmek zorunda kaldılar.그 사람들 중에는 북베트남에 거주하고 있는 사람들도 있었다; 그들은 곧 남베트남으로 내려왔다.
Bunların kimileri eskiden Kuzeydeydi ancak Güney'e geri gelmek zorunda kaldılar.Một số người ở miền Bắc đã quay vào miền Nam
Bunların kimileri eskiden Kuzeydeydi ancak Güney'e geri gelmek zorunda kaldılar.彼らを伴って戻って来る南; それらのいくつかは南にちょうどあった
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Ai nấy nghe chuyện bọn chăn chiên nói, đều lấy làm lạ.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Ai_nấy nghe chuyện bọn chăn_chiên nói , đều lấy_làm lạ .
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.A všetci, ktorí to počuli, divili sa tomu, čo im bolo hovorené od pastierov.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.A wszyscy, którzy słyszeli, dziwowali się temu, co im pasterze powiadali.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Dan semua orang heran mendengar cerita para gembala itu
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.És mindenek, a kik hallák, elcsodálkozának azokon, a miket a pásztorok nékik mondottak.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.e todos os que a ouviram se admiravam do que os pastores lhes diziam.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.I divili se všickni, kteříž slyšeli o tom, což bylo mluveno od pastýřů k nim.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Ieder die hun verhaal hoorde, was verbaasd.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.In vsi, ki slišijo, se čudijo temu, kar jim pripovedujejo pastirji.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Ja kaikki, jotka sen kuulivat, ihmettelivät sitä, mitä paimenet heille puhuivat.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.듣는 자가 다 목자의 말하는 일을 기이히 여기되
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Och alla som hörde det förundrade sig över vad herdarna berättade för dem.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Og alle de, som hørte det, undrede sig over det, der blev talt til dem af Hyrderne.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Og alle som hørte det, undret sig over det som blev dem sagt av hyrdene;
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Todos los que oyeron se maravillaron de lo que los pastores les dijeron
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Toţi ceice i-au auzit, s'au mirat de cele ce le spuneau păstorii.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Tous ceux qui les entendirent furent dans l`étonnement de ce que leur disaient les bergers.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Tutti quelli che udirono, si stupirono delle cose che i pastori dicevano
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.Und alle, vor die es kam, wunderten sich der Rede, die ihnen die Hirten gesagt hatten.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.και παντες οι ακουσαντες εθαυμασαν περι των λαληθεντων υπο των ποιμενων προς αυτους.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.И все слышавшие дивились тому, что рассказывали им пастухи.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.И всички които чуха, се зачудиха за това, което овчарите им казаха.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.І всї, слухаючи, дивувались тим, що розказували пастухи перед ними.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.וכל השמעים תמהו על הדברים אשר דברו אליהם הרעים׃
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.وكل الذين سمعوا تعجبوا مما قيل لهم من الرعاة.
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.凡 聽 見 的 、 就 詫 異 牧 羊 之 人 對 他 們 所 說 的 話
Bunu duyanların hepsi, çobanların söylediklerine şaşıp kaldılar.凡 聽見 的 、 就 詫異 牧羊 之 人 對 他 們所說的話
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Ale bracia wnet wysłali Pawła, aby szedł jakoby do morza; a Sylas i Tymoteusz tam zostali.
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Ale bratia potom hneď vyslali Pavla, aby išiel až k moru, ale i Sílas i Timoteus zostali tam.
Bunun üzerine kardeşler Pavlusu hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile Timoteos ise Veriyada kaldılar.Ale hned bratří vypustili Pavla, aby šel jako k moři; Sílas pak a Timoteus zůstali tu.
İlgili Sayfalar