kaldılar ile cümle

kaldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Birazcık kısaltmak zorunda kaldılar.梱包が大変だったから
Bir seferde bir kopya ile... ...genelde çok az kişiye ulaştılar... ...ve sınırlı kaldılar.기념비위에 새겨지기 위한것을 제외하고 하나의 작품은 언제나 소수의 독자를 위한 것이였습니다.
Bir seferde bir kopya ile... ...genelde çok az kişiye ulaştılar... ...ve sınırlı kaldılar.Sempre uma cópia de cada vez, com excepção das inscrições nos monumentos e para um pequeno número de leitores.
Bir seferde bir kopya ile... ...genelde çok az kişiye ulaştılar... ...ve sınırlı kaldılar.Una copia alla volta... ...sempre, eccetto per le iscrizioni sui monumenti... ...per pochissimi lettori.
Bir seferde bir kopya ile... ...genelde çok az kişiye ulaştılar... ...ve sınırlı kaldılar.Untuk pembaca kecil.
Bir seferde bir kopya ile... ...genelde çok az kişiye ulaştılar... ...ve sınırlı kaldılar.Само по едно копие, винаги, освен надписите по паметниците, за ограничен кръг от читатели.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Also wurden beide Töchter Lots schwanger von ihrem Vater.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Así concibieron de su padre las dos hijas de Lot
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Assim as duas filhas de Ló conceberam de seu pai.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.A tak počaly obe dcéry Lotove od svojho otca.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.A tak počaly obě dcery Lotovy z otce svého.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.A tak poczęły obie córki Lotowe z ojca swego.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Cele două fete ale lui Lot au rămas astfel însărcinate de tatăl lor.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Così le due figlie di Lot concepirono dal loro padre
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.És teherbe esének Lót leányai mindketten az õ atyjoktól.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Ja niin Lootin molemmat tyttäret tulivat isästänsä raskaiksi.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.롯의 두 딸이 아비로 말미암아 잉태하고
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Lalu mengandunglah kedua anak Lot itu karena ayah mereka sendiri
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Les deux filles de Lot devinrent enceintes de leur père.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Og begge Lots døtre blev fruktsommelige ved sin far.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Så blevo Lots båda döttrar havande genom sin fader.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Således blev begge Lots Døtre frugtsommelige ved deres Fader;
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Tako sta spočeli obe hčeri Lotovi iz očeta svojega.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Vậy , hai con_gái của Lót do nơi cha mình mà thọ_thai .
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Vậy, hai con gái của Lót do nơi cha mình mà thọ thai.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Zo raakten de beide meisjes in verwachting van hun vader.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Και συνελαβον αι δυο θυγατερες του Λωτ εκ του πατρος αυτων.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.И сделались обе дочери Лотовы беременными от отца своего,
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.Така и двете лотови дъщери зачнаха от баща си.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.ותהרין שתי בנות לוט מאביהן׃
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.فحبلت ابنتا لوط من ابيهما.
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.這 樣 、 羅 得 的 兩 個 女 兒 、 都 從 他 父 親 懷 了 孕
Böylece Lutun iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.這樣 、 羅 得 的 兩個 女兒 、 都 從 他 父親懷了孕
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Ainsi Tsadok et Abiathar reportèrent l`arche de Dieu à Jérusalem, et ils y restèrent.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Also brachten Zadok und Abjathar die Lade Gottes wieder gen Jerusalem und blieben daselbst.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Astfel Ţadoc şi Abiatar au dus înapoi chivotul lui Dumnezeu la Ierusalim, şi au rămas acolo.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.A tak donesl zase Sádoch a Abiatar truhlu Boží do Jeruzaléma, a zůstali tam.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.A tak odprowadzili zasię Sadok i Abijatar skrzynię Bożą do Jeruzalemu, i zostali tam.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Ấy vậy , Xa-đốc và A-bia-tha thỉnh hòm của Ðức_Chúa_Trời về Giê-ru-sa-lem , và họ ở lại tại đó .
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Ấy vậy, Xa-đốc và A-bia-tha thỉnh hòm của Ðức Chúa Trời về Giê-ru-sa-lem, và họ ở lại tại đó.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Così Zadòk ed Ebiatàr riportarono a Gerusalemme l'arca di Dio e là dimorarono
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Daarop droegen Zadok en Abjathar de ark van God terug naar de stad en bleven daar.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Då förde Sadok och Ebjatar Guds ark tillbaka till Jerusalem och stannade där.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Entonces Sadoc y Abiatar devolvieron el arca de Dios a Jerusalén, y se quedaron allí
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.사독과 아비아달이 하나님의 궤를 예루살렘으로 도로 메어다 놓고 거기 유하니라
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Lalu Zadok dan Abyatar membawa Peti Perjanjian itu kembali ke Yerusalem dan mereka tinggal di situ
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Niin Saadok ja Ebjatar veivät Jumalan arkin takaisin Jerusalemiin ja jäivät sinne.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Så førte Sadok og Abjatar Guds ark tilbake til Jerusalem, og de blev der.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Visszavivék azért Sádók és Abjátár Jeruzsálembe az Isten ládáját, és otthon maradának.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Vtedy zaniesol Cádok a Ebiatár truhlu Božiu zpät do Jeruzalema, a zostali tam.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Zadok og Ebjatar bragte da Guds Ark tilbage til Jerusalem, og de blev der.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Zadok torej in Abiatar sta zopet odnesla skrinjo Božjo v Jeruzalem, in ostala sta tam.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Zadoque, pois, e Abiatar tornaram a levar para Jerusalém a arca de Deus, e ficaram ali.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.Ο Σαδωκ λοιπον και ο Αβιαθαρ επανεφεραν την κιβωτον του Θεου εις Ιερουσαλημ και εμειναν εκει.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.И возвратили Садок и Авиафар ковчег Божий в Иерусалим, и остались там.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.И тъй, Садок и Авиатар върнаха Божия ковчег в Ерусалим, и там останаха.
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.וישב צדוק ואביתר את ארון האלהים ירושלם וישבו שם׃
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.فارجع صادوق وابياثار تابوت الله الى اورشليم واقاما هناك
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.於 是 撒 督 和 亞 比 亞 他 將 神 的 約 櫃 抬 回 耶 路 撒 冷 . 他 們 就 住 在 那 裡
Böylece Sadokla Aviyatar Tanrının Sandığını Yeruşalime geri götürüp orada kaldılar. ‹‹Bakın››.於是 撒督 和 亞比亞 他 將神 的 約櫃抬 回 耶路撒冷 . 他們 就 住在 那 裡
İlgili Sayfalar